Son Dakika

Takım elbisesine iddiaya girmek!

01.04.2018 - 03:50 | Güncelleme:

Geçen gün bir kanalın ana haberinde rastladım. İki politikacı Meclis’te, bir siyasi partinin oylamada fire verip vermeyeceğine iddiaya girmişler. Kaybeden diğerine takım elbise almış. Haberi duyunca, “Türk erkekleri neden hep takım elbisesine iddiaya giriyorlar acaba?” sorusu geldi aklıma.

Modacılar, elbiseyi ikinci bir deri olarak tarif eder. Modacıların bir diğer adı stilisttir, asri zamanların her çarşıda mutlaka rastlanan terzileri yani... Daha eskiden, kömürle çalışan ütüleri olan, ortalıkta Turgut Uyar’ın meşhur “Terziler Geliyor” şiirinde resmettiği gibi “oyulmuş yakalar, kolevlerinden arta kalanlar, vatka pamukları, verevine şeritler, kopçalar, düğmeler, ilikler, iplik döküntüleri, kumaş parçaları, karanlık akşamüstleri ve sabahlar, dükkân tabelâları, kartvizitler” bulunan, tezgâhın arkasında gözleri ışıl ışıl, saçına düşmüş her ak telin bir hatıraya tanıklık ettiği, çoğu hoşsohbet, Ermeni, Rum, Türk, Kürt terziler... Bir sanat erbabının mekânına girdiğinizi anlardınız kapıda... İçinde sürfile, teğel, prova, yüksük, tela, kalıp, pot, kup, mezura gibi kelimelerin geçtiği cümleler kurduktan sonra sözü mutlaka dünya ahvaline, sakıncalı meselelere getirirlerdi.

O yüzden bu memlekette birçok gizli örgütün, siyasi partinin nüveleri bu terzi dükkânlarında atılmıştır. Cumhuriyet’in ilanından sonra Atatürk’ün, giyim tahsilini görmek üzere Paris’e gönderdiği, sonra bütün kıyafetlerini diken Levon Kordonciyan ustadan tutun da TKP’ye yönelik “1951 tevkifatı” sırasında “yürek yemiş” bir adam edasıyla tek başına Sovyet konsolosluğunun önüne geçip “Yaşasın Stalin” diye bağıran Vartan Aşıkyan’a kadar birçok terzi, iyi elbise dikmekle yetinmeyip daha iyi işler yapmaya kalkıştılar. E, insan ve bedeniyle bu denli haşır neşir olduktan sonra fikrine meyil etmez misin? Terziler, dükkânına yolu düşenlerin bir ikbal arzuladıklarını hemen anlarlar. Gelenler takım elbise dikmenin; terzilerse diktiği elbisenin içini doldurmanın kolay olmadığını bilirler. Belki de bu yüzden Mevlânâ Rumi “Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok/Nice elbiseler gördüm içinde insan yok” demiş.

Zamanla azaldılar, yerlerini “stilistlere” bıraktılar. Konfeksiyon, bir örnek takımlar üretti. Her bedenin bir numarası vardı, giyip çıkıyorsun mağazadan artık.

Modern takım elbisenin tarihi 1860’lara uzanıyor. Bu giyim tarzı İspanya’dan Avrupa’ya yayılmış, Fransız terziler de ilk defa ceket, pantolon ve yeleği aynı kumaştan dikmeye başlamışlar.

Bize ise takım elbise Tanzimat’la gelmiş. Önce memurlar giymeye başlamış. Hatta uzun süre tereddüt yaşanmış, acaba ahali ne der, nasıl bakar bu “gâvur” icadı tuhaf kıyafete diye kara kara düşünmüşler. Sonra Sultan 2. Mahmud’un aklına bir fikir gelmiş. Saraydan iki kişiye, Hüsnü ve Aydın beylere birer setre pantolon giydirmiş, salmış çarşıya. İki memur ahalinin arasına karışmış. Tepkiyi ölçecekler. Kalçaları soba borusu gibi daracık bir kumaşın içinde sıkışmış tuhaf bir kılıkla dolaşan iki “serseriyi” gören ahali, “Eski köye yeni âdet mi getiriyorsunuz bre zındıklar” deyu üzerlerine varmış! Bir parçalanmadıkları kalmış. Hatta hadise büyümüş, padişah efendimizin bu densizleri cezalandırmasını istenmişler. Kendi fikri olduğunu ahaliye çaktırmayan padişah efendimiz de, ramazan günü oruç yiyip çarşıda gezme suçunu işledikleri bahanesiyle iki sevgili memurunu payitahttan sürmüş.

Ama yenilik bir kez ahalinin arasına çıkmış, dolaşmış, gayri kimse önüne geçemez. İşte o günlerden bugüne, vekilden bürokrata, mafya babasından damat adayına her meşrepten, her görüşten insanların vazgeçemediği bir kıyafet olmuş.

Ama bu yazıyı okuyanlara naçizane tavsiyem:

Takım elbiseyi hangi markadan alırsanız alın, asla bir mankenin üzerinde durduğu gibi durmayacak, üzülmeyin. Ha, kumaş ne kadar pahalıysa o kadar iyi durur, bunu da bilin! Bir de en kötü terzi, en iyi konfeksiyondan iyidir.

Sahi, ben “Erkekler neden takım elbisesine iddiaya giriyorlar”ın cevabını arıyordum, değil mi? Nereden nereye...

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 02 Nisan 2018 Pazartesi 14:27
    sıcacık bir yazı olmuş bu tür yazıları okurken dinleniyorum
Kalan karakter : 300