Erdoğan neden "Erken seçim yok" diyor?
Meslek büyüğümüz gazeteci Fehmi Koru, dünkü yazısında “Erken seçim olmayacak gibi bir hava var. Sebebi, yapılacak seçimde muhalefetin bu defa doğru bir adayla seçmen karşısına çıkması endişesi olabilir diye düşünüyordum. Abdullah Gül veya onun gibi birinin aday olmayacağı iyice anlaşılırsa, iktidar erken seçim planını rahatlıkla devreye sokabilir” demiş.
Yani demek istiyor ki Recep Tayyip Erdoğan’ı seçime gitmekten ancak Gül’ün adaylığı korkutabilir.
Bence Fehmi Bey derin bir yanılgı içinde. AK Parti’nin bugün en çok duymak isteyeceği şey Gül’ün Millet İttifakı’nın adayı olarak açıklanması olurdu.
Öyle bir durumda bırakın 2023’ü, “Hadi hemen yarın seçime gidelim” derlerdi.
Soğukkanlılıkla baktığımızda Erdoğan karşısında Gül’ün Cumhurbaşkanlığı için şansı olmadığı açıkça görülüyor çünkü yüzde 51 alabilmesi için Millet İttifakı’ndaki tüm partilerin seçmeninden oy alıp üstüne bir de hatırı sayılır oranda AK Parti seçmenini ikna etmesi gerekir.
Oysa CHP tabanı Gül’ü istemiyor. CHP’li yöneticilerin büyük bölümü adının geçmesinden bile rahatsız oluyor.
Daha önce Gül’ün adaylığına set çeken Meral Akşener’in tavrında bir değişiklik yok, İYİ Parti seçmeninde de Gül’e karşı bir sempati sezilmiyor.
Z Kuşağı denen genç seçmen eski kuşak siyasetçilere mesafeli. 6 yıl önce siyasetten çekilmiş Abdullah Gül'e karşı güçlü bir duygu beslemiyorlar.
Fehmi Bey, Mansur Yavaş ya da Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının başarı getirmeyeceğini iddia ediyor, “Muhafazakâr bilinmek Cumhurbaşkanlığı gibi önemi başka her makamdan daha fazla olan bir görev için yapılacak seçimde yeterli olmuyor” diyor.
Oysa atladığı bir nokta var; Gül’ün AK Parti tabanı üzerinde eski etki gücü yok. Milliyetçilik ve dindarlık konusundaki hassasiyetleri artmış, Batı karşıtlığı yükselmiş bir sağ seçmen karşısında Gül fazlasıyla ‘liberal-demokrat’ bir profil kalıyor. Ayrıca geçen Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefetin adayı olması ihtimali karşısında yaşananlar imajını örseledi.
Alt alta toplayınca Gül’ün, aday olması muhtemel isimler arasında en zayıf halkalardan biri olduğu açıkça görülüyor. Zaten kamuoyu araştırmaları da bunu kanıtlıyor.
Fehmi Bey, “Gül veya onun gibi birinin aday olmayacağı iyice anlaşılırsa” demiş. Eğer onun gibi birinden kastı Ali Babacan ise onun başarısı da son derece şüpheli çünkü Deva Partisi beklenen rüzgârı yaratamadı. Hem dünyada hem Türkiye’de milliyetçi eğilimlerin arttığı bir konjonktürde, Babacan’ın savunduğu özgürlükler, demokrasi, liberal ekonomi gibi söylemler ‘light’ kalıyor. Sağ seçmen için fazla solda, sol seçmen için ise AK Parti geçmişinden dolayı fazla sağda görülüyor. Ayrıca siyaset performansıyla Yavaş ya da İmamoğlu’nu sollayabilmiş değil.
Yani başa dönecek olursak, Erdoğan’ın “Türkiye'nin önündeki ilk seçim 2023 yılında” demesinin pek çok nedeni olabilir ama o nedenlerden hiçbiri Gül’ün olası adaylığı değil.
- Kılıçdaroğlu neden kaybetti?2 yıl önce
- Kılıçdaroğlu'nun Çanakkale ziyareti boşuna değil2 yıl önce
- Erdoğan'ın seçim vaatlerinin etkisi ne olur?2 yıl önce
- Erdoğan "Değişim" dedi2 yıl önce
- Seçimin talihsizleri2 yıl önce
- CHP oyları TİP'e kayabilir2 yıl önce
- Bakan Kurum: İstanbul'a iki yeni uydu kent kuracağız2 yıl önce
- Depremde ampüte kalan çocuklarımız sahipsiz değil2 yıl önce
- İYİ Parti o bekçinin özrünü kabul etmeli2 yıl önce
- Etiket yapıştırana gözaltı niye?2 yıl önce