Bir filmde yağmur yağıyorsa, o sırada dışarıda da yağmur yağıyor anlamına gelmez. Film kurgulanmış bir şeydir, yağmur ise bir doğa hadisesi. Ama eğer bir filmde yağan yağmur, dışarı çıktığında da şehirde yağmur var duygusunu sende uyandırmışsa, sanatın gerçeği hayatın gerçeğinin önüne geçmiş demektir ki, o film hayattan da gerçek demektir.

*

Yağmur zengine ayrı, fakire ayrı yağar. Zengin için, yağmurla beraber romantizm başlar. Evinin camlarını kamçı gibi döver yağmur, verandada, çinko damda sevdiği sesleri çıkarır. Havuzunda baloncuklar yapar, şömineye biraz daha odun attırır.

Zenginsen yağmuru tatlı tatlı seyredersin.

*

Fakirsen yağmur senin imanına yağar. Hele bodrum katında oturuyorsan, evini alır götürür. Anılarını siler. Camlarını kamçı gibi dövmez, kamçı olur bedenini döver, sel olur her şeyini alır. Romantik değil, bir felaket anıdır o an.

Fakirsen yağmuru seyretmez, öfkeli öfkeli onunla dövüşürsün.

*

Fakir, fakirlik kokar. Rutubet kokar. Bodrum katı kokar. Kavrulmuş soğan kokar. Islak yer bezi kokar. Yaşadığı yer kenef kokar. Yüzlerce yıllık bir kokudur, kuşaktan kuşağa geçer. Derinin altına sinmiştir. Oradan çıkmaz. Nereye giderse gitsin, fakir kokusunu beraberinde götürür. Bütün fakirler aynı kokar. Pis bir koku değildir bu, sadece rahatsız edicidir. Fakir fakirin kokusundan rahatsız olmaz. Sadece o kokuyu bilmeyenler rahatsız olur ondan. Evin kaç bireyi varsa hepsi aynı şekilde kokar. İrsidir sanki.

*

Zenginle fakirin telefonu aynıdır. Hatta bazen fakirin telefonu zenginin telefonundan daha havalıdır. Fakir telefonu daha hınzırca kullanır, zengin için telefon iletişim aracıyken, fakir için bazen suç işleme aracına dönüşür. Fakir de, zengin de birilerini tehdit edecekse, telefonun “gönder” tuşuna basmakla tehdit eder.

*

Fakirin özgüveni zenginde yoktur. Fakir özgüvenini zekasından alır. Ancak bu özgüven ve zeka çoğu zaman yaratıcı bir buluşa yol açmaz. O zekanın bulduğu çoğu şeyi işlevli kılan zenginlerdir. Misal fakir yemeği icat eder, zengin ona çeşni kadar.

*

Zenginin her şeyi vardır. Çok güzel bir evi vardır. Çok pahalı birkaç arabası vardır. Köpekleri vardır. Çocukları vardır. Çoğu zaman güzel veya yakışıklı bir eşi vardır. Her şeye sahip olduğunu sanır ama aslında hiçbir şeyi onun değildir.

Evi hizmetçinindir. Arabası şoföründür. Çocukları bakıcınındır. Bahçesi bahçıvanındır.

*

Zengin para için çalışmaz, para zengin için çalışır.

*

Fakir para için çalışır. Çalıştığı pek para etmez.

*

Fakir ne kadar yemek yerse yesin daima açtır. Karnı bir türlü doymaz. Kolay kolay şişmanlamaz.

*

Zengin dünyada ne kadar güzel şey varsa hepsini yaşamak ve yemek için daha çok para kazanır. Bir süre sonra kazandığı paranın önemli bir kısmını, yediklerini geri vermek için harcar.

*

Zenginin sesi yüksektir. Bağıra çağıra konuşur. Fakirin sesi kısıktır, alçak sesle konuşur.

*

Zengin, çalışanlarının her şeyini didik didik etmez ama fakir patronunun her şeyini merak eder. Geçmişini, nasıl zenginleştiğini, kimlerle ilişkisi olduğunu, geleceğini...

*

Zengin empati kurmaz, alttan almaz, karar verdiyse onu yapar. Yanında çalışan kim olursa olsun, günü geldiğinde onu kovmaktan imtina etmez. Nelere yol açtığını düşünmez. O sırada tehlikeyi bertaraf ettiğini düşünür.

*

Fakirin gururu, zenginin parası gibidir. Kırılan gurur her şeyi yaptırır fakire, azalan parası da zengine aynı şeyi yaptırır.

*

Zengin harcarken paranın hesabını yapmaz. Ama çalışanına karşı çok ince bir şekilde her kuruşun hesabını yapar.

*

Fakir hiçbir şeyi olmayan kimse değildir. Elinde olandan daha çok isteyen kişidir.

*

Zengin plan yapar, fakir hayal kurar. Fakir çoğu zaman hayal ile planı birbirine karıştırır. Fakirin planı düzdür, dolambaçlı, karmaşık, birçok sonucu hesaplanmış iyi bir plan, fakirin kıvrak zekasına fazla gelir. En kısa yoldan sonuca gitmeye bakar. Çoğu zaman bu plan işlemez, felaketlere yol açar.

*

Sanıldığı gibi zenginin hayatı tekdüze, fakirin hayatı romantik değildir. Fakirliğin romantizmi, toplumcu gerçekçi edebiyatın bize attığı bir kazıktır. 

*

Fakir inatçıdır. Kafasına bir şey koydu musonuna kadar gider.

*

Fakir fırsatçıdır.

*

Zengin züppedir.

*

Fakir çaresizdir.

*

Zenginin dağarcığında umut kelimesi yoktur.

Zenginin tam tersine, umut yoksa fakir hepten aç kalır.

Umut fakirin ekmeğidir.

*

Zengin ile fakir birbirinin arka yüzleridir. Zengin fakirleşebilir, fakir zenginleşebilir. Fakirlik kader, zenginlik kalıcı değildir. Zenginken fakirleşen daha acımasız olur, fakirken zenginleşen daha cömert olmaz.

*

İnsanın en zalimi, zenginken fakirleşenidir.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!