Bir Hollywood komedisi
1950’ler Hollywood’undaki prototipleri ve gelişmeleri ti’ye alan mizah anlayışıyla türlü benzetmelerle anılacak zeki ve oturaklı bir taşlama... “Yüce Sezar!”, tarihi-epikten müzikale uzanan bir dünyada ‘fixer’ karakterinden besleniyor. Clooney’den Swinton’a oyuncuların büyük kısmı döktürürken, senaryonun dokundurmaları ve ince referansları bir dönemin ruhunu yeniden canlandırıyor. Coenler’in son komedisi “Yüce Sezar!”ı İstanbul Film Festivali’ndeki Türkiye prömiyerinde izledim.
Coenler, daha önce 1991’de Hollywood’a bakmışlardı. Bu ışıltılı dünyaya gelen, stüdyoların yolunu tutan bir senarist, fazlasıyla onların kalemi bir mizaha malzeme olmaya açıktı. Ama noir dokulu “Barton Fink” (1991), biraderlerin en ciddi filmine, başyapıtlarından birine dönüşürken, yaratıcılık dönemi krizinde de kendine özgü bir model yarattı.
UNUTULMUŞ FORMÜLLER, TAM EKRAN VE ÖTESİ
Aslında orada görülen alternatif ‘güreş filmi yazma’ fikri, burada ‘su altında geçen filmler’le değiştiriliyor. Scarlett Johansson’un “Dünyaya Bedel” (“Million Dollar Mermaid”, 1952) gibi örnekleri olan az görülmüş bir alana atıfta bulunan tiplemesi, Coenler’in ‘unutulmuş formüller’e sevgisini ortaya koyuyor. Ama hikaye bunun üzerine kurulmuyor.
“Yüce Sezar!” (“Hail, Caesar!”, 2016), ünlü isimlerin rol aldığı, büyük bütçeli saf bir stüdyo filmi gibi hareket ediyor. Josh Brolin’in can verdiği, okunuşuyla David O. Selznick’i andıran Eddie Mannix, her şeyi yoluna koyma peşinde. Ama onun içsesiyle ve günah çıkarmasıyla iğneleyici açılıyor perde. Aslında bunun devamında tam ekrana (1.33:1) geçen formatın içinde yapım aşamasındaki ‘Yüce Sezar!’ filmini görüyoruz. Altında ise ‘Bir Mesihin Hikayesi’ yazıyor.
CHARLTON HESTON- BUSTER KEATON ARASI BİR OYUNCU
1950’lerde geçen yapıt, Hollywood’un altın çağında geçiyor, kara liste meselesi, TV’nin gelişi, Soğuk Savaş ve kontrolden çıkan üretimle dönüşüm geçirmesine bakıyor. O yıllardaki ‘tarihi-epik’e farklı şekil verme arzusuna uygun bir yapının üzerinden gidiyor. Clooney’nin Baird Whitlock’u, Heston’ın “Ben-Hur”unun (1959), Buster Keaton mizahıyla elden geçirilmiş versiyonu gibi. Sütten çıkmış ak kaşık olması, akla “Dayanılmaz Zulüm”deki (“Intolerable Cruelty”, 2004) abartılı performansı getiriyor.
Açıkçası “Ben-Hur” ile “On Emir”i (“The Ten Commandments”, 1956) iç içe geçirme kaygısı, Charlton Heston parodisi bir tipleme yaratıyor. 1925 tarihli “Benhur: A Tale of the Christ” (1925) önemli bir referans noktası… Brolin, sürekli bazı projeleri bitirme, birilerinin para kazanmasını engelleme, kelle alma peşinde. Açıkçası oyuncu, yan rollerin aranan ismi olduğu için burada fazlasıyla sönük. Turturro’nun ‘Barton Fink’i gibi iddialı değil.
BİR COEN KARDEŞLER OYUNCAĞI
Aksine karşısına Swinton, Clooney, McDormand, Fiennes çıktığı anda dağılıyor. Film 1.85:1 çekilse de tam ekrana, filmlerin fragmanları, koreografileri çıktığında geçiyor. “On The Town”ı (1949) hatırlatan Channing Tatum’a müzikal sahnesi oynatan bölüm çok matrak. Onun Sovyetlerle ilişkisi de!
Fiennes’in diktatör ve her şeyi tekrar eden nazik yönetmen prototipi belki Huston’ı, belki Wyler’ı hatırlatıyor. Ama Cecil B. DeMille’in Christopher Lambert’ın yapay dokunuşu ile taşlandığını da görebiliyoruz. Açıkçası “Yüce Sezar!”, böylesi referansların fazlaca yakalanacağı, şenlikli bir Coen Kardeşler oyuncağı… Ama daha çok müzikal ile tarihi-epiğin moda olduğu dönemden ona uygun bir senaryo çıkıyor. Western oyuncusunun düştüğü durumlar da çok gerçekçi.
