Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Artık Corc’u tanıyorsunuz.Uluslararası fon yöneticiliğini yıllardır başarıyla yapan bir finansal tetikçi.ABD’den uluslararası finasal piyasalara bakılınca durumu nasıl gördüğünü bana iletir.Zaman zaman farklı bakış açılarını sizlerle Paylaşıyorum.İşte piyasalardaki rahatsızlık ve olası gelişmeler konusunda yapılan değerlendirmelerden bazıları;

        1.ABD Dolarının Değer Kaybı:Klasik bir bakış açısıyla yaklaştığımızda, çifte açıkla(cari ve dış ticaret açığı) uzunca bir süredir ayakta kalan ABD ekonomisi makro açıdan bakıldığında zorlanmaktadır.Enflasyon-Büyüme-İşsizlik-Dış Ticaret dengesizlikleri arasında ‘en kabul edilebilir’ dengeyi bulmaya uğraşan ekononomi,artık kredi ve değerleme-derecelendirme sorunuyla da karşı karşıya bulunmaktadır.

        2.FED ve Faiz Politikası:FED o kadar çok değişken içinde en kabul edilebilir politikaları bulmak için uğraşmaktadır.Faizleri yükselttiğinde,büyüme,işsizlik, ihracat ve finansal piyasalardaki sorunu büyütmekte,indirdiğinde ise,enflasyon doların değer kaybının hızlanması,büyümeye bağlı ısınma sorunları ile karşı karşıya kalmaktadır.Kısa vadede düzelme eğlimine giren bazı ekonomik göstergeleri olmasına karşın,artan askeri harcamaları ve enerji fiyatları yine ekonmiyi zorlayacaktır.FED ‘aşağı tükürsem sakal,yukarı tükürsem bıyık’ ikilemiyle karşı karşıya kalabilir.

        3.Derecelendirme-Değerleme ve Kredi Sigortaları Sorunu:Gayrimenkul piyasında başlayarak,kredi,banaka ve değerleme şirketlerine uzanan hatalar zinciri henüz boyutu tam olarak anlaşılamayan bir buzdağıdır.Değerleme şirketlerinin yüksek ekspertiz yaptığı pek çok taşınmazın fiyatının doğruyu yansıtmadığı(aşırı yüksek) olduğu çok dile getirilen bir gerçeğe dönüşmüştür. Bu sistemde ederi 100.000 ABD Doları olması gereken bir evin, 200.000 Dolar olarak değerlenen fiyatı,görünüşte hem banka(daha fazla kredi satacağından) Hem değerleme ve emlak şirketlerince(daha fazla komisyon sağlanacağından) Hemde kredi piyasasında,kredi sigortası yapan şirket ve yatırım ortaklıkları tarından(daha fazla gelir sağlanması) yüzünden ‘normal’ karşılanmıştır. Ancak bu ‘saadet zinciri’ en zayıf halkası olan ücretili çalışanların,taksitlerini ödeyememesi(aksatması) ve buna bağlı çıkarılan finansal varlıkların fiyatlarının ani düşmesi ile global ekonomiyi olumsuz etkilemiştir. Öyleki,Çinden,Almanya’ya,Japonya’ya,İngiltere’ye,Suudi Arabistana kadar pek çok ülkenin onlarca fonu,bankası bu tip finansal varlıklara yatırım yapmış veya kredi sağlamışlardır.Para bolluğunun verdiği çoşkuyla göz ardı edilen risklerde Artık kabul edilemez noktalara gelinmiştir. Pek çok banka ve finansal kurumun,notlarında(derecelerinde) indirime gidilmesi olağan karşılanmalıdır.Düşen karlılıkla birlikte bu etkiler hisse senedi piyasalara olumsuz yansıyacaktır. Hatta zamanında ‘yanlış’ notlar veren kredi derecelendirme kuruluşlarının güvenilirlikleri de tartışma konusu olmuştur.

        4.Uluslararası Ticaret ve Finansal İşlemlerde Dolardan Kaçış:Uluslararası işlemlerde en çok kullanılan para birimi olan dolar artık bu ünvanını euro’ya kaptırmaktadır.Dolardaki istikrarsızlık ve bazı politik nedenlerden ötürü, ellerinde çok büyük değerlerde dolara dayalı varlık bulunduran,Çin,Japonya Rusya,Arap Ülkeleri ve bazı petrol ihraçcısı ülke, yavaş yavaş euro,İsviçre frangı,yen gibi para birimlerine kaymaktadırlar.Bu da dolardaki hassas dengeleri zorlamaktadır. Gelecek yazıda bu değişimlerin Ülkemiz etkilerini irdelemeye çalışacağız.

        Diğer Yazılar