Nil'in videosu ağır 'esinlenme' çıktı!
İNTERNET, Türk popüler görsel sanatlarına yapılmış en büyük darbe oldu. Eskiden millet yurtdışında izleyip izleyip istediğini 'kendi üretimi' diye burnumuza dayıyordu. Ama artık internet sonrası o kadar kolay olmuyor bu işler. Geçen hafta Nil Karaibrahimgil'in 'Dumadum' şarkısına çektiği videodan övgüyle söz etmiş, küçücük özgün bir fikrin nasıl da bu kadar büyük göründüğünden ve insana nasıl keyif verdiğinden bahsetmiştim. Ancak bu rüyadan uyanmam çok uzun sürmedi. Radyocu okurum Pınar Büyükkara gönderdiği bir video linkiyle hayallerimi suya düşürdü. Lakin hava dolup boşalan balonların bir videoda kullanılması fikri ilk kez 28 Aralık 2007 tarihine denk geliyor. Led Zeppelin'in solisti Robert Plant ve country tarzı müzik yapan Alison Krauss'un düet yaptığı 'Gone Gone Gone' isimli bir şarkının videosunda beyaz zemin üzerinde bu balonlar eşliğinde şarkı söyleniyor. Yani Nil Karaibrahimgil'in videosunu kim çektiyse bu fikirden esinlenmiş gibi duruyor. Klibi kimin çektiği Nil'in resmi sitesinde belirtilmiyor. Zaten sitede bu klip de bulunmuyor. Gerçi fikri geliştirmişler, açık havaya çıkarıp Nil'i de balon yapmışlar. Üstelik videa hâlâ güzel duruyor. Ama özgün bir fikrin seksapeli yok artık bu klipte. Ne yapalım kısmet değilmiş.
Kadınları eve kapatıp, Bihter'i recm edelim!
BİLMİYORUM farkında mısınız ama tekstil ve konfeksiyon sektöründe çalışan kadınların ilginç bir sıkıntısı var gündemde. 16 Mart 2009 tarihinde bu iki sektör de 'Ağır ve Tehlikeli' yönetmeliğine dahil edilmiş. Bununla beraber de sektör, iki ilginç konu ile karmaşaya sürüklenmiş. Biri, tehlikeli ve ağır işlerde çalışan kadınlara verilmesi gereken ayda beş günlük regl izninin ne olacağı, diğeri de sektörde çalışan tüm işçilerin mesleki eğitim almış ve eğitimi belgelemiş olması şartı. Birinci konu benim daha çok ilgi alanıma girdi. Bu yasayla ayda 25 gün çalışabilecek olan kadın işçiler, işlerini veya maaşlarını koruyabilecekler mi? Rekabet şartlarının çok ağır olduğu tekstil sektöründe, erkek işçilerle omuz omuza ve aynı verimlilikle çalışan kadınlar şimdi bu yasayla beş gün geri mi gidecekler? Bunu kazanılmış hak olarak görenler sadece rüya görüyor. Çünkü patronlar artık eleman işe alırken 25 gün çalışabilen kadın yerine tabii ki 30 gün çalışan erkekleri tercih edeceklerdir. Kadına da evin yolu ve belki de bu vesileyle 2-3 çocuk daha yapma yolu görünecektir. Biz kadınların özgüveninin, yaşamsal eşitliğinin, kendimizi gerçekten birey gibi hissetmemizin garantisi işlerimiz böyle böyle elimizden alınırsa işin sonu nereye varır? Hatırlarsanız belli sayının altında eleman çalıştıran yerlerin kreş açma zorunluluğu da kaldırılmıştı geçen yıllarda. Vurun kadına, kapatın kadını eve. Oldu olacak Aşk-ı Memnu'nun sonunda intihar edecek olan Bihter'i de 'recm' cezasıyla öldürelim ki kocasını aldatan tüm kadınlara 'ibret' olsun. Kadını sindirmenin, erkeğe muhtaç etmenin bin bir yolu var nasılsa...
Ne şarkı yazmışsın be Orhan Baba
NE zaman Vodafone'un yeni reklamına denk gelsem bir an müzik kanalındayım sanıyorum. Hemen televizyonun sesine yükleniyorum. Orhan Gencebay ve orkastrası 'Dil Yarası' şarkısını çalmaya hazırlanıyor çünkü. O muhteşem dinginlikteki melodi, kemanların hüznüyle çalmaya başlıyor. Orhan Gencebay konuşmaya başlayınca da heyecanım böğrümde kalıyor. Ne bitmeyen, nasıl bıkılmayan, eskimeyen şarkılarmış bunlar yahu? Dil Yarası, hem sözleri hem de müziğiyle Orhan Gencebay'ın hayata naif bakışını, kırılganlığını anlatan bir şarkıdır. Müzikal dehası da her notada biraz daha dökülür ortaya. Bazen sıkıldım zannederim. Ama ne zaman kalbim kırılsa, aşkta yenilsem, hayat canımı acıtsa patlatırım bir Dil Yarası, Batsın Bu Dünya, Akşam Güneşi, Dertler Benim Olsun... Heyy be, acı çekmenin tadı Orhan baba ile başkadır. Bir yandan da içlenirim, keşke bu şarkıların ilk çıktığı günlerde aklım erseydi ve o Türkiye'yi doyasıya yaşasaydım, açık hava sinemalarında çekirdek çitleterek o kültürü paylaşabilsem isterdim. Ama Orhan Baba sağolsun. Şarkıları onun nesli ile bizimki arasında bir köprü görevi görüyor. Bu arada kimse de çıkıp "Şarkılarını iki kuruşa reklamcılara satmasın" demesin. Hiç değilse yeni nesiller bir şeyleri fark ediyor. Bu şarkıları yapan adamın hakkıdır müziğiyle para kazanmak.
Canım Ailem'e de bize de haksızlık bu!
DÜN gece Canım Ailem yoktu atv'de. Yerine Nurgül Yeşilçay'ın yeni dizisi konacakmış. Canım Ailem'in ise akıbeti henüz tam olarak belli değil. Çünkü televizyon yazarları Mesut Yar ve Yüksel Aytuğ iki ayrı adres gösteriyorlar. Mesut Yar, Canım Ailem'in haftaya aynı yer ve aynı saatte yayınlanacağını, Aytuğ ise cumartesi akşamı yayınlanacağını iddia etmiş dünkü köşelerinde. Ne olursa olsun bu bir hatadır. Canım Ailem izleyicisini hiçe sayıp, yeni başlayacak diziyi tutturmak için izleyiciye yapılan bir ayıptır. Buradan sadece Canım Ailem'in rakibi Kanal D dizisi Geniş Aile kazanır gibi görünüyor.
- İstenmeyen SMS de tekno taciz sayılmalı11 yıl önce
- Tabii bizim şarkılarımız beleş, çalın çırpın!11 yıl önce
- Popstar'ın tanıtımını Ahmet Kaya'nın sırtına yüklemek çok ayıp!11 yıl önce
- Pardon laleler Hollanda değil Konya'danmış11 yıl önce
- Hırsızınkini ödüyoruz engellininkini niye ödemeyelim11 yıl önce
- Milli Takım'ın başarısına sevinen tek kadın yok mudur?11 yıl önce
- İstanbul'un sembolü lale midir?11 yıl önce
- Ülkedeki tüm 'akil'ler adam mı?11 yıl önce
- Beni tanımayan SMS istiyorum11 yıl önce
- Mutlu olmak için et mi gerekirmiş yahu?11 yıl önce