Kürtçe dersine kimse çalışmıyor
Bir grup Kürt genciyle bir günlük izlenimimden çıkardığım dersler ve kendi düşüncelerim çerçevesinde şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, Kürtçe mevzuunda kimse dersine yeterince çalışmıyor. İyi çalışılmamış bir dersten de ancak 'Seçmeli ders' çıkar!
AK Parti Hükümeti'nin 'Kürt Sorunu'nda attığı eksik adımlar, meselenin çözümüne değil tartışılmasına yardımcı oluyor. Bu kapsamda Başbakan Erdoğan'ın, 'Kürtçe seçmeli ders olacak açıklamalarını iyi niyetli, ama eksik bir gelişme olarak görmek mümkün. Nedenleri ortada. Kürtçe şarkı mırıldanmanın yasak olduğu bir noktadan bu hükümet ve konjonktürel gelişmeler sayesinde buralara kadar geldik. Fakat bundan sonrası için kalıcı çözüm üretmek zorundayız. Kürtlerin anadillerini kullanacakları bir ortamı hazırlamak, Kürtçe'nin en iyi eserlerinin üretildiği ve araştırmalarının yapıldığı bir Türkiye'ye doğru ilerlemek zorundayız. Türkçe hepimizin ortak dili olduğu gibi Kürtçe en azından anadili olan insanların rahatlıkla kullandığı belli seviyeye kadar eğitimlerine yardımcı olan bir dil olsa bundan kime, ne zarar gelir?
Fakat Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve şürekâsı sürekli olarak kaba, çirkin bir üslupla ve dayatmacı bir tutumla hareket etmeleri, silahı, ölümleri meşru müdafaa gören anlayışı terk etmemeleri de çözümün önüne set çekiyor. Belki bunu bilinçli olarak tercih ediyorlar. Bunların Kürt halkının taleplerini önceleyen bir noktada olduklarını düşünmüyorum. Çünkü kafalarına göre bir halk yaratma derdindeler.
Bir gün Kuzey Irak, Türkiye ile entegrasyon sürecine girme aşamasına gelirse, bilin ki en büyük tepki, hiçbir kuralı, kaidesi olmayan, ne hukuk ne de vicdani referansları olan bu BDP takımından gelecektir. BDP ile ortak bir dil bulmak bu sebeple zor. Asıl sıkıntı ise kayıp Kürt gençliğinde olacaktır.
Hafta sonunu bir grup Kürt genciyle beraber geçirdiğimde anladım ki ortada tartıştığımız sorunlarla, onların gündemi hiç de örtüşmüyor. Devletin attığı iyi niyetli hiçbir şeyi beğenmiyor, takdir etmiyorlar. 'Ben verdim, biz yaptık, şükredin' anlayışı sebebiyle, yapılan bütün iyi niyetli güzel işlerin, bunların nezdinde bir hükmü ve karşılığı yok.
Ayrıca hedefsiz, amaçsız ve pusulasız bir pozisyonda olduklarını da söylemeliyim. Hangi partiyi kendilerine yakın bulduklarını sorduğumda adeta 'hiçbiri' der gibiydiler. 'Bu gün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?' şeklinde bir sorumu, 'Bizim Kürtlerin partisi MHP oldu" diye cevapladılar. MHP'mi? Şaşkınlığımı, kendi aralarında Kürtçe tartışıp, ismini zor hatırladıkları BDP diye düzelttiler. Durum bu. Şimdi bu gençlerin önüne 'Kürtçe seçmeleri ders olacak'şeklinde çıkmanın çözüme nasıl bir katkısı olabilir? Anadili Kürtçe olana 'Seçmeli Kürtçe ders!' Lütfen biraz daha dersinize çalışın.
Kendi çocuğumun öğretmeni, Kürtçe bilmeyen bir Kürt'tü. Memleketini ziyaretine gittiğinde, köyüne gecenin bir vakti varabiliyor. Kapıyı annesi açıyor, ama anlaşamıyorlar. Karşılıklı bakıp kalıyorlar, ta ki küçük kardeşi gelinceye kadar. Biz ise bilgi çağında neleri tartışıyoruz. Anne ile oğlunun iletişim sorunu yaşadığı bir ülke elbette sürekli sorunlarla boğuşur. Halbuki AK Parti Hükümeti'nden şöyle bir açıklama duysaydık kötü mü olurdu? 'Anadilde Kürtçe eğitimi üzerinde çalışıyoruz.' Bence bu yaklaşım art niyetlilerin bölünmesine, sayılarının azalmasına katkı sağlardı.
Bilirkişi raporu Yazıcıoğlu kazasını aydınlatamaz!
Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazası, gün geçtikçe tuhaf bir hal alıyor. Aydınlatılmak yerine, kapatılmaya çalışılıyor. Kazayı aydınlatacak kaza kırım ekibinin ciddiyetsiz oluşturulması, helikopter parçalarının özensiz toplanması ve korunmamasının bu sürece ciddi katkısı var. Dolayısıyla 'olabilir' ifadeli bir bilirkişi raporu dünyanın hiçbir yerinde bu tür kazaları aydınlatamaz. Türkiye'nin acilen Amerika'da olduğu üzere Ulusal Taşımacılık Emniyet Kurumu (National Transportation Safety Board-NTSB) gibi teşkilata kavuşması lazım.
- Trump Antroposen Çağı'nın kapısını açtı16 dakika önce
- Nükleerde Almanya'nın stratejik hatası ve Türkiye'nin yolu4 dakika önce
- 30 Euro fırsatçılarına ceza yağacak!3 gün önce
- 30 Euro'luk Tartışma!27 dakika önce
- Türkiye F-35'e hangi şartlarda dönecek?1 hafta önce
- Türkiye'nin TROY'unu görmezden gelmek mümkün mü?22 dakika önce
- Akkuyu NGS'de yeni dönem…6 gün önce
- F-35'e dönüş KAAN'ı ne kadar etkiler?4 hafta önce
- Hazar'da 30 yıllık hayal!4 hafta önce
- Uçak bilet fiyatlarında tedarik zinciri etkisi!4 hafta önce