Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Gelenekselleşen !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, bu sene 15. yaşını kutluyor. “Anomalisa” ile açılıp “Demolition”la (“Yeniden Başla”) kapanacak. 18-28 Şubat arasında düzenlendikten sonra İzmir ve Ankara’ya da uğrayacak. İşte programının üçte birine yakınını yurtdışı festivallerde izlediğim !f’ten, yeni-klasik ayrımı yapmadan garantili bir öneri listesi…

1-Açlık (The Hunger): Bizde 90’ların sonunda vizyona giren Tony Scott’ın David Bowie’li vampir filmi klasiğini yeniden perdede deneyimlemek ayrı bir heyecan… Üstelik yenilenmiş DCP kopyasıyla…

2-Ma: Godard’ın “Meryem ve Yusuf”undan (1985) bu yana en sıra dışı Meryem Ana filmi, “Alpler” (“Alpeis”) ile “Köstebek”in (“El Topo”) diyalogsuz bir karışımı... Celia Rowlson-Hall, 2015’te ABD’den çıkış yapan en yetenekli bağımsız yönetmen.

3-Şov Dünyası (Entertainment): Bir komedyenin iç dünyasına, düşsel, hipnotik ve melankolik tarafından bakan bir yalnızlık senfonisi... Rick Alverson’ın anti-yol filmi, mizahın arka planında neler gizlendiğini kanıtlama adına önemli bir açığı kapatıyor.

4-Suikastçi (Nie Yin Niang): Minimalist sinemanın kendi stilini yaratan yönetmenlerinden Hou Hsiao-Hsien’in Cannes’da ‘En İyi Yönetmen’ ödülü almış ustalıklı çalışması… “Suikastçi”, Uzakdoğu’nun dövüş filmi geleneğine karşı çıkan çarpıcı bir ‘anti-sinema’ örneği.

5-Der Nachtmar: Elektronik müzikle görüntüleri birleştirme metoduyla seyirciyi saykodelik bir kabusa sokan, Zulawski’nin “Possession”ından (1981) bu yana gördüğümüz en özgün yaratık filmi. AKIZ, ilk uzun metrajında capcanlı bir yönetmenin çıkışını müjdeliyor.

6-Masumiyet Müzesi (Innocence of Memories): Grant Gee’nin Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi’ne adadığı özel bir belgesel… Yazar-şehir, gerçek-hayal ilişkisi üzerinden Resnais’nin “Gece ve Sis”ini hatırlatan çok iyi kurgulanmış bir görüntüler bütünü sunuyor.

7-Bir Genç Kızın Gizli Defteri (Diary of a Teenage Girl): Kendini 70’lerin özgürlükçü ortamında bulan 15 yaşındaki sanatçı ruhlu bir kızın cüretkar cinsel uyanışı… Animasyon parçaları, seks sahneleri ve not defteri destekli yaratıcı estetiğiyle büyülüyor.

8-Tilki Perisi (Liza Liza, a rókatündér): Károly Ujj Mészáros’un Japon geleneklerinden fantastik formüllere uzanan rengarenk ilk filmi, !f’in en çılgın eseri olmaya aday! Fantasporto ve Seattle gibi festivallerde önemli ödüllere ulaşan yapıt, Macar yapımı.

9-Kırıntılar (Crumbs): Etiyopya usulü kıyamet sonrası bilimkurgu, sessizlik, yabancılaşma ve gerçeküstücülükten besleniyor. Farklı şekil verilmiş ana karakterinden pop kültür referanslarına uzanan alternatif bir dünya yaratıyor.

10-Güllerin Cenaze Töreni (Bara No Sôretsu) (1969): Sinemanın Oshima, Suzuki gibi en ayrıksı yönetmenlerini çıkaran Japon Yeni Dalgası’nın saklı klasiklerinden. Toshio Matsumoto imzalı serbest Oedipus Rex uyarlaması, ülkenin karşıt kültürünü keşfe çıkıyor.

11-Cennet (Ma Dar Behest): İran’da öğretmen, genç ve kadın olmaya dair belki de Wes Anderson’ın kıskanacağı bir çalışma... Kadın yönetmen Sina Ataeian Dena, ilk filminde cinsiyetçi ve baskıcı rejime karşı tutunmanın zorluklarını doğru resimlerle kavrıyor.

12-Kayıp ve Güzel (Bella e Perduta): Pietro Marcello’nun Locarno’dan bu yana övgü alan doküdraması, İtalyanların da ilgisini çekti. Çoban Tommaso’nun tuhaf öyküsü “Dört Defa” (“La Quattro Volte”) kıvamında bir !f keşfi umut etmemizi sağlıyor.

13-Yaratıcı Kontrol (Creative Control): Benjamin Dickinson imzalı, siyah-beyaz çekilmiş bağımsız bilimkurgu filmi, cinsellik, teknoloji, gerçeklik yaratımı ve daha fazlasıyla ilgili. Festivalin en heyecan verici sürpriz adaylarından…

14-Çocuk ve Canavar (Bakemono No Ko): “Zamanda Sıçrayan Kız”, “Yaz Savaşları” ve “Kurt Çocuklar”la tanınan Mamoru Hosoda, yeni milenyumun en başarılı anime yönetmenlerinden. Burada da bir çocuğun gözünden fantastik bir serüvenin adını koyuyor.

15-Aşk 3D (Love 3D): ‘Üç boyutlu porno’ yakıştırmasıyla pazarlanan yapıt, Gaspar Noé’nin sınırları zorlayan kimliğinin ‘erotizm’ şubesi... ‘Cinsel ilişki filmi’, ‘aşk’ın günümüzde geldiği noktaya, ‘yatak arkadaşlığı’na dair sahici ve cesur bir eser.

16-Kaili Blues (Lu Bien Ye Can): Çin’in egzotik bir vilayetine, şiirsel uzun planlarla resmedilmiş otantik, gizemli ve mistik bir yolculuk... Locarno’dan ödüllü eser, enfes sinematografisiyle dikkat çekerken, yönetmen Bi Gan’ın da adını duyuruyor.

17-Yeryüzünün Kraliçesi (Queen of Earth): “Persona” ve “Tiksinti” esintileri taşıyan bir Alex Ross Perry izlencesi… Depresif ve melankolik kadın hikayesi, yönetmenin kariyerinin en iyi işi. Elizabeth Moss’un performansı da unutulmamalı.

18-Dinle Beni Marlon (Listen to me Marlon): Marlon Brando’nun ses kayıtlarıyla arşiv görüntülerini iç içe geçiren işitsel bir ‘eksikleri kapatma’ deneyimi. Belgesel olarak geleneksel bir metot uygulasa da oyuncuyla ilgili sırlar bundan iyi yansıtılamazdı.

19-Krisha: İlerleyen yıllarda sadece Krisha Fairchild karakterinin bile kült olmasıyla anabiliriz. Trey Edward Shults’ın tek mekanda geçen psikolojik-gerilimi katmanlı ve sürprizli yapısıyla ilgiyi hak ediyor.

20-Béatrice’i Olmayan Boris (Boris Sans Béatrice): Eşinin depresyona girmesinden faydalanan Boris’in öyküsü… Kanada sinemasının yükselen değeri Denis Côté’nin filmi, Berlin Film Festivali’nde Altın Aslan için yarıştıktan hemen sonra !f’te gösterilecek.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar