Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

BUGÜN anlatacaklarımı gözlerimle görmeseydim katiyen inanmazdım, ama olay önümde oldu. Bu yüzden sizlere gönül rahatlığıyla hiçbir yalanım olmadan aktarabileceğim.

Babam yılbaşından filan hoşlanmaz, kutlamaları da aptalca bulur, ama ben yine de onun yanındayım, 2015’e birlikte girelim diye Ankara’dayım.

Hamit Turgut, korkunç bir yaşlılık anarşisi içinde. Sosyal sorumlulukları olabileceğini hiç düşünmüyor, düşünse de bunlar umurunda değil. Herkes hakkında aklına ilk geleni söylüyor, üzerinde düşünse de aynı şeyi tekrarlıyor. Hayatta yanlış olan ne varsa ona bizzat müdahale ediyor ve ona göre hayatta hemen her şey de yanlış.

Vücudu da ayrı bir fiziksel anarşi içinde. Normalde hiçbir vücudun, ne kadar sağlam olursa olsun bu şekilde bir yaşama dayanması mümkün değil. Onun vücudu ise kendisini yok etmesi gereken maddeler sayesinde gün geçtikçe daha çok canlanıyor gibi.

Babam bir “içki ve tütün Oblomov’u”. Oturduğu koltuğun yanına yaşamını devam ettirebilmesi için gerekli olan her maddeyi doldurmuş ve yerinden hiç kalkmasa bile o halde daha uzun yıllar yaşayabilir. Tam yanında dünyanın değme barlarında bile zor bulunacak içki şişeleri var. Ayrıca tütünleri ve pipoları da anarşik bir düzende yerlerini almışlar.

Babamın 110 yaşından sonra öldüğünde bilim adamları tarafından genetik araştırmaya alınmasını istiyorum. Babam, “Bu berbat insanlık için iyi bir şey yapmak istemem” diyerek bunu reddediyor ama onun genlerini anladığımız takdirde içki ve tütünün insan sağlığına nasıl iyi geldiğini de çözeriz gibi geliyor bana.