Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Cevabını vereceğim ama önce şunu söyleyeyim:

Son iki gündür İYİ Parti yöneticilerinin yaptığı açıklamalar, öyle yenilir yutulur cinsten değil. Eğer Meral Akşener gereğini yapmazsa partisi dağılacak.

Bunu bir temennimmiş gibi algılayıp, kulaklarını söyleyeceklerime tıkayacak İYİ Partili okurlarıma, ön yargılı olmayın derim.

Durumu anlatayım. Sonunda öyle karar verin.

PARTİ İÇİ KAVGA MI, PARTİ İÇİ DEMOKRASİ Mİ?

Önce birbirine karışmış kavramları ayıklayalım.

Bir siyasi partide, çok seslilik, parti içi demokrasi, fikir farklılıkları, görüş ayrılıkları, demokratik mücadele iyi bir şeydir.

Tek şartı var: Bunu medyada değil, partinin kendi organları içinde yapacaksınız.

Kapılarınızı kapatırsınız, ister kavga edersiniz, ister bağırırsınız ama sonunda bir konuda anlaşır, dışarıya da bu görüntüyü verirsiniz.

İşte bu güzel bir siyasi tutumdur.

Ama bir siyasi partinin yöneticileri medyaya çıkıp kendi partisini eleştiriyorsa bu başka bir anlama gelir.

Anlamı şudur:

1. Parti içi demokrasi olmadığından hakkımızı medyada arıyoruz.

2. Parti içinde çok seslilik yok, bu yüzden sesimizi medyada duyuruyoruz.

3. Partide görüşlerimiz önemsenmiyor, yönetime yansımıyor, bu yüzden medyada konuşuyoruz.

4. Parti içi güç mücadelesinde genel başkan adaleti sağlamıyor, bu yüzden medya üzerinden ona baskı yapıyoruz.

5. Parti içinde bütünlük, ortak hayal, insicam yok, biz de kendimize medyada yeni yollar arıyoruz.

Biliyorum bunlara itiraz edecek çok İYİ Partili var. Ancak sizi temin ederim, Ümit Özdağ, Aytun Çıray, Koray Aydın vb. isimlerin medya üzerinden konuşması ve partilerini yıpratmalarının başka bir anlamı yok.

ÜMİT ÖZDAĞ MERAL AKŞENER’İ DOĞRUDAN HEDEF ALDI

Ümit Özdağ’ın canlı yayında yaptığı konuşmalar son derece iyi çalışılmış bir hamle olarak geldi bana. Genelde tartışma programlarına başkalarıyla çıkardı, şimdi tek başına çıktı. Demek ki kanalı 'çok önemli şeyler söyleyeceğim' diye ikna etmiş olmalı. Bence de dediğini yaptı. İYİ Parti’yi perişan edecek açıklamalar yaptı, gündeme oturdu.

İki iddiası bana göre Genel Başkan Meral Akşener’i direkt hedef aldı:

1. İstanbul İl Başkanı FETÖ’cüdür iması.

2. İYİ Parti’de eş başkanlık vardır.

Çok sofistike ve yıpratıcı sözler. İYİ Parti’nin en yumuşak karnı olan, FETÖ ve HDP algısını doğrudan tetikleyen açıklamalar.

Eş başkanlık sistemi HDP’de var onu çağrıştırıyor.

FETÖ’cü diye kuvvetlice ima ettiği İl Başkanı, Meral Akşener’e yakın isimlerden, doğrudan Akşener’i suçlamış oluyor.

Ümit Özdağ İstanbul İl Başkanı'na FETÖ’cü dedirtiyorsa, Akşener’e ateş ediyor demektir, hesabı il başkanıyla değil.

MERAL AKŞENER’İN HATALARI?

Bir kere Meral Akşener’i çok eski tanırım ve yakın görüşürdük bir dönem. Kendisini severim ve önemserim. Yazacaklarıma kızacak belki ama soğukkanlı olursa ne demek istediğimi anlayacaktır.

Hataları:

1. Ümit Özdağ ve Aytun Çıray’ın medyada yaptığı açıklamalar, partisini mahkum edecek ve dağıtacak düzeyde büyük iddialardı. Grup konuşmasından sonra, ‘bunlara saygı duyuyorum, parti içi demokrasi, zenginlik’ demesi hataydı.

2. Koray Aydın konusunda kendisine yapılan tüm telkinlere kulak asmayıp, yumurtalarının hepsini onun sepetine koyması hataydı.

3. Kendisine yöneltilen, “filanca kişi liderliğe oynuyor” ihbarlarını fazlaca ciddiye aldı, bazı isimleri dışladı. Hataydı.

4. Parti içinde yumruğunu masaya vurup, medyaya iç sorunları konuşan herkesi susturmalıydı, bunu yapmadı. Hataydı.

5. Partisi yükselişte, kendisi Cumhurbaşkanı adayı olarak güçlenirken, bu dalgayı kullanıp tabanını hedefe kilitlemeliydi, buna zaman ayırmadı.

