THY hostesinin etek boyu = Türk kadınının iffeti
DÜNYANIN en prestijli havayolu şirketlerinden birine sahibiz.
Adı koca, filosu koca başka havayolu şirketlerinin uçaklarına bindiğiniz anda THY'nin yakaladığı yüksek standartlar daha kolay anlaşılır.
THY uçağına binince içi açılır insanın. Yemekler, uçakların temizliği, vesaire önemli detaylardır ama uçağa ilk adım attığınızda önce güleryüzlü kabin görevlileriyle göz göze gelirsiniz.
EVE VARMIŞ GİBİ
Hele de son birkaç günü yurtdışında geçirmiş ve evinizi deli gibi özlemişseniz o uçağa adım atmak eve gelmiş olmak gibidir.
Son dönemde THY özellikle pazarlama alanında çok olumlu işler yaptı.
Dünyaca ünlü sporcularla yapılan reklam ve sponsorluk anlaşmaları dünyanın dört bir yanında ilgi çekti.
Kuşkusuz gurur duyuyoruz ülkemizin bayrak taşıyıcı havayolu şirketiyle.
Ancak nedense iş, uçuş görevlilerinin kıyafetlerine gelince hep aynı dar çerçeveye takılıp kalıyoruz. '
Uçuş görevlisi demek host ve hostes demek.
Kadın çalışanın etek boyu ve dekoltesi, demek birçok yöneticinin gözünde.
Bilirsiniz bizde iffet eşittir etek boyu.
Eğer etek boyun diz altındaysa her haltı yiyip iffetli görünmek mümkündür.
HAFİFMEŞREPLİK BOYU
Ama o etek boyu yok mu o etek boyu... Dizden bir milim yukarı çıktı mı kafadan "hafifmeşrep"sindir!
THY hostesleri için de durum farklı gelişmiyor.
Nedense 2-3 yılda bir, ülkenin çeşitli modacılarına muhafazakâr sınırlar dahilinde birbirinden başarısız tasarımlar yaptırılıyor.
Şimdi de Dilek Hanif'in THY için yaptığı ve gerçekten berbat görünen üniformaları tartışıyoruz.
Onlarca havayolu şirketiyle uçtum, hayli muhafazakâr ülkelerin şirketleri dahil bu kadar berbat tasarlanmış üniforma görmedim.
Her özelliğinden geçtim, bu kıyafetler uçak içinde daracık koridorlarda, türbülansta çok zorlu şartlar altında saatlerce hizmet veren insanların mesleki gereksinimlerini karşılayabilecek şekilde tasarlanmamış.
Kadınlara giydirilen o uzun yavan kaftanlarla servis yapmak, uçuş boyu koşuşturmak hayal bile edilebilir bir şey değil.
Yıllarca yabancı filmlerde Türk denilince fes görmekten tedirgin olduk, şimdi hosteslerimize fes giydirmeye kalkıyoruz ki bu da başka bir sıkıntı.
Erkek kabin görevlisinin ceketi ve o kat kat kıyafeti ise ayrı bir rezillik.
THY'yi hayli başarılı noktalara getiren insanlar her şeyden anlayacak, uçuş modasına da onlar karar verecek diye bir kaide yok belli ki.
ÖZÜR KABAHATTEN BÜYÜK!
Burada Dilek Hanif'i eleştirirken kendisine verilen kırmızı çizgilere hapsolmuş göründüğünü de atlamamak gerekir diye düşünüyorum.
Çünkü fotoğrafta gördüğünüz hayli modern uçuş kıyafetlerini Atlas Havayolları için Dilek Hanif tasarlamış.
Belli ki Atlas Jet başka kriterler öngörmüş çalışanlarının kıyafetleri için.
Şimdi gelen yoğun tepkiler üzerine Hanif de THY de bu kıyafetleri onlarca alternatiften biri olarak tanımlamışlar.
Ama bence özürleri kabahatlerinden büyük olmuş.
O kıyafetlerin gurur duyduğumuz THY için alternatif olarak düşünülmesi bile skandaldır, talihsizliktir, Türkiye'nin en değerli küresel markalarından birini küçük görmek ve hep başımıza gelen, detayda kaybolup yerel kalmanın kocaman bir örneğidir.
70 yıllık köprüyü bir gecede yıkıvermişler.
Belki Osmanlı'dan kalma köprüler kadar haşmetli değildi ama her gün bir şekilde altından geçtiğimiz, Taksim'in 70 yıllık bir parçasını tangır tungur yıkmanın mantığını anlamakta güçlük çekiyorum.
Gerçi Osmanlı'dan kalan köprülerin de akıbeti hep fludur bu ülkede.
Ya baraj altında kalır ya da bakımsızlıktan çöküp taşları evlerin bahçe duvarı haline gelir.
Henri Prost tarafından tasarlanan köprü belki de altından her gün geçerken çok da farkında olduğumuz bir yapı değildi.
Ama oranın önemli bir parçasıydı ve tüm zarafetiyle 70 yıldır dururdu orada.
Şimdi icat çıkarıp bunu yıkmak sanki bu şehrin son 90 yıllık tarihiyle hesaplaşmanın bir ürünü gibi duruyor.
Taksim Meydanı'nın Henri Prost tarafından yapılan çizimlerini bir şekilde görmüşseniz bugün bile imrenilecek bir proje olduğunu hemen anlarsınız.
Biz bu kente özellikle son 30 yılda bırakın bu köprü kadar zarif yapılar eklemeyi olanı yıkıp yerine beton dökmeyi uygun gördük.
Şimdi belli ki o köprünün 70 yıldır durduğu yere Topçular Kışlası beton bloku kesin olarak konulacak.
İnsan yurtdışına çıkıp 70 yıllık, 100 yıllık parkları, köprüleri görünce daha da kahroluyor.
Bize düşen bu kentin köprüsü, parkı için hep endişelenmek.
Beton tankeri görünce kaderimize kahretmek.
Yazık... Hakikaten çok yazık...
- İstenmeyen SMS de tekno taciz sayılmalı12 yıl önce
- Tabii bizim şarkılarımız beleş, çalın çırpın!12 yıl önce
- Popstar'ın tanıtımını Ahmet Kaya'nın sırtına yüklemek çok ayıp!12 yıl önce
- Pardon laleler Hollanda değil Konya'danmış12 yıl önce
- Hırsızınkini ödüyoruz engellininkini niye ödemeyelim12 yıl önce
- Milli Takım'ın başarısına sevinen tek kadın yok mudur?12 yıl önce
- İstanbul'un sembolü lale midir?12 yıl önce
- Ülkedeki tüm 'akil'ler adam mı?12 yıl önce
- Beni tanımayan SMS istiyorum12 yıl önce
- Mutlu olmak için et mi gerekirmiş yahu?12 yıl önce