Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        "Kendine acilen kız arkadaş bulmalısın?" dedi hatırı sayılır bir kişi geçenlerde... "Niye ki?" diye sorunca da ekledi: "Hakkında dedikodu çıkacak!"

        30'larının ikinci yarısını oynayan genç bekâr bir kurbağa olarak bir süredir hayatımda kimse olmadığından etrafımdaki herkes aynı espriyi yapıyor...

        Sırf bu esprilerin önünü kesmek için internette uzun metrajlı bir filmimi(!) yayınlamayı bile düşünüyorum ya neyse...

        Öte yandan yalnızlığımdan şikâyetçi olmamakla birlikte, ardı arkası kesilmeyen espriler üzerine önümde arkamda sağımda solumda dolaşan kadınlara potansiyel sevgili gözüyle bakarken kendimle ilgili garip bir şey keşfettim geçenlerde.

        Bir kadına ondan hoşlandığın nasıl söylenir unutmuşum!

        Bu son kurduğum son cümle bile olaydan ne kadar uzak olduğumu gösteriyor sanırım! Evet durumum bu salak cümle kadar kötü!

        Lisedeyken kâh kantin kuyruğunda sosisli sandviç alırken kâh teneffüste bahçedeki paslı, eğri büğrü basketbol potasının altında kıstırıp "Benimle çıkar mısın?" diye soruveriyorduk ve her şey bitiyordu.

        O yaşlarda kızlar kimin kurbağa, kimin beyaz atlı prens olduğunun tam ayırdında olmadığından gelmiş geçmiş en kötü aşk cümlesi olan "Benimle çıkar mı-sın?"ın çok ekmeğini yemişliğimiz vardır.

        Oysa şimdi kazık kadar bir kurbağa olarak değil bir cümle kurmak, karşı cinse söyleyecek tek bir harf bile gelmiyor aklıma.

        Benim yaş grubumdaki kadınların feleğin çemberini elinden alıp bizatihi feleği o çemberden geçirdiklerini ve bir kurbağayla beyaz atlı prensi birkaç kilometre uzaktan ayırt edebildiklerini de düşünürseniz durumumun hiç de parlak olmadığını anlarsınız.

        İNTERNETTE KIZ BULMAK ZOR!

        Zaten doğru kadını bulmak başlı başına bir bilimsel çalışmayı gerektirirken, geçenlerde bir arkadaş grubu içinde tanıştığım güzel prenses de ben adam akıllı bir cümle kurana kadar bir başka beyaz atlı prensin terkisinde Üsküdar'ı çoktan geçmişti!

        İş boş muhabbete gelince Anayasa referandumundan Deniz Seki'nin rahminden alınan kistlere kadar envai konuda söyleyecek sözü bulunan ben, iş bir kadının gözlerinin içine bakarak romantik bir randevu teklifi yapmaya gelince gol yollarında beceriksiz Daniel Güiza gibi kalakalıyorum maalesef!

        Umutsuzca, bir yardım gelir diye etrafa bakınırken geçenlerde berberde bir arkadaş, bugünlerde evlilik hazırlığı yaptığı nişanlısıyla internette nasıl tanıştığını anlattı!

        "Evraka" demişim!

        Konuşma konusunda ne kadar kabiliyetsizsem de yazma konusunda fena sayılmam... "Madem insanlar artık eşlerini internetten buluyor, o zaman ben niye duruyorum ki" diyerek her şeye kadir Google hazretlerinin de yardımıyla sanal âlemdeki arkadaşlık sitelerinde küçük bir gezintiye çıktım. Yerli arkadaşlık sitelerindeki, "Mutluluğun sırrı nedir?", "Bana geleceksen yüreğinle gel", "İnkâr etmem seni sevdim, ama şerefsiz olduğunu tahmin edemedim" başlıklı fotoğraflara ancak birkaç dakika tahammül edebildim...

        Madem memleket olarak Avrupa Birliği'ne girmeye çalışıyoruz bari ben de oralardan bir kız bakayım diyerek yüzümü batıya çevirdim.

        Harvard Üniversitesi'nden matematikçi Sam Yagan'ın kuruduğu OKCupid adlı arkadaşlık sitesinin testini yapmak için ekran karşısına geçtiğimde ise fonda "Talihim yok bahtım kara" türküsü çalıyordu!

        OKCupid'in kız arkadaş arayanlara uyguladığı testteki, "Yaratılışın evrimle birlikte okullarda öğretilmesine inanıyor musun?", "Klitorisin olduğunu zannettiğin yerde olduğundan emin misin?", "İki hırsız yakalandı. Hırsız A, aç olan ailesi için çalmış. Hırsız B ise kendisi için. Sence hırsız A daha az ceza mı almalı?", sorularını görünce anladım internette kız arkadaş bulmak AB'ye girmekten daha zor!

        Pes etmek yok, sevgili bulunacak... Ama nasıl? Pek yakında...

        Diğer Yazılar