6. MHP ve AK Parti’nin kendisini davet etmesine sert karşılık veremedi, bu da sanki oraya meyli varmış gibi anlaşıldı. Hataydı.

AKŞENER NE YAPMALI?

Liderlerin kriz zamanlarında gücü test edilir. Akşener tam olarak bıçak sırtında duruyor. Ya liderliğini güçlendirerek bu krizden çok güçlü çıkacak ya da partisi ve kendisi siyasette eriyecek.

Bence Akşener’in gücü bu krizden çıkmaya yeter.

Önerilerim şunlar:

1. Bazı isimleri partiden ihraç etmeli. Bunların kimler olduğunu herkes biliyor.

2. “İl başkanı FETÖ’cü” diye ima ederek büyük bir tartışma başlatan Ümit Özdağ'ı disiplin kuruluna sevk etmeli.

3. Parti içi sorunları medya üzerinden tartışmayı yasaklamalı.

4. Koray Aydın’ın yetkilerini ve gücünü diğer guruplarla dengelemeli.

5. Parti içinde fikirsel ve ideolojik birliği sağlayacak bir strateji belirlemedi.

6. Kuvvetli bir kampanya yaparak dikkatleri geleceğe çevirmeli.

İYİ PARTİ’YE KİM KOMPLO KURDU?

Gelelim en başta sorduğum soruya. İYİ Parti’ye kim komplo kurdu?

Sayın Akşener grup çıkışında AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın son attığı tivite dikkat çekti.

Bana söyler misiniz, bir parti içinde bu kadar kargaşa, kavga varken dışarıdan birinin komplo kurmasına ihtiyaç var mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ya da Devlet Bahçeli mi dedi İYİ Parti yöneticilerine, 'çıkın ekranda konuşun da İYİ Parti perişan olsun?'

Eğer böyle etki altındalarsa zaten parti perişan demektir.

Yok Bülent Turan’ın tiviti ile İYİ Parti sallanacaksa durum daha da kötü demektir.

Kısacası kimsenin İYİ Parti’ye komplo kurmasına gerek yok.

Yeterince içeride bu işleri yapanlar var zaten.

Sayın Akşener, bana kızabilirsiniz ama dışarıdan partiniz böyle görünüyor ne yapayım.

Askıda ekmek uygulaması, Osmanlı döneminden kalma bir sosyal yardımlaşma geleneğidir. Tıpkı bakkallardaki veresiye defteri silmek gibi.

Hali vakti yerinde olanlar, fırınlara der ki, “benden 5 ekmeyi askıya as, ihtiyaç sahibi olanlar ücretsiz alsın”. Alan da, veren de bu hayır işlerinin kim tarafından yapıldığını bilmez. Güzel bir uygulamadır.

MHP Lideri Devlet Bahçeli de bu geleneği yeniden başlatmak istemiş. Bir kampanya başlattı. Ancak parti teşkilatı bunu yanlış anladı. Ankara Çankaya ilçe teşkilatı yolun ortasına askılık yapıp, buraya ekmek asıp, bir de tam ortasına Devlet Bahçeli’nin posterini koyunca, doğal olarak sosyal medyadan büyük tepki çekti.

Askıda ekmek yardımlaşması böyle yapılmaz, bu çok rencide edici bir şey. Bildiğim kadarıyla Çankaya’da sonra hemen kaldırdılar bu askıları.

Öte yandan “ekonomide kriz var mı yok mu?" tartışmasının yoğun olduğu bir zamanda bu kampanya yapılınca, yine yanlış anlaşılmalara sebep verecek bir durum oluştu. Sanki insanlar ekmek alamıyormuş da, ekmek yardımı kampanyası başlatılmış gibi oldu.

Aslında askıda ekmek, veresiye defterlerinin silinmesi, sadaka taşı gibi Osmanlı geleneği uygulamalar son derece güzel gelenekler. Bunları yaşatmak gerek. Zamanlaması ve uygulama biçimine dikkat etmek şartıyla.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dün İbn-i Haldun Üniversitesi’nde yaptığı konuşmaya yeterince önem verilmedi.

Ve bence son dönemlerde yapılmış en ciddi özeleştirilerden biriydi.

Üç başlıkta toplarsak:

1. Fikri iktidarı tesis edemedik.

2. Eğitim öğretimde topyekûn bir reforma ihtiyaç var.

3. Medyamız sesimizi dünyaya duyuramıyor.

Bugün köşemde çok yer kalmadığı için detaylarını sonra yazacağım. Ayrıca bugün Erdoğan’ın grup konuşması olduğu için fikri takip için de beklemek istedim.

İlk yazımı bu konulara ayıracağım. Dikkatinizde kalsın istedim. 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • leon-lof 1 ay önce Akşeneri uyarmanız tam yerinde olmuş.
    CEVAPLA
0:00 / 0:00