AK Parti'yi savunanlar listesi
Bir siyasi parti, tezlerini ve politikalarını topluma anlatmak zorunda.
Eskiden bunu siyasiler yapardı.
Sanırım 6-7 yıldır siyasilerin yerine gazeteciler, akademisyenler siyasi parti temsilcisi gibi ekrana çıkıp partileri savunuyor.
Aslında yeni bir durum bu.
Doğru bir tutum olmadığı da aşikar.
AK PARTİ’DE EKRANA ÇIKACAKLAR LİSTESİ NASIL HAZIRLANIRDI?
AK Parti önceki yıllarda konuşacak, ekrana çıkacak ve medya görünürlüğü olan isimleri tespit ederdi.
Bunlar genellikle bakanlar, grup başkan vekilleri, konu uzmanı milletvekilleri olurdu.
Bu listenin oluşumunda eskiden bulunmuş biri olarak diyebilirim ki, bunların arasında hiç gazeteci olmazdı. Siyaseti siyasetçiler savunur ilkesi hakimdi.
Elbette her parti gibi, AK Parti de ekranlarına çıkmak istediği kanalları ya da röportaj vereceği gazetecileri seçerdi.
Bu onun en doğal hakkı. Lakin bu seçicilikte gerekçeler daha iyi mesaj iletme kaygısına dayanırdı.
Son yıllarda bu durum çok değişti.
Bir kere AK Parti adına ekrana çıkacak isimlerin içindeki siyasilerin sayısı bir hayli değişti. Eskiden hiç olmayan bir uygulamayla, daha çok gazeteciler ve kısmen de akademisyenlerden oluşan listeler hazırlanmaya başlandı.
Kimin hazırladığından ziyade, kimlerin seçildiği konusu daha kritik bir mesele.
Ortada bir liste varsa ve bu listedeki isimler ekranda görünen, gazetelerde köşe yazan kişilerden oluşuyorsa durumun iyi olmadığını söyleyebiliriz.
AK PARTİ’Yİ SAVUNANLARA YAPILAN İTİRAZLAR
AK Parti milletvekili Aziz Babuşçu, AK Parti’yi savunduğu söylenen bu isimlerin AK parti için artık çok ciddi bir sorun olduğunu ve değişmesi gerektiğini yüksek sesle dile getiren ilk önemli isim oldu sanırım.
Meğer, AK Parti’yi ve hükümet politikalarını savunduğu söylenen o isimlerden o kadar çok şikayeti olan varmış ki, Babuşçu’ya onlarca milletvekili ve siyasetçi destek mesajları attı ama bunu kamuoyu ile paylaşmadı.
İşin ilginci, nefret yaratarak AK Parti’yi savunduğu söylenen kişiler, Babuşçu ve benzeri isimleri de eleştirmekten çekinmedi.
Sonunda neredeyse her gün bu isimleri ekrana çıkartıp, onları muhalefet cephesinden seçilen zayıf halkalarla kavga ettiren Ahmet Hakan bile dile geldi.
“Ağır, oturaklı, kabul edilebilir, mantıklı, herkesi ikna edecek açıklamalar yapmak yerine hafif, uçuk, kaçık, mantıksız açıklamalar yapanlar... AK Parti’ye zarar veren AK Partililer” diye niteledi. “Bunlar Erdoğan’a yük oluyor” dedi üstelik. Anladığım kadarıyla kendisini bunların üzerinde bir yerde konumlandırıyor.
MUHALEFETTE DURUM ÇOK FARKLI DEĞİL
Benzer durumun muhalefet cephesinde olduğunu da görmek gerekir.
Orada da ekrana çıkacak isimler merkez tarafından belirleniyor. Özellikle CHP bunu çok sıkı denetliyor.
Muhalefetin listesinde de partilerini savunan çok sayıda gazeteci var. Onların bir kısmı da politik bir kişilik gibi ekranda nefret üreten bir duruş sergiliyor.
Aslında gazeteciler, bir siyasi partiyi böyle ölümüne savunmaz. Her yanlışını doğru gibi göstermeye çalışmaz. Doğruya doğru, yanlışa da yanlış der.
Ancak ne muhalefet ne de iktidar cephesinde, adilce herkesi eleştirebilen gazeteci neredeyse kalmadı.
Ekranlarda böyle davranan bağımsız gazetecilerin sayısı ise bir elin parmağı kadar az artık.
Siyasi parti liderleri kendisini her durumda ve her ortamda, yanlış yapsa da savunan insanları sever. Kimse kimseyi kandırmasın.
Bu durum uzun vadede o siyasi partilere zarar veriyor aslında ama bu gerçeği de liderler görmek istemiyor.
Ancak şunu söyleyebilirim ki, yakın zamanda herkes “doğruya doğru, yanlışa yanlış” diyen gazetecilere, akademisyenlere ve kanat önderlerine su gibi ihtiyaç duyacak.
Çünkü kendi listesindeki isimlerin inandırıcılığı ve saygınlığı sıfıra inecek yakında.