Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bizdeki Yetenek Sizsiniz'in Amerikan versiyonu (ya da belki tam tersiyle izah etmek doğrudur ya neyse) American Idol yarışması fena karıştı. Jüri üyelerinden Bayan Bacak Mariah Carey ile Nicki Minaj kavga etti. Minaj, kavganın sonunda Carey için "Bir silahım olsa kesin bu kadını vururdum" deyiverdi. Bu arada "kadın" demedi ben yumuşattım. Neyse. Ardından olay büyüdü. Bizde olsa herkes kahkahalarla yere yatardı ama Mariah Carey kendisine ekstra koruma istedi! Çünkü kendisi duygusal olarak rahat hissetmiyormuş, şova devam edecekmiş çünkü çok seviyormuş bu şovu. Tabii hepsi tamameeeeenn duygusal! Bu arada Nicki de sağlam kadın, korkulur yani. Gerçekten tehdit etse yani :)

        KAFASI KARIŞIK İNSANLAR

        Belki bu da şovun bir parçası. Belki hepsi ayarlanmış... Ama öyleyse değilse de Amerikalıları bu hiiiç şaşırtmıyor. Çünkü onların hemen hepsi birer "drama queen"dir. Yani bize kıyasla. Amerikalılar, yani Amerika'da büyümüş olanlar bizden çok farklıdır bilirsiniz. Bilir misiniz? Ben ne kadar farklı olduklarını, 11 Eylül'de NY'ta yaşadığım için çok iyi biliyorum. "Kiiim? Nee? Araplar mı yaptı? Amerika'yı mı patlatacaklar? Müslümanlar terörist hepsini gönderelim! Eyvah yandık bittik kül olduk!" diye sağa sola koşturanların arasından ıslık çalarak geçtim. Metroda "şarbon şakası" niyetine bir torba pudra şekeri patlatanları boş gözlerle izledim. Tam o dönemde evini kiralayacağım ve bütün o uzun, saçma ve zor prosedürleri atlatmış olup işimizin birer imzaya kaldığı evsahibinin 11 Eylül saldırısının ardından korku dolu suratıyla nüfus cüzdanımdaki "Müslüman" ibaresine son kez bakarak, "Eee evi size vermekten vazgeçtik çünkü eşim birine söz vermiş" derken hiçbir şey demeden arkamı dönüp gittim. "Müslümanlara ölüm!" diye haykıran döpiyesli takım elbiseli insanların yanından "üfffleyerek" geçtim...

        BİZDE İŞLER ÇOK ÇOK BAŞKA

        Burada yaşadıklarımızı da tekrar tekrar anlatmaya gerek yok. Her birimiz hayatında en az bir defa biber gazına maruz kalmıştır. Ciddi bir patlamayı yakından duymuştur. Herkes birbirini ölümle tehdit etmiş 5 dakika içinde sarmaş dolaş olmuştur. O sebeple bana bu Amerikalılar hep çok "komik" gelecek çooook.

        Çirkin pazarı sanatla güzelleştirin

        'Bunun adı erkek kendisi kadın!'

        MÜREKKEBİ KURUMADAN

        SİLEMİYORSAN FORMAT AT

        ETERNAL Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan) filmini bilir misiniz? Kate Winslet ve Jim Carrey'nin başrollerinde "döktürdükleri" şahane bir filmdir. Hikaye zaten başlı başına bir şaheser. Büyük aşk yaşadığınız, büyük beklentileriniz olan biri tarafından terk edildiniz diyelim. "Neden" sorusunu kafanızdan atamıyorsunuz, yiyemiyor uyuyamıyor yaşamaya devam edemiyorsunuz. Mucizevi bir hap olsun da yutunca bütün o acı dinsin istemez misiniz? Ya da bir tür büyü, bir deva, bir ilaç...

        Filmi bir yana bırakırsak (ki mutlaka tavsiye ederim görmeyen varsa) Barış Muslu da Yıka Beynini adlı kitabında bir tür tedavi öneriyor. "Beynine format at" diyor, "Unutmakta zorlandığın biri mi var?" format at gitsin! Ne derece sağlıklı, ne derece faydalı bilemem. Ben iyi kötü her duygumu dibine kadar yaşamayı tercih ederim ama formata ihtiyacı olan varsa 53. basımı yeni yapılan Yıka Beynini tam bu iş için.

        Diğer Yazılar