Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bir insanın göçmenler konusunda farklı düşünmesini, onları istememesini, hükümetin göçmen konusundaki politikalarını eleştirmesini normal buluyorum.

Lakin son günlerde bunun şiddetli bir tepkiye dönüşmesine, hatta nefret boyutuna ulaşmasına, göçmenler konusunda farklı düşünen herkesi adeta linç etmelerine, “Alın evinizse siz besleyin” diyerek, insanlara olmadık hakaretler edilmesine hayret ediyorum.

BÖYLE ÖFKE HİÇ GÖRMEDİM

On yıldır mülteciler sorunuyla uğraşıyoruz.

On yıldır bu insanları sokaklarda görüyoruz.

Ancak son dönem kadar öfkeli bir tepki hiç görmedim.

6 yıldır ekranlarda, köşemde göç ve göçmenler konusunda aynı fikirleri savunuyorum. Meseleye bakış açım hiç değişmedi.

Eleştiren de, destek veren de oldu. Gayet doğal bir süreçti.

Ancak on gündür bu süreç çok anormal bir hal aldı.

İnsanlar göçmenler konusunda farklı düşünüyorum diye eleştirmiyor, doğrudan hakaret ediyor.

Dün Habertürk TV’de bu konuyu konuşurken moderatörümüz Mehmet Akif Ersoy’la arada birbirimize hayret ederek baktık. Ona da bana da sosyal medyada yağan mesajlar şaşırtıcı şekilde çoktu ve öfke doluydu.

NE OLDU DA ÖFKE ARTTI

Ne oluyor?

Neden bu öfke böylesine patlayarak etrafa yayılıyor?

İnsanları anlıyorum.

İtirazlarını, kızgınlıklarını da anlıyorum.

Bu ekonomik şartlarda, bu pandeminin perişan ettiği ortamda yeni göçmenlerin gelmesi, mevcutların durumu onu rahatsız ediyor.

Hükümetin bu konuda birtakım başarısız politikaları var. Onlara da kızıyor.

Haklı.

Ancak bunun sadece göçmenlere bir nefret olarak değil, onların insani haklarını savunanlara da aynı nefretle tepkiye dönüşmesinde bir anormallik var.

BİR PROVAKASYON MU VAR?

Öyle komplo teorilerini sevmem. Tepki verenlerin de öyle karanlık tipler değil, sade vatandaş olduğunu görüyorum.

O yüzden bir provokasyon olduğunu düşünmüyorum.

Ancak Afgan göçmenlerin sınırdan geçiş görüntüleri, Taliban’ın çağ dışı uygulamalarını gösteren videolarının abartılı şekilde artması, sanki bu öfkeyi köpürtmek ve arttırmak için özel çaba varmış gibi geldi bana.

Yani insanların tepkiselliğini dış güçlere bağlayacak değilim.

Fakat ortalıkta çok abartılı şekilde yanlış bilgi dolaşması, videoların çoğalması bana normal gelmedi.

Bunu da ancak yetkili mercilerin araştırması sonucunda öğrenebiliriz. Onlar da nedense pek sessiz.

HÜKÜMET NEDEN SESSİZ?

Tüm bu öfkenin arttığı ortamda hükümetin göçmenler konusunda sessizliğini de hayretler içinde izliyorum.

Ortada dolaşan onlarca yanlış bilgi, asılsız video insanların tepkisini ve kızgınlığı arttırırken, bir yetkili de çıkıp bunların doğru, olup olmadığını açıklamıyor.

Sınırımız gerçekten kevgir gibi mi? Elini kolunu sallayan giriyor mu?, “ülke Dingonun ahırı mı?” kaçak göçmen durumu ne, ne oluyor?... Yetkililer bu sorulara cevap vermiyor bir türlü.

Program esnasında bana mesaj atan AK Parti milletvekillerine de, bakanlık yetkililerinde aynı şeyi söyledim.

Neden çıkıp bu konularda açıklama yapmıyorsunuz? Neden insanların öfkesini dindirecek çalışmalar yapmıyorsunuz?

Herkes topu yukarı atıyor.

“Bilgiler internet sitesinde var” diyor bir bürokrat bana. Orada olduğunu ben bile bilmiyorum, vatandaş nereden bilsin!

Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı kendi alanlarıyla ilgili onlarca asılsız bilgi dolaşıyor kamuoyunda bunları düzeltmiyor bir türlü.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın bu konuda aktif bir çalışmasını, kampanyasını ve yönlendirmesini de görmedim.

Buna da ayrıca şaşırıyorum.

Sanırım sosyal medyada bizim uğradığımız saldırıyı ve linçi gördükçe, sessiz kalmak daha iyi diye düşünüyorlar.

Ancak devlet yönetmek böyle bir şey değildir.

Acil olarak vatandaşın tepkisini anlamak, araştırmak, nedenleri bulmak ve bunun için bir şey yapmak gerekir.

Bu hayra alamet bir gidiş değil.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00