Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bu ülke çok genç bir ülke.

        Hiç iç savaş yaşamadı.

        Gençliğine kıymayalım.

        Savaşların en beteridir çünkü iç savaş.

        Allah hiçbir millete yaşatmasın.

        İç savaş yaşayan Amerikalılar, İspanyollar, Yunanlılar, aradan geçen uzun yıllara rağmen hâlâ kendilerine gelmiş değil; yaz yaz bitiremiyorlar, hâlâ günah çıkarıyorlar.

        İç savaşın en kötü yanı, sağ kalanların artık birbirinin yüzüne bakamaz hale gelmesidir. Nasıl baksın ki, kardeşini doğramıştır kör testereyle.

        İç savaş mertliğin bittiği, namertliğin başladığı yerdir.

        İç savaş yiğitliğin yerin dibine girdiği, korkaklığın ayyuka çıktığı yerdir.

        İç savaş namerdin iktidarıdır, dostluğun, kardeşliğin baltayla, kamayla, palayla doğranmasıdır.

        İç savaşta ırz pazara çıkar, namus biter, şeref kaybolur gider. İnsana ait ne varsa ortadan kalkar; insan en ilkel, en çıplak, en vahşi haline döner.

        İç savaşta din, ilim, kitap rafa kalkar. O andan itibaren bütün insani değerlerinden, tarih boyunca edindiği bütün iyi hasletlerinden uzaklaşan vahşi bir insan sürüsü, iktidarı ele alır, her şeye hükmeder.

        İç savaşta insan kendi akrabalarının kanına ekmek doğrar.

        Allah bizden uzak tutsun, Allah bu rüzgârı semalarımızda dolaştırmasın.

        Bunları neden söylüyorum? Son günlerde memlekette olup bitenler yüzünden... Tam barışı yakalamışken, bir anda, yüksek bir yerde elimizden kayıp uçuruma yuvarlanan çocuğumuz gibi, elimizden uçup gitti umudumuz. Kendimizi çok kanlı, çok feci bir çatışmanın tam ortasında üryan bulduk. Hiçbir kural tanımadan, insan bedenlerini parçalayan namert mayın tuzaklarıyla bir anda geleceğimizi paramparça halde bulduk.

        Ama bileceğiz ki bizim bizden başka hiç kimsemiz yok. Biz birlik içinde çokuz. Bizi güzel kılan da budur. Bu birliğimizi, bu çokluğumuzu alıp götürmek isteyenlere kendimizi vermeyelim.

        Ne olur gelip kapımıza dayanmış olan “kara fitnenin” eşikten içeri girmesine izin vermeyelim.

        Biz, hâlâ coğrafyamızın neredeyse tek demokratik ülkesiyiz. Bizde hâlâ her şeye hukuk egemen. Güveneceğimiz tek şey hukuk olacak. Kim ne kadar canımızı yakarsa yaksın, biz kimsenin canını yakmayalım; bırakalım onun canını hukuk yaksın.

        Cezayı kendimiz verelim derken, bir de bakmışız ki, bir başkası bizim cezamızı çoktan kesmiş bile.

        Şimdi Kürt’ün Türk’e, Arap’ın Alevi’ye, Laz’ın Çerkez’e, herkesin, her şeyi bir yana bırakarak birbirine sarılması zamanıdır. Kenetlenmesi zamanıdır. Ortak geleceğimizi çalmaya gelenlere ancak böyle karşı koyabiliriz. Bu ülkenin harcında hepimizin kanı var, şehitlerimizin yüzü suyu hürmetine, ortak ermişlerimizin aziz hatırına, kutsal kitaplarımızın aşkına!

        Şeytanın silahşorları, bizi birbirimize düşürmek istiyor, buna izin vermeyelim.

        Diğer Yazılar