Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ülkemizdeki son gelişmelerden dolayı piyasaları yazmaya ne zaman,ne de istek duyuyordum.Ancak gerek finansal piyasalar,gerekse üretime dayalı sektörlerde faaliyetler devam etmekte...Bizlerinde işlerine dört elle sarılıp bir şeyler üretmek ve ülkemizi daha iyi bir yere getirmek için çalışmak(her alanda) görevimiz.Gelelim kaldığımız yerden piyasalara Özellikle finasal piyasalardaki coşku ve yukarı gitme sevdası görülmeye değer.29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle kapalı olan piyasalarımızda işlemler,Salı günü itibarıyla tekrar başlayacak. Gelin,dünya piyasalarına ve buna bağlı belli başlı gündem maddelerine bir göz atalım. Borsalardan başlayacak olursak,karşımıza şöyle bir manzara çıkmakta; Asya Borsalarında,Nikkei(Japon Borsası) endeksi 16,700 seviyesine(%1,17’lik yükseliş) ulaşırken,Heng Seng(Hong-Kong Borsası) endeksi 31,586 seviyesine(%3,89’luk bir seviyeye) geldi.Pazartesi akşamı itibariyle bu seviyeye ulaşmalarındaki en önemli beklenti ise yine FED(ABD Merkez Bankasının) Çarşamba günü yapacağı toplantıda faizleri aşağı çekeceği beklentisi görülmektedir.Ayrıca Japonya da açıklanan kar rakamları(Nissan gibi) beklenenden iyi gelmesi de uzak doğudaki borsaları olumlu etkilemektedir.Avrupa piyasalarına baktığımızda ise(yazının kaleme alındığı zaman itibarı ile),Dax(Almanya) endeksi 8,000 seviyesinin üstüne çıkmış,FTSE(Londra Borsası) ise,6,691 puan seviyelerine yükselmiş durumdadır.Dow(New York borsası) endeksi ise,13,858 seviyesi ile tekrar 14,000 direncine doğru hareket halindedir.

        Borsalar,Çarşamba günü FED’in faiz indirimi yapacağına ait beklentiyi peşin peşin satın almaya başlamışlardır.FED cephesinden bakıldığında ise ABD’nin makro verilerinin oldukça karışık gelmesine karşın,likidite ve tutulu satış(mortgage) piyasasındaki problemler ile büyük fon ve bankaların FED üzerindeki faiz indirimi baskısı da tam saha sürmektedir.Bu sefer ki faiz indirimi(olursa) 0,25 puan seviyesinde gerçekleşebilir.Öte yandan tutulu satış piyasasındaki kredilerin yarattığı zarar ve şirketleri kurtarmak amacıyla oluşturulmaya uğraşılan 50-80 milyar dolarlık fonun geleceği de piyasaları olumlu veya olumsuz olarak etkileyecektir. Fonun büyüklüğü oldukça düşündürücü olup,bazı analistler tarafından fon oluşturulması olumlu karşılanmamaktadır.En azından 2007 yılını kazasız atlatmaya çalışan uluslar arası piyasalar ellerinden geleni yapmaya çalışmaktadır.

        Diğer hareketli bir cephe ise petrol fiyatlarıdır.Petrol varil fiyatları spot piyasada 93 dolara ulaşmıştır.Kuzey yarım kürede kışa giriliyor olması,OPEC ve İran’ın petrol fiyatlarının pahalı olmadığı iması da spekülatörlerin ekmeğine yağ sürmüştür. Kısa vadede petrolde ufak düzeltmeler görülse de varilin 100 dolara çıkması şaşırtıcı olmayacaktır. Türkiye açısından bakıldığında,petrol fiyatlarının artması ödemeler dengesinde olumsuzluklara ve yurtiçinde zamlara yol açacaktır.Bu gelişmelerin enflasyona etkisi ise 3-4 ay sonra hissedilecektir.Öte yandan petro-dolarların(petrolden kazanılan ve genelde Arap sermayesi kaynaklı),kısa ve uzun vadeli yatırım için Türkiye’yi de cazip bulmaları olumlu olarak algılanabilir.

        ABD Dolarındaki kan kaybının Euro’nun değerinin artması ve pariteninde 1,4430’lara Ulaşması AB için yeni sorunların başlangıcı olabilir.(Özellikle dış ticaret de) Altın ise belirsizlik artışı ve piyasalarda fazla fon bulunmasının da etkisiyle son 28 yılın en yüksek seviyesi olan 794 dolar/ons fiyatına ulaşmıştır. Bakalım bunca iç,dış gelişme,toz duman arasında bizim piyasalarımız ve makro dengelerimiz nasıl şekillenecek. Tüm Habertürk okurlarının Cumhuriyet Bayramlarını kutlar,nice 84 yıllara ulaşılmasını dilerim.

        mustafaaskin@haberturk.com

        Diğer Yazılar