Göçmen sorunu… Daha ne olmasını bekliyorsunuz?
Böyle olacağı belliydi…
Altındağ’da bir gencimizin yabancı uyruklu biri tarafından katledilmesine gösterilen tepkilerin artacağını yazmayan, söylemeyen kalmadı sanırım.
Bu olaylar olmadan önce Afganlı göçmenler, Bolu Belediye Başkanı’nın yaptıkları, ortamdaki ırkçı söylemler, anormal bilgi kirliliği ayyuka çıktığında, Ankara’da bir çok önemli isimle görüşmüştüm.
“Bu konularda halkın kaygıları, korkuları var. Öfkesi burnunda. Birçok sorusu cevap bekliyor. Bunları açıklamak biz gazetecilere değil, siyasilere, devlet görevlilerine, yetkili isimlere düşer. Bu konularda acil bir şey yapmanız gerekir” dedim.
“BİZ BİLİYORUZ”
“Biz ne olduğunu biliyoruz…
Durum söylediğin gibi değil...
Canım bırak öyle söylesinler, onunla mı uğraşacağız…
Eee filanca bakanlık,fişmekanca kurum neden bu işe girmiyor…”
Böyle cümleler duydum birçok isimden.
Birkaç duygusal tirat, birkaç alengirli retorik, bol hamaset ile kamuoyunda yükselen öfkeyi ve nefreti dindireceklerini sandılar.
En basitinden bu olayların tetikleyici unsuru, Afganlı göçmenlerin elini kolunu sallayarak ülkeye girip girmediğini, bunlardan kaç kişinin ülkede olduğunu, kontrol altında olup olmadığını bile açıklayamadılar.
Bir yetkili bana diyor ki, “rakamlar internet sitesinde var, oradan baksınlar…”
Milleti deliye döndüren bir konuda üretilmiş iletişim politikası böyle.
BAKANLAR GÖÇMEN KONUSUNDA GİRMİYOR
Bir tane bakan, bir yetkili, basın toplantısı düzenleyip ya da bir TV programına çıkıp göç sorunu, göçmenler meselesi, yaşadığımız sıkıntılara dair doğru düzgün açıklama yapmadı. Halkın kaygılarını, korkularını gidermedi.
Tepki çekmekten mi korkuyorlar, yoksa insanları ikna edecek sözleri mi yok bilemiyorum.
Ancak işi bir “ekibe” havale etmişler gözüküyor.
Onlar da güvenirliği kalmamış yazarları ekrana çıkartıp,Twitter’da etiket açıp, göçmen karşıtlarına trol kafasıyla cevap vermeyi politika üretmek sanıyor.
Bu da insanların öfkesini daha çok arttırıp, ortamı daha çok geriyor.
ÜLKENİN GÖÇ POLİTİKASI VE ANA KURUMU YOK
Türkiye hiç olmadığı kadar göçe maruz kalmış durumda.
Bunun için sosyal, siyasi, ekonomik, güvenlik ve diplomasi alanlarını kapsayacak güçlü bir göç ve göçmen politikası üretmesi gerek.
Bu politikayı üretecek, yönetecek ve uygulayacak bir bakanlığı, güçlü bir kurumu da yok.
Bilmem kaç yıldır ve kaçıncı kez bu cümleleri yazıyorum, ekranlarda söylüyorum.
Benim gibi onlarca yazar, akademisyen, siyasetçi de aynı şeyi söylüyor.
Ankara’daki yetkililer, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nü bu işleri yönetecek kurum, onun güvenlik, bürokratik ve istatistik çalışmalarını da sorunu çözecek bir politika olduğunu sanıyor.
Olay Göç İdaresi’nin boyunu çoktan aştı.
Bilmiyorum daha ne olması gerekiyor ki hükümet bu meseleyi birinci derecede öncelikli sorun olarak masaya yatırsın?
İnsanlar öldü, millet sokaklara döküldü, evler, iş yerleri, arabalar yakıldı, binalar taşlandı…
Daha ne olsun?