SINIRLARINI BELİRLEYEN ZEKİ BİR KOMEDİ
İşin rehin alma boyutunda, Trumbo kılıklı bir senarist, Elia Kazan kılıklı bir yönetmen ve çete arkadaşları ise zekice. Ama “Cecil B.”de (“Cecil B. Demented”, 2000) benzer uygulamanın daha iyisini görmüştük. “Yüce Sezar!”, lezzetli bir Hollywood ve din taşlaması. Alanındaki klasiklerle yüzleşebilir mi, rekabet edebilir mi bilinmez.
Çizdiği sınırların dışına çıkmamasıyla yönetmenlerin az önemsenen komedileriyle bir arada anılacak gibi. ‘Fixer’ (‘düzeltici’) terimine yer arıyor. Michael Gambon’un ses tonu bile komik! Ama filmin yarıda bitiyor gibi bir hali var. Roger Deakins rengarenk kimi sekanslara karşın idare ediyor. Film, her şeye rağmen en zayıf ve manasız Coen’ler işi “İz Peşinde”nin (“True Grit”, 2010) seviyesine düşmüyor. “Miller Kavşağı” (“Miller’s Crossing”, 1990), “Kadın Avcıları” (“The Ladykillers”, 2004), “Bir Şirket Komedisi” (“The Hudsucker Proxy”, 1994) ile birlikte onun üzerindeki dörtlüye yerleşiyor.
FİLMİN NOTU: 6.2
Künye:
Yüce, Sezar! (Hail, Ceasar!)
Yönetmen: Ethan-Joel Coen
Oyuncular: Josh Brolin, George Clooney, Scarlett Johansson, Tilda Swinton, Channing Tatum, Ralph Fiennes, Frances McDormand, Jonah Hill
Süre: 108 dk.
Yapım yılı: 2016
KEREM AKÇA’NIN 35. İSTANBUL FİLM FESTİVALİ FİLMLERİ İÇİN YILDIZ TABLOSU
11 Dakika (11 Minutes): 6.2
24 Hafta (24 Wochen): 4
3000 Gece (3000 Layla): 5.5
Akdeniz (Mediterranea): 4.9
Ara (Interruption): 5
Aşk Birleşik Devletleri (United States of Love): 5
Ayrılış (Departure): 6
Beyaz İnsanlar (Det Vita Folket): 5
Bin Başlı Canavar (Un Monstruo de Mil Cabezas): 5.5
Bir Aile Filmi (Rodinny Film): 7.1
Bir Liderin Çocukluğu (The Childhood of a Leader): 6.5
Bize Rüyalarımızda Huzur Ver (Paz Para Nós em Nossos Sonhos): 6
Brooklyn: 5.3
Bundan Sonra (Efterskalv): 5.2
Çete (El Clan): 4.3
Dağ (Ha’Har): 4.2
Denizdeki Ateş (Fire at Sea): 4.9
Doğru Zaman (Ji-Geum-Eun-Mat-Go-Geu-Ddae-Neun-Teul-Li-Da): 2
Dolaptaki Canavar (Closet Monster): 5.4
Eva’ya Huzur Yok (Eva No Duerme): 3
Evrim (Evolution): 7.5
Fısıldayan Yıldız (Hiso Hiso Boshi): 7
Francofonia: 3.1
Gökdelen (High-Rise): 7.2
Hatırla (Remember): 4.5
Hitchcock/Truffaut: 7.3
İblis (Demon): 4.6
Kadınların Gölgesinde (L’Ombre des Femmes): 4.8
Kara Tavuk (Kalo Pothi): 3
Karar Kimin? (Keeper): 4.5
Karışma Anne! (The Meddler): 2.8
Keder (Il Viaggio): 2.9
Kızıl Topraklar (La Tierra Roja): 2.1
Köpeğin Kalbi (Heart of a Dog): 6.3
Kördüğüm (Maggie’s Plan): 3.7
Küçük Adamlar (Little Men): 4.1
Midnight Special: 5.8
Neon Boğa (Boi Neon): 6.9
Ötedekiler (The Other Side): 6.7
Pek Ağır Yol İleri (Dead Slow Ahead): 7
Rabin’in Son Günü (Rabin, The Last Day): 5
Saraybosna’da Ölüm (Death in Sarajevo): 5.3
Schneider Bax’a Karşı (Schneider vs. Bax): 3
- New York Film Festivali izlenimleri8 yıl önce
- Antalya'da ödülü 'Albüm' ve 'Tereddüt' hak ediyor8 yıl önce
- Antalya'nın ana yarışmasında 'Yeni Türkiye' sesleri8 yıl önce
- New York ve Toronto'dan Oscar'a bakış8 yıl önce
- Altın Portakal yeniliklerle başlıyor8 yıl önce
- NYFF'den '13th' ve 'The Rehearsal'8 yıl önce
- Filmekimi'nden üç film8 yıl önce
- 'Bugün olsa yine yaparım'8 yıl önce
- James Cagney müzikali parçalı bulutlu8 yıl önce
- NYFF'den ayrıksı ve deneyci filmler8 yıl önce