Metroda müzik yapmak ister misiniz?
Kulağımda bangır bangır müzik; apartman merdivenlerinden çıkarken bir Guns N' Roses klasiği olan "I Used to Love Her"e eşlik ediyormuşum meğer. O sırada, sonradan "müzik kulakları" olmadığına kanaat getirdiğim komşularımla burun buruna geldim. Ve o an ile bana, "ses tonunla bünyemizdeki birkaç ayarla oynadın" muamelesi yapmaları bir oldu!
6 yaşında mandolin kursunda "kötü çalanlar grubu"na ayrılmamın etkisini henüz üzerimden atamamışken, bunu da kaldıramazdım. Ama bir kapı kapanırken diğeri açıldı...
Olayın birkaç gün ardından internette, metro saatlerine bakarken "Metroda Müzik Yapmak İster misiniz?" duyusunu görmez miyim?
İSTASYONUNU SEÇ
"İstanbul Metrosu'nda müzik yapmak isteyenler 0212 297 56 31 numaralı, Aksaray-Havalimanı Hafif Metro Hattı'nda müzik yapmak isteyen başvuru sahipleri ise 0212 568 99 70 telefonu arayabilirler, info@istanbul-ulasim.com.tr adresine de e-mail atılabilir" yazıyordu...
Hemen aradım numaraları... Kurumun bu konudaki halkla ilişkiler sorumlusu Ömer Olçak "Bir grup arkadaşım metroda müzik yapmak istiyor. Ne yapmalılar?" soruma yanıt verdi.
Önce hangi metro istasyonunda, hangi zaman aralıklarında müzik yapmak istediğinizi belirtiyorsunuz. Adli sicil kaydınızı, nüfus cüzdanınızı, 2 adet fotoğrafınızı götürüyorsunuz.
BİZİ METRODA GÖRÜRSENİZ PARA ATIN!
"Başvuranları sınavdan geçirmiyor musunuz?" diye sordum "Yolcuların müzikten rahatsız olmasını istemeyiz. Belli seviye tuturmak için önce biz dinliyoruz. Arkadaşlarınız Esenler'e, Ulaşım A.Ş.'ye gelirlerse, uygun yer ve saatleri ayarlayabilirsek müzik yapabilirler" dedi.
Gazetedeki "grup arkadaşlarımı" aradım. Öğle aralarında Talimhane metrosunda müzik yapmak istediğimize karar verdik; sicil kayıtlarımız, fotoğraflarımız da hazır.
Sağlık editörümüz Ceyda Erenoğlu Türk Sanat Müziği, ben rock yapmak, Kadir Kaymakçı ise "Tom Waits" söylemek istiyor; kim solist, kim ne çalacak o da belli değil. Ama önemli olan istek değil mi?
Bu arada ilgi görmezsek, yanıtımız da hazır: Yıllar önce dünyanın en ünlü keman virtüözlerinden Joshua Bell de Washington'da bir metroda, 3.5 milyon dolarlık bir kemanla 43 dakika boyunca müzik yapıp sadece 32 dolar 75 sent toplayabilmişti! Ve iddiaya girerim, bizim pek çok "ünlü" sanatçımız Washington Post Gazete-si'nin önerisi üzerine böyle bir deneme yapan Bell kadar cesur olamazdı.
Dikkat! Kenan Erçetingöz ödül verebilir
Geçen perşembe akşamı eski bir dostla yemek, Ortaköy'deki Angelique adlı mekânda başka dostlarla buluşmaya dönüştü. Ardından dostlar hatrına Sortie'ye geçildi. Sortie'ye girişimizden yarım saat kadar sonra ortamdaki dev ekranlar açıldı ve "kırmızı halı müziklerinden biri" bangır bangır çalmaya başladı.
Ekranlarda görünen Kenan Erçetingöz, Saba Tümer ve Ayşe Özyılmazel'in mekâna girişiydi. Üçlü bir yere geçti; arkalarına da "gecce mavisi" elbiseleriyle, ellerinde ödüller tutan 12-15 genç kız dizildi. Ve Erçetingöz, "Biz bu sene gecce.com'un ödüllerini mekân mekân gezerek dağıtıyoruz. Biraz önce de Nahide'deydik. Öğrendik ki ödül vereceğimiz insanlar 'tesadüfen' buradaymış" diye bir anons yaptı.
HERKES "GİBİ YAPARKEN"
İlk 5 dakika herkes "şaşırmış", "bilmiyormuş", "tesadüfen oradaymış", "gibi yaparak" sahneye ağır ağır çıktı ve ödüllerini aldı. Erçetingöz de "Hiçbir plan yok" diye birkaç kez tekrarladı! Ama biraz sonra mekânın konukları sıkıldı, ödüller inanılmaz bir hızla verilmeye başladı. Sonuçta "Guerilla Marketing" - "Gerilla Pazarlama"nın bir türü olabileceğini düşündüğüm "Gerilla Ödül Vermenin" ilk örneği de Kenan Erçetingöz tarafından yurdumuzda tatbik edildi. Erçetingöz'ün Oscar komitesine alınması hayaliyle söylüyorum: Mekân basıp ödül vermek, gördüğüm en absürt şeylerden biriydi.