HÜLYA AVŞAR'I anlayacak kapasiteye ULAŞMALIYIM
Hülya Avşar kadına yönelik şiddetle ilgili kampanyada Ayşe Paşalı pozu verdiği zaman, yazdığım yazıda kendisinden de söz etmiştim. Meselenin poz vermek değil, söylem ve eylemleriyle topluma örnek olmak olduğunu söylemiştim. Çünkü Hülya Avşar, "Kadın da kaşınmasın", "Akıllı kadın dayak yemez" gibi cümlelerin sahibiydi. Şimdi öldürülen bir kadının kılığında poz vermekle bütün bu dediklerinden muaf sayılamazdı. Üstelik gerçekçiliği de yoktu.
Tabii ki kendisinden cevap bekleyerek yazmadım o yazıyı. Ama rol model seçilen bir sanatçının, dediklerimi düşünme ihtimalini sevdim! "Evet olmadı" diyebilme ihtimalini sevdim. Hatalı olduğunu kabul edebileceğini zannettim. Yanıldım.
O pozdan pişman olduğunu ve "Ayıp olmasın diye yaptım ama faydamız olduğunu da düşünmüyorum" dedi ama maalesef ekledi: "Bunu anlayabilecek kapasitede ne bir gazeteci var ne de bir yazar..."
E biz ne dedik? "Faydası yok, boş işler. Önemli olan yapıp ettikleriniz ve söyledikleriniz" dedik. Ama demek ki o kadar derin, o kadar karmaşık bir stratejisi var ki en azından ben anlayamadım kendisini. Acaba kimden söz ediyor, belki benden değil? Ama öyle olsa "Biri de beni anladı" derdi. Bak onu da anlayamadım.
"Sözlerimi anlayabilecek bir yazar kitlesi olmadığını görüyorum. Anlayan anladı kalan sağlar bizim, öbürleri umurumda değil. Beni anlayabilmeleri çok zor. O yüzden de bir şey başaramadılar zaten" dedi.
Şimdi ders çalışmaya gidiyorum. O mertebeye ulaşmam da, "bir şeyler başarabilmem" de uzun zaman alabilir. Şimdiye kadarki birikimim nedir ki? 20 yıllık iş hayatı... Yayıncılık, gazetecilik, editörlük, köşe yazarlığı, sayısız kitap devirmek... Yetmedi yetmiyor.
Aynı şeyleri söyleyip anlaşamadığımıza göre de yetmeyecek gibi...
KAPASİTEMİN YETMEDİKLERİ BİTMİYOR
"Karısı çok olan adam" nasıl adamdır? Geri kalmış bir adamdır. İşin özü bu. Ama Ferdi Tayfur, verdiği son röportajda "İyi adamdır" buyurdu. İlk çocuğunun annesi Necla Nazır, nikâhlı eşi Zeliha Turanbayburt ve son çocuğu Taha'nın annesi Habibe Ümyani Demir olmak üzere hayatında üç kadın olan Ferdi Tayfur, "Bir adamın karısı çoksa o adam iyi bir insandır. İyi olmasa hiçbir kadın yanında durmaz, hiçbir kadın onu çekmez" dedi. Nasıl vatana millete faydalı bir sanatçı! Nasıl nasıl nasıl.
Boşuna mı yırtınıyoruz "resmi nikâh" diye? Kadına yönelik şiddete karşı kampanyalarda bile kullanılan dilin önemine vurgu yapıyoruz? Boşuna mı kimse birbirini ezmesin, incitmesin diyoruz?
O üç kadının mutlu olduklarını zanneden var mı aranızda? DEV yanılırsınız.
Ama ben anlamam. Ne Hülya Avşar'ı, ne de Ferdi Tayfur'u anlayacak kapasitede değilim. İnşallah bir gün...
Bu sergide her eserin bir tarihi var
ÇAĞLA Cabaoğlu'nun galerisinde yeni bir sergi açıldı. Esin Turan'ın sergisi. Adı Rüya Günlükleri. Galeri bir rüyaya dönüşmüş. Girer girmez Freud'u görünce zaten mest oldum. Magritte'e gönderme yapan resme vuruldum. İlahi Komedya desenli gömleğin hikâyesini dinlerken hülyalara daldım. 12 Eylül adlı esere bakarken çözümsüzlüğün çaresizliğini hissettim. Basılmaya fırsatı olmayan bir kitabın paslı çivilerle acıtıldığı soykırım eserine bakakaldım...
Derken, insanız ya, atıştırmalıklara, peynirlere daldık, şaraplardan yudumladık, gündelik hayattan söz ettik. Komet geldi neşelendik, Levent Bey'i gördüm mutlu oldum, Özlem'le kahve içtim, Çağla'yla dedikodu ettim. Ama akşam yalnız kaldığımda... Hepsi benimleydi. Tek tek aklımdalardı. Böyle sergiler işte gerçekten "kaçmaz".