Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Terbiyesizliğin ve kendini beğenmişliğin prim yaptığının zannedildiği bir çağda yaşıyoruz. Samimiyet ve espri kisvesi altında ukalalık edildiği, laf çakıldığı, üstten bakıldığı bir çağ... Benim gibi biriyseniz, yani olduğu gibi bir tipseniz hayat bu şartlarda çok da zor değil. Ama yine de düşüncelere dalmaktan kendinizi alamıyorsunuz.

        Geçenlerde başıma geldi. Kendisini istediği kadar ciddiye almadığım bir tanıdıkla denk geldim. Benden bu duygusunun acısını çıkarmak için yanındakilere nasıl şov yapıyor, samimiyet kisvesi altında nasıl da çirkinleşiyor. Bakıyorum yüzüne: Neden bu kadar yaralısın? Kim sana ne yaptı da bu kadar? Sakinleş.

        Üzüldüm, neredeyse o duygularla kırıldım, ancak iyiliğim dokunmuş birisinin bana neden saldırdığını düşündüm, onu neyin nelerin bu kadar hırçınlaştırdığını... Kızdım. Sonra nasıl yardım edebilirim diye düşündüm, bunları ona direkt olarak söylesem işe yarar ımıydı? Peki neden bunu ben yapacaktım? Yardım etmek isterken hep kendimi Güzin Abla'ya dönüştürdüğümü düşündüm. Benimki de candı!

        MERHAMET ÜSTTEN BAKMAZ

        Ama PAT! Yanından ayrılır ayrılmaz bende yarattığı duyguları unuttum. Hayır umursamazlık değil. Hayır bencillik de değil. Bunun adı merhamet.

        Merhamet üstten bakmaz. Belki kendisi zaten doğası gereği "üstten"dir ama içinde sevgi, şefkat, acıma, koruma gibi pek çok duyguyu bir arada barındırır.

        Sonra fark ettim ki Hande'nin (Altaylı) romanı Kahperengi dizi olurken adı "Merhamet" olarak değişti. Hatta neden değişti diye de sormuştum ve Kahperengi yerine Kahverengi yazanları görünce susmuştum. Ama şimdi anlıyorum. Diziyle ilgili röportaj yapacak ya da yazı yazacak olanlar belki kitabı okur ama ben zaten kitabı yayınlanmadan önce okumuştum ve Narin'in ne kadar "merhametli" olduğunu iyi biliyordum. İsabetli bir seçimmiş.

        BU ÜLKEDE NARİN ÇOK

        Narin neden mi merhametli? Çok anlatmak istemem ve hiç üzerinde durulmuyor ama Kahperengi, şiddet konusunda çok sözü olan bir roman. Narin de kızıyor, öfkeleniyor, anlamaya çalışıyor, anlamlandırmaya çalışıyor, kırılıyor, üzülüyor, eziliyor, direniyor ama merhametli biri... Merhamet ediyor. Diziyi izlerken Narin'in merhametine akıl sır erdiremeyebilirsiniz ama bu ülkede ne çok Narin olduğunu düşünürken bulacaksınız kendinizi. Dizi bu çarşamba başlıyor. Daha önce editörlüğü yaptığım ya da değerlendirğim birçok kitabın filmi çekildi ama dizi ilk kez! Ben ekran başında olacağım. Size de gönülden tavsiye ederim.

        Kaç tür aşık vardır?

        Say deseniz tıkanırım. Belki birkaç tane sayarım ama Hassas Ten adlı kitaptaki kadar güzel anlatamayabilirim. Can Yayınları'nın çok sevdiğim Kırkmerak serisinin kitaplarından biri hassas Ten. Yeni çıktı. Josan Hatero'nun eseri. Çevirisi de çok akıcı; Özgür Esen'e ait.

        Bekleyenler

        Hata Yapanlar

        Taklitçiler

        Unutanlar

        Bir şarkı gibi olanlar

        Romantikler

        İmkansızlar

        Dokunmayanlar

        Eğiticiler

        Uyurgezerler

        Holiganlar

        Siz hangi tür aşıksınız? Peki sevgiliniz? Resmen Sevgililer Günü önerisi gibi oldu ama valla aklıma şimdi geldi, amacım bu değildi. Zaten kitap almak, hediye etmek ya da okumak için bir bahaneye ihtiyaç yok. Hassas Ten'i, aşık türlerini, sayfalarındaki desenleri ben çok sevdim.

        Diğer Yazılar