Bayramda dükkân açık, samimiyetsiz kutlamaya kapalıyız
Baştan söyleyeyim... Belki 2011 burç yorumlarını okuyup bu sene de "Oğlak'ların sürüneceğini öğrendiğimden (2010 sonuna kadar aşkı buldunuz, buldunuz yoksa bir yıl daha size gün yüzü yok Oğlaklar!), belki de tüm bayram çalışıyor olacağımdan biraz asabiyim...
Kimse "Aaa bayramda da çalışıyor musunuz?" diye de sormasın lütfen; bayramlarda seyranlarda yılbaşı kutlamalarının sonrasında okuduğunuz gazeteleri leylekler getirmiyor; birileri çalışıyor. Hal böyle olunca da insan "ekstra samimiyet" arıyor...
'TATİLCİ' PERŞEMBEDEN TEBRİK EDER!
Bayram salı, "tatilciler" perşembeden atıyorlar bayram mesajlarını! Ya da geç kalmış olanları cuma akşamüzeri dolduruyorlar elektronik posta kutularımızı; hiçbir anlam ifade etmeyen, sempati ya da sıcaklık hissettirmeyen laf kalabalıklarını.
Yarın da "toplu cep telefonu mesajları" başlayacak atılmaya; yine üzerime alınmayacağım, yanıt da vermeyeceğim, yanıt vermemem de mesajı atan arkadaşımı şaşırtmış olacak! Nedense?
A-ha buradan söylüyorum: Birileri "Eski bayramları unuttuk" muhabbeti yapacağına aileler çocuklarına "Kutlama nasıl yapılır"ı öğretse, "samimiyetsiz yarım ağızla yapılacak işler, hiç yapılmasa daha iyidir" gibi öğretileri birileri birilerinin aklına soksa; çok daha yararlı olacak.
Uşak Cezaevi'nden Kenan Demir, benim her yurtiçi ya da yurtdışı seyahatimde "kendime" kart attığımı da anlatan yazımı okumuş; cezaevinden bana faks çekip "gerçek" bir mektup ve yüzde yüz samimiyetle bayramımı kutlamış; bu da bana yeter. Baştan söyledim, belki biraz asabiyim ama içtenlikle, bayramınızın ve sonrasının "istediğiniz gibi" geçmesini dilerim...
İstanbul'a da bir 'cinsel taciz haritası' lazım
Mısır Kadın Hakları Merkezi, cinsel tacize uğrayan kadınların gönderdikleri SMS mesajları ve elektronik postalarla, başkent Kahire'nin cinsel taciz haritasını çıkardı.
İnternette "http//harassmap.org" adresinden yayımlanan harita, Kahire'de kadınlara yönelik cinsel tacizleri duyuruyor. Taciz şekli, zamanı ve yeri cinsel taciz haritasında ayrıntılı olarak yer alıyor. Taciz raporları da bu haritada aylık olarak gösteriliyor. Bence uygulamanın bir benzeri Türkiye'de de, özellikle büyük şehirlerde yapılmalı.
Hatta bunu kadın haklarını savunan örgütlerden önce emniyet müdürlükleri yapmalı ki, resmi bir tarafı da olsun, bir şeyler kontrol edilebilsin.
Son dönemde Beyoğlu'nda uygulanmaya başlandığını öğrendiğimiz ve benim fazlasıyla "ayrımcı" bulduğum "bonus" yöntemi de esas bu iş için kullanılmalı. "Tinerciyi yakalayınca 5, uyuşturucu kullananı yakalayınca İ0 puan, transseksüeli yakalayınca 20 puan (!) kazanan, 100 puanla da tatile gidebilen polis, tacizciyi yakaladığında 30 puan alsın ki biraz olsun rahata erelim."
Açık artırmayla dövme!
Fatih Serdaroğlu, bir dövme sanatçısı. Bu konuda bir kitap da yazmış ve sanırım sanatını Eskişehir'de icra ediyor. Çevrede "çok fazla" görmekten olsa gerek benim dövme hevesim geçti de, Serdaroğlu'nun şu duyurusu ilginç geldi: "Bu Michelangelo tablosu (The Creation of Adam-Adem'in Yaradılışı) 500 TL'den açık artırmaya çıkmıştır. Sırta büyükçe yapılacaktır! 7 gün süre."
Tablo muhteşem, dövmesi de öyle olabilir. Ama iş zor, açık artırmanın açılış fiyatı böyle bir dövme için çok iyi. Peki Serdaroğlu'nun amacı ne? "Kimsenin yapmadığı ünlü bir tabloyu birinin vücuduna işleyerek farklılık yaratmak".
Bence amaç iyi, sanat güzel; hem açık artırmanın sonucunu, hem de dövmenin vücut bulmuş halini merakla bekliyorum.