Çok 'gizli' şekersin çok
Her şey geçtiğimiz hafta başladı. Burada da bir kısmını yazdım; ayılmalar bayılmalar, iş yerinden hastanelere taşınıp serumlanmalar...
Sonuçta bir şekilde kendimi Çapa'da, Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz'ın karşısında buldum. Doktor Bey, daha hiçbir sonuç görmeden, "Muhtemelen Reaktif Hipoglisemisin" deyiverdi! Ardından da tam da gazetenin 1. yıl kutlamalarının olduğu gün, beni yıllardır korkup kaçtığım gizli şeker yüklemesine gönderdi.
Ama hiç de anlatıldığı kadar korkunç değilmiş meğer.
Akşam saat 21.00'den sonra bir şey yemiyor, sabah da elinde bir limon, bardak ve sana verilen dozda glikozla hastaneye gidiyorsun.
Mesela saat 8.30 kanın alınıyor, sonra o glikozun içinde olduğu şekerli limonata tadındaki şeyi içiyorsun... 4 saat kontrol altındasın, bir şey içmek-yemek yok. Her yarım saatte, sonrasında da saatte bir, toplam 7 kere kan alıyorlar...
BEETHOVEN GİBİ
Ben arada kendimi acayip iyi hissettim, ancak, her şeyin bitmesine yarım saat kala, sürekli "Ben iyiyim ya sen işine git" dediğim refakatçimin önünde bir bayılma provası yaptım.
Terliyorum, dünyam dönüyor, kalbim hızla atıyor, nefesim daralıyor... Herkes başıma toplandı, elime koluma bir şeyler batırıldı. "Şeker 54" diyorlar. Arkadaşımı yiyecek almaya gönderiyorlar. Ağzımı açabildiğim ilk anda "Çok açım" diye haykırdım, "N'olur bana yemek verin". Hayatımda o kadar aç hissettiğimi hatırlamıyorum! Kesme şekerli sular içirdiler, bir yarım tostu "yuttum", üzerine de bir tepsi ev yemeği yediğimde anca ayıldım.
Ve üzerine anladık ki gizli şeker hastasıyım. Önce "bu da kötünün iyisi, önlem alıp şeker hastası olmanın önüne geçebilirim" diyorum ama...
Her yediğinin fotoğrafını çeken, yemek günlükleri tutan, lezzet peşinde oradan buraya giden, hayatında diyet yapmamış, ne yerse yesin kilo almamış birine "perhiz" reva mıdır?
Beethoven için sağırlık ne ise, benim için de "perhizli" bir yaşam odur.
Artık Deniz Palas'ın tepesindeki X Restoran'da zeytinyağlı enginar, kurutulmuş domates ve kapari ile taçlandırılmış ızgara karides (28 TL), üzerine yakında Şişhane'deki Big Chiefs'te kestaneli beyaz çikolatalı sufle (11 TL) yiyemeyecek miyim?
İŞTE PERHİZ
Bu arada doktorumdan şarap tadımı için izin aldım. Şekerli içkiler içmeyecekmişim. Kilo da verdirecek programım belki kiminin işine yarar paylaşayım.
Sabah: 2 dilim kepekli/tahıllı ekmek, 1.5 dilim peynir, meysim yeşillikleri domates ve çay. Haftada 2-3 gün yumurta.
Ara öğün: 1 dilim ekmek ile diyet peynir
Öğle yemeği: 5 yemek kaşığı sebze yemeği, 2 kaşık yoğurt ya da 1 bardak ayran, 2 porsiyon yağsız salata, yanında 2 dilim esmer ekmek ya da 5 yemek kaşığı makarna ya da 4 yemek kaşığı pilav.
Ya da
1 porsiyon soğuk et, 2 dilim ekmek, 2 porsiyon salata.
Ara öğün, saat 16.00 gibi: 2 dilim ekmek, 1 dilim peynir (kepekli tost ya da sandviç), diyet içecekle.
Akşam: 1 birim (avuç içinden az büyük) ızgara et, haşlanmış ya da ızgara sebze, 2 porsiyon salata, öğle yemeğindeki ekmek/makarna ya da pilav bileşimiyle
Akşamki ara öğün: 1 dilim ekmek, krem diyet peynir/ yağsız süt ya da yoğurtla ya da bir porsiyon meyve ile.
Zeytinyağı yok, tatlı yok, meyve de çok az! Hadi bakalım hayırlısı