Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Deyimin aslı “kör dövüşü”…

Bakmadan, görmeden ve ne olduğunu bilmeden yapılan kavgalara denir.

Lakin ondan daha tehlikeli olan şey, sağırlar dövüşüdür.

Görerek, bakarak ama anlamayarak kavga etmek...

Kör dövüşünde rastgele yumruk sallar insan. Bazen denk gelmez, bazen zararsız bir yerine denk gelir.

Ancak sağırlar dövüşünde gördüğü için, en çok zarar veren yere vurabilirler.

Kör olan biri, en azından karşısındakinin ne dediğini duyar. Belki söylediklerinden etkilenir, kavgayı bırakır.

Sağırlar dövüşünde ne dediğini duymazsın, haklılığını anlatsa anlamazsın, aman dilese bilmezsin fakat kavga etmeye devam edersin...

Günümüzde insanlar fiziksel olarak sağır olmadan artık duymuyorlar. Duyduklarını anlamıyorlar. Ve kavga etmeye devam ediyorlar.

NEDEN SAĞIRLAŞIR İNSAN?

Sosyal medya analizlerinde “yankı odası” denen bir kavram vardır. Aynı şeyleri düşünen insanların sürekli birbiriyle konuşması sonrası oluşan ortama deniyor. Kendi sesini duymak gibi.

Sosyal medyanın yankı odası gibi, bir de sağırlaştırma yönü vardır. Bu, her gün aynı şeyleri duyan ve okuyan birinin, bunlardan başka bir şeye inanmamasına neden olur.

Bir süre sonra farklı şeyler duysa da artık anlamaz, yani sağırlaşır.

Sürekli ideolojik propagandaya maruz kalan ve bu propaganda haricindeki tüm fikirlere kendini kapatan insanlar için kullanılan bir kavram vardır: "İdeolojik körlük". Kendi inandığı fikirlerin dışındakilerin tümüne kategorik olarak karşı çıkar, hiçbir şeyi kabul etmez.

İdeolojik körlük gibi, ideolojik sağırlık da vardır.

Sürekli aynı şeyleri dinleyen ve okuyan biri, bir süre sonra farklı olan her sesten rahatsız olur.

Hatta alıştığı ses, hep yüksek perdeden, agresif ve kavgacıysa; sakin, uzlaşmacı, sağduyulu sesleri, zararlı sesler olarak görür. Bu yüzden de kendisini tüm seslere kaptır ve sosyal olarak sağırlaşır.

Televizyonlardaki tartışma programlarını dikkatlice dinleyin. Orada sağırlaşmış bazı insanları hemen fark edersiniz. Karşısındakini dinlemek, söylediğini duymak, anlamak için hiçbir çaba göstermezler.

Bilakis ötekine karşı çıkmak için bütün enerjisini harcar. Bu yüzden bazen aynı şeyleri söylediklerini fark etmezler. Zira duyduklarını anlamayacak haldedirler.

Sağırlar dövüşü işte tam olarak budur.

Etrafınıza bakın. Çok sayıda sağırlar dövüşü göreceksiniz.

Arkadaş ortamlarınızda, whatsapp, Facebook vb. gruplarda insanların tartışmalarına dikkat edin. Birbirlerini anlamadan, duymadan kavga ettiklerini göreceksiniz.

SAĞIRLAŞMAK İSTEMİYORSANIZ EĞER

Beynin fizyolojik yapısı tekdüzeliğe uygun değildir aslında. Tekdüzelik, beynin gelişmesini engeller. O yüzden farklı şeyler yapmayı, yeni şeyler öğrenmeyi, aykırı fikirleri tartışmayı önerir uzmanlar.

Bulmaca çözmek, sudoko, satranç oynamak bu yüzden faydalıdır.

Aksi takdirde beynin bir süre sonra anlama yetisi zayıflar.

Sosyal sağırlık, kulağın duymamasıyla ilgili değil, duyduğunu artık anlamayan beyinle ilgili bir sorundur.

Bunu önüne geçmek için farklı seslere, renklere, fikirlere, anlayışlara, insanlara açık olacaksınız. Farklı şeyler duymak, tartışmak, öğrenmek sağırlaşmanızı engeller.

Kuranı Kerim’de bu konuda çok güzel bir ayet vardır:

“Onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir. İşte temiz akıllılar da onlardır.” (Zümer Suresi 18)

Sağırlaşmak ve sağırlar dövüşü yapmak istemiyorsanız herkesi dinleyin, her söze kulak verin. Sonra en güzeline uyun.

Temiz akıl bunu gerektirir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00