Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

35. yılında film profilini değiştiren bir programla karşımıza çıkan İstanbul Film Festivali, yenilikleriyle dikkat çekme peşinde. Yeni eklenen bölümlerden özellikle ‘Gömülü Hazineler’ ve ‘Otto Preminger: Bir Yönetmenin Anatomisi’, dijital çağda klasikleri DCP kopyalarından keşfetme adına değerli. 17 Nisan’da sonlanacak festival bu akşam Jeff Nichols’ın Şubat’ta Berlin Film Festivali’nde yarışan “Midnight Special”ının gösterimiyle başlıyor.

2015’in ve 2016’nın ilk aylarının sinema gündemine ayna tutmak, 35 yaşına gelen olgunlaşmış bir festival için şaşırtıcı bir olay değil. Alesandr Sokurov’un Venedik yarışması görmüş filmini, ödüle boğulan Miguel Gomes imzalı ‘Binbir Gece Masalları’nı, Berlin galibi “Denizdeki Ateş”i (“Fire at Sea”) deneyimleme şansınız var. Aslında uluslararası yarışma mantığı tatmin etmese ve gün sayısının azaltılmasını kabullenmek zor olsa da retro bölümler değerli.

‘GÖMÜLÜ HAZİNELER’, KALICI BİR BÖLÜME DÖNÜŞMELİ

Sinema yazarı Alkan Avcıoğlu’nun ‘Gömülü Hazineler’i, Mehmet Açar’ın yıllar önce Sinema Dergisi’nde başlattığı faydalı bir bölümdü, dergi kapanınca yarı yolda kalmıştı. Bu değeri geç anlaşılan ve kayıp filmleri açığa çıkaran yazı dizisinin herkese ulaşması önemli. Wojciech Has’ın (“Kum Saati Sanatoryumu”), Jacques Rivette’in (“Out 1: Spectre”), Eiichi Yamamoto’nun (“Hüzünlü Belladonna”), Charles Burnett’in (“Koyun Katili”) belirleyici ve heyecan verici filmlerini bütün kuşaklar görmeli. Bu bölüm, sinema tarihinin gizli hazinelerini keşfetmek için kalıcı olmalı.

Otto Preminger’in 30. yıldönümünde anıldığı özel retrospektifte Avusturyalı yönetmenin 10 filmlik bir seçkisi, DCP kopyalarından seyirciyle buluşacak. İlk fırsatta “Kanlı Gölge” (“Laura”, 1944), “Bir Cinayetin Anatomisi” (“Anatomy of a Murder”, 1959) ve “Altın Kollu Adam” (“The Man with the Golden Arm”, 1955) izlenmeli. Seçkinin özel bir posteri de var.

Ayrıca ‘Işığın Peşinde: 70’ler Amerikan Avangard Sineması’; Jonas Mekas, Stan Brakhage, Michael Snow gibi deneysel sinemanın kilit isimlerinin belirleyici filmlerini sunuyor. 16mm kopyalardan oluşan bu toplama da cevher niteliğinde. Gösterimler festivalin ilk dört günü İstanbul Modern Sinema’da olacak.

YÖNETMENLER CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY VAR MI?

Ana programda ise yurtdışı festivallerde izlediğim 35’i aşkın filmden gidersek özellikle Rebecca Miller’ın formdan düştüğü, Pablo Agüero’nun deneysele kaydığı, Hong Sang-Soo’nun aynı kafada olduğu, Marco Bellochio, Alesandr Sokurov, Pablo Trapero gibilerinin tatmin etmediği muhakkak. Rodrigo Pla’nın Venedik çıkışlı “Bin Başlı Canavar”ı (“Un Monstruo de Mil Cabezas”, 2015), çaresiz bir kadının intikam arayışını Meksika’nın ‘şiddet ve sinema’ alışkanlığına uyguluyor. ‘Ortalama’ olsa da yönetmenin en başarılı işi.

Lucille Hadzihalilovic’e ise bu kadar beklemek yaramış. Philippe Grandrieux’nun “Ölümcül”ü (“Meurtriere”), Reygadas’ın görüntü yönetmeninin “Kızıl Topraklar”ı (“La Tierra Roja”), Aslı Özge’nin “Ansızın”ı (“Auf Einmal”), Sono’nun “Fısıldayan Yıldız”ı (“Hiso Hiso Boshi”) en çok merak ettiğim filmlerden. Aslında sonuncusunun programdaki ‘bilimkurgu’ ağırlığını belli ettiği net. “Gökdelen” (“High-Rise”), “Midnight Special” ve “Harikalar Diyarı” (“Heimatland”) ilk dikkat çekenler.

FURYALAR YERİNDE DURUYOR MU?

Güncel Yunan sinemasının örnekleri hayal kırıklığı gibi, “Semptom” (“Symptoma”) ve Tsangari’nin “Şövalye”si (“Chevalier”) için olumlu şeyler söyleyemeyiz. Yorgos Zois’in “Ara”sı (“Interruption”) biraz olsun umut vaat ediyor. Romen Yeni Dalgası’ndan ise Munteaun ve Sitaru’nun işlerini merak ediyorum.

Belgeselle yakın temas kuran zeki yapıtlarda iş var gibi. “Ötedekiler” (“The Other Side”), “Pek Ağır Yol İleri” (“Dead Slow Ahead”) ve nicesi ilgi bekliyor. Bu konuda ‘melez’ durmak, kurmaca ve deneysel ile bağı koparmamak önemli hale geliyor bugünlerde. Belgesel demişken İlker Savaşkurt’un “Sürgün Türküleri Yılmaz Güney”yi de ele aldığı dönemi yansıtmakta başarılı…

YURTDIŞI FESTİVALLERDE İZLEYİP SEVDİĞİM 5 FİLM

1-Evrim (Evolution)

2-Gökdelen (High-Rise)

3-Neon Boğa (Boi Neon)

4-Ötedekiler (The Other Side)

5-Köpeğin Kalbi (Heart of a Dog)

EN ÇOK MERAK ETTİĞİM 5 FİLM

1-Gayrımeşru (Illegitimate)

2-Kızıl Topraklar (La Tierra Roja)

3-Ansızın (Auf Einmal)

4-Aşk Birleşik Devletleri (Zjednoczone Stany Milosci)

5-Ağbeylerimin Bana Öğrettiği Şarkılar (Songs My Brothers Taught Me)

5 HAYAL KIRIKLIĞI

1-Francofonia

2-Kendi Kanım (Sangue Del Mio Sangue)

3-Şövalye (Chevalier)

4-Schneider Bax’a Karşı (Schneider vs. Bax)

5-Çete (El Clan)

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar