Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

DVD’si yeni çıkan “Kasabadaki Ölü”, ‘outlaw western’in damarında Goethe’den bildiğimiz Faust hikayesi ile İrlandalı elektronik müzik grubu Hybrid’in şarkılarını buluşturuyor. Böylece Danny Trejo’nun B sınıf geleneğe uygun mizacından da beslenerek türün ‘klasik’ kalan ve eskiyen tabanına haddini bildirme şansı buluyor.

Westernin geleneksel temsilleri artık perdede yaşama imkanı bulamıyor. En son “Maskeli Süvari”nin (“The Lone Ranger”, 2013) ‘blockbuster’ kisvesi altında ‘flop’a (gişede hayal kırıklığı yaratan film) dönüşmesi, bu durumu öyle ya da böyle ortaya koyuyor. En azından gördüklerimizin egzotik bir ruhla donatılıp seyirciyi ‘bambaşka bir diyar’ vaadiyle oyalama şansı yok. Bu da bana kalırsa klasik western tanımının (bkz. “3:10 Yuma Treni”, “Kanun Benim”, “İz Peşinde”) biraz fazla gerilerde kalmasına yol açıyor. Böylece sinema zevkinde tür ister istemez B sınıfa kaymaya, ucuz üretimle değerlendirilmeye mahkum hale geliyor.

Tarantino bu durumun farkında olan yegane isimlerden gibi gözükürken, 70’lerden bu yana ‘Vahşi Batı’nın mekanını ‘füzyon’ terimiyle değerlendiren melez eserler veya klasik motifleri sarsan anti-western örnekleri varlığını sürdürüyor. Parantez içinde “Brokeback Dağı” (“Brokeback Mountain”, 2005), “Şiddetin Tarihçesi” (“A History of Violence”, 2006) “Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikasti” (“The Assassination of Jesse James by Coward Robert Ford”, 2007), “İhtiyarlara Yer Yok” (“No Country for Old Men”, 2007) gibi ‘dahiyane postmodern westernler’in isimleri de ayrıca not düşülmeli.

B TİPİNDE NEFES ALABİLECEK BİR TÜR

Ama nasıl yeni milenyumda saf aksiyon B sınıfta nefes almak için çeşitli numaralar deniyor, ambale olmaya çabalıyorsa (bkz. ‘Cehennem Melekleri’ serisi), ‘kovboy filmleri’nin de aynı dönüşüme ihtiyacı var. Zira devrimci, sadeleştirici ve dünyamıza uyum sağlayan örnekler haricinde türün bazen canlanan ‘vur gelenekçiliğe gitsin!’ vurdumduymazlığı, ‘ciddiyetin de bir adabı olmalı’ dedirtiyor. Kült film “Drive Thru”nun (2007) yaratıcıları Brendan Cowles ile Shane Kuhn da buna göre bir senaryo yazmış. Asla bir çizgi roman kaynağına da bel bağlamamış.

“Kasabadaki Ölü” (“Dead in Tombstone”, 2013) için klasik eleştirmen tabirlerini kullanıp, ‘iyi’, ‘sağlam’, ‘enfes’, ‘iyi çekilmiş’, ‘eli yüzü düzgün’ bir film demek mümkün değil. Ama B sınıf öğeleri değerlendirme konusunda ayağını korkak alıştırmayan, olabildiğine savruk bir yapıt şüphesiz... Kullandığı ‘alana akraba olmayan tür objeleri’ ile ‘weird western’ alt türüne dahil edilebileceği bir tarafa aslında western dünyasında bir Faust hikayesi canlandırıyor. Cehenneme gidip, ‘Lucifer’ ile karşılaşan ‘Faust’ esintili karakterin ‘intikam filmi’nin yamacına doğru indiği noktada da ‘Kill Bill’ misali bir motivasyon yüklemesi yapılıyor. ‘Korku-western’ kırması damar, birçok filmle akrabalık kuruyor.

UCUZLUK PLASTİK BİR İHTİŞAMA DÖNÜŞÜYOR

Özellikle son 45 dakikadaki ikinci bölüm, Danny Trejo’nun ‘kült karakter’ini kucaklayacak cinsten. ‘Spagetti western’in ‘çok yakın plan/yakın planlar’ı ritim duygusuna katma becerisine uygun koreografilerle yürüyor. Rolf Reiné’nin yönetmen ve görüntü yönetmeni olması bunları büyük oranda hallediyor. Türün mitolojisinden bildiğimiz ‘kasabaya gelen yabancı’ meselesinden günümüzün intikam geleneğine uzanan kırma bir iş böylece canlanıyor.

Yönetmenin ‘Ölüm Yarışı’ (‘Death Race’) ve ‘Akrep Kral’ (‘The Scorpion King’) gibi eserlerin B sınıf, videoya uygun devam filmleriyle yüklendiği alışkanlık, burada da işliyor. “Şeytan Çıkmazı”ndaki (“Angel Heart”, 1987) Harry Angel karakteriyle şeytana kafa tutan Rourke’un ‘demirci şeytan’, Trejo’nun ise ‘Faust’ etkileşimli ‘melez kanun kaçağı’ tiplemeleri, bu dünyanın sıra dışı kuralları için planlanıyor. Kasabanın dar alana sıkıştırılmasının bir numaraya dönüştüğü noktada stilin ucuzluğu, plastik bir ihtişam haline geliyor. Faust’un önceki yüzyıllardan çıkıp geldiği zamansız evren, ‘altı ruhu al gel’ motivasyonuyla ‘kovboyluk onuru’nu sorguluyor.

FAUST HİKAYESİNE ELEKTRONİK MÜZİK AYARI

Trejo da ‘mexploitation’ (Meksika istismar filmi) örneği ‘Ustura’dan (‘Machete’) sonra burada da Tarantino’nun ağzına layık, Rodriguez’i memnun edecek bir rol kapıyor. Unutulan bir western diyarından, ‘western-şeytan filmi’ türevi bir damar Leone geleneğiyle canlanırken, ‘weird western’in genelde B sınıf örnekleri arasına yepyeni bir lezzet ekleniyor.

İlk yarıdaki sebebi anlaşılmayan ağır temponun dışına çıkınca kovboy filmlerinin ‘sarımtırak’ renk paletinin içinde kaçınılmaz bir eğlence patlak veriyor. ‘Vur kır parçala’ haleti ruhiyesi, bize de siniyor. Artık perde önünde ‘pörsümüş’ evren keyif vermeye başlıyor. “Jonah Hex” (2010), “Kovboylar ve Uzaylılar” (“Cowboys & Aliens”, 2012) gibi ‘kitsch’ (bayağılık estetiği) duyguyu değerlendiremeyen çizgi roman uyarlamaları da zihnimizin bir ucunda canlanmıyor. İrlandalı elektronik müzik ve tekno grubu Hybrid’in yüklediği ‘dokunuşlar’ ise bir anlamda Goethe’den bildiğimiz Faust’a bir postmodern ayar veriyor. “Kasabadaki Ölü”, şüphesiz klasik western izlemek için karşısına geçen kitlede ‘duvara çarpma’ etkisi yaratacak.

FİLMİN NOTU: 5.5

Künye:

Kasabadaki Yabancı (Dead in Tombstone)

Yönetmen: Roel Reiné

Oyuncular: Danny Trejo, Mickey Rourke, Anthony Michael Hall, Dina Meyer

Süre: 100 dk.

Yapım yılı: 2013

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar