Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Malum yağmurlar başladı, mevsim artık sonbahar... Hem nispeten iyi havaların son demlerini kaçırmak istemeyiz, hem de bir an önce evimize gidip yatakla buluşmak cazip gelir. Son birkaç gündür evlere çekilip yorgan altı olmaya başladık hepimiz. Ben de geçen gece kahvemi almış yorganın altında keyif yaparken başucumda biriken kitapları evirip çeviriyordum. İnsan ilişkilerindeki çözümsüz denklemler yüzünden “aşk” meselesi en çok kafamı kurcalayan şeylerden biridir. Bu sebeple, “Aşık Olmak- Sevgililerimizi Neye Göre Seçeriz?” adlı çalışmasıyla Ayala Malach Pines, gecemin gözdesi oldu. Bazı sorular var ki, “Neden âşık oluruz?”, “Aşk neden lazım?”, “Aşkın yaşı var mı?” “Aşkın ömrü kaç yıl?” gibi... Hiçbirinin tek bir cevabı yok.

        Bu kadar kafamızı meşgul eden meselenin bilimsel açıklamalarına vakıf olmak, her bir sorunun “aslında” bir cevabı olduğuna inanmak ne kadar rahatlatıcı! Ancak hiç heveslenmeyin. Hayır hayır, bu kitap da bize hayatın anlamını sunmuyor. Aşkın aslında ne menem bir şey olduğunu klinik ve sosyal psikolojiden faydalanarak izah etmeye çalışıyor, o kadar. Yani mucize beklemeyin, daha çok çalışın. Ya da bu konuyu rafa kaldırın gitsin! Çünkü...

        IQ’LAR YERLERDE...

        Aşk meşk olmasa, kadınlarla erkekler birbiriyle sadece profesyonel olarak ilgilense... Yani sadece arkadaş olsak. Gerçekten ama. Yani hepimiz işimize gücümüze tam gaz odaklanabilsek; saçla başla ojeyle takıyla, ayakkabıyla şık iç çamaşırlarıyla uğraşmasak... Giysek babaanne donlarını fanilalarını, iş tulumlarını geçirsek üzerimize, saçlar bir numara... Karıncalar gibi çalışsak. Derdimiz gücümüz sadece kendi uzmanlıklarımız olsa. İnsanlık daha hızlı ileri gitmez mi?

        Durun hemen “Saçmaladın sen de” demeyin! Aşk konusu zaten uzayın boşluğunda sallanan bir sorun değil mi? Bırakalım o da çözülmesin yahu! Karadeliklerin içinde ne var ne yok? Zamanda yolculuk yapabilmek için ne lazım? Bunlara bakalım.

        ÖRNEKLER ORTADA

        “Benim için bir şeyler yapmaktan gocunmadığı için sevdim onu.”

        “Konuşması çok kolay biriydi. Ona aklıma gelen her şeyi açabiliyordum. Çok anlayışlıydı.”

        “Özenli ve düşünceli. Benimle beraber olmak onun için dünyadaki en önemli şey.”

        “Çok güzel bir kadın. Beni ona çeken fiziği oldu. Sonralarıysa bana çok benzemesi. Bana karşı vericidir. Bana çok değer verir.”

        “Önce o beni fark etti. Benden çok büyük görünüyordu, ama beni dinlemeye her zaman hazırdı. Çok güvenilirdir. Bir şeyi yapacağım diyorsa mutlaka yapar. Bana özen gösterir ve çok şefkatlidir. Beni şımartır.”

        “Birbirimize uygunuz. Onun bana ihtiyacı vardı, kendisine saygı duyacak birini arıyordu, benim de ona ihtiyacım vardı... Böyle bir ilişki yaşamayanlara acıyorum. Beni tamamlıyor. Ondan uzak olmanın en acı tarafı basit şeyler: Alışverişe gitmek, öğlen yemek hazırlamak. En güzel tarafı beraber yaşamak. Birbirimizi ve ilişkimizi seviyoruz.”

        Bakın “Neden âşık oluruz”sorusunu nasıl cevaplıyoruz (kitaptan örnekleri okudunuz); hepimiz nasıl da çocuklaşıyoruz, nasıl da düşüyor IQ’larımız söz konusu aşk olunca... Yani bu mudur aşk? O zaman salla gitsin!

        Diğer Yazılar