Kemal Derviş de "Dünya 5'ten büyüktür" diyor
Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi, Covid 19 salgınının tüm dünyayı sardığı ve uluslararası sistemin sorgulandığı günlerden bu yana bir kez daha dünyadaki entelektüel tartışma ortamını ciddi anlamda harekete geçirdi.
'Salgın sonrası dünya' tartışmalarının yerini 'Ukrayna savaşı sonrası dünya' projeksiyonları almış durumda.
Ve açıkçası pandeminin ardından dünyanın nasıl şekilleneceğine dair oldukça önemli yazılara alan açan Project Syndicate bu krizde de öncü tartışmalara ev sahipliği yapıyor.
Bugün onlar arasından 3 farklı yazıdan bahsetmek istiyorum.
Biri bizim için hiç yabancı olmayan bir ismin, ekonomist ve eski bakan Kemal Derviş’in “Ukrayna’nın yaşadığı trajedi BM Güvenlik Konseyi’nin reformunu tetikleyebilir mi?” konulu makalesi.
“Ukrayna'daki savaş, BM Güvenlik Konseyi’nin 5 kalıcı üyesinin sahip olduğu veto hakkının barışın önüne nasıl set çektiğini bir kez daha gösterdi” diyen Derviş, bu durumun saldırgan ülkeler karşısında yalnızca ekonomik yaptırımları mümkün kıldığını anlatıyor.
Ardından “Güvenlik konseyinin işlevsizliği barış karşısında bu kadar tehdit varken çok talihsiz” diyor ve somut bir çözüm önerisinde bulunuyor:
“BM’nin 27. maddesine bir ek fıkra ekleyerek, 5 devletin veto hakkını, üye ülkelerin 3’te 2'sinin yahut dünya nüfusunun 3'te 2'sinin karşı çıkması durumunda geçersiz kılalım.
Bu teklife Rusya, Çin ve hatta belki ABD karşı çıkar ama büyük ihtimalle geri kalan ülkelerin tümü destekleyecektir. Bunu yapmak için çok ideal bir zamandayız. Biden yönetimi, daha eşitlikçi ve kapsayıcı bir uluslararası sistem kurmak için öncü olabilir.”
Esasında Derviş’in bu önerisi bugün gerçekten de ABD’nin işine gelebilir.
Zira veto hakkı 1945’te Yalta Konferansı sırasında karara bağlanmış ve dünya barışı için denge getireceği düşünülmüştü.
Oysa bugün için dünya konjonktürü değişti. Çin ve daha ziyade Rusya için veto hakkı uluslararası sistemi etkisiz kılabilecekleri bir araca dönüştü. Dolayısıyla kendisi de veto hakkını yeri geldiğinde kaybetmek uğruna ABD, Çin ve Rusya’nın elinden bu kartı almayı isteyebilir.
Derviş’in önerisine tek küçük itirazım, dünya nüfusunun 3’te 2’sinin oyuyla da veto iptalini önermesi. Bu durum, nüfus üstünlüğünü elinde tutan Çin ve Hindistan’a özellikle Avrupa ülkeleri karşısında haksız bir avantaj yaratır. Ülke sayısı bazında bir uygulama, her ülkeye eşit oy hakkı tanıyacağı için daha adil olacaktır.
Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan ile politik çizgisi son derece farklı olan Derviş'in BM konusunda onunla benzer bir argümanı savunduğunu görünce gülümsedim doğrusu. Kim bilir belki de Erdoğan’ın "Dünya 5’ten büyüktür" çağrısı hiç ummadığımız yakın bir gelecekte karşılık bulabilir.
Pandemi döneminin en büyük tartışmalarından biri BM, AB, NATO gibi 2. Dünya Savaşı sonrası kurumlarının işlevsizliği ve güçsüzlüğüydü.
Ukrayna savaşı, AB ve NATO’yu adeta bir şok dalgasıyla kendine getirdi. BM yapısında bir devrime neden olması da ihtimal dışı değil.
- Kılıçdaroğlu neden kaybetti?2 yıl önce
- Kılıçdaroğlu'nun Çanakkale ziyareti boşuna değil2 yıl önce
- Erdoğan'ın seçim vaatlerinin etkisi ne olur?2 yıl önce
- CHP oyları TİP'e kayabilir2 yıl önce
- Seçimin talihsizleri2 yıl önce
- Erdoğan "Değişim" dedi2 yıl önce
- Bakan Kurum: İstanbul'a iki yeni uydu kent kuracağız2 yıl önce
- Depremde ampüte kalan çocuklarımız sahipsiz değil2 yıl önce
- Etiket yapıştırana gözaltı niye?2 yıl önce
- İYİ Parti o bekçinin özrünü kabul etmeli2 yıl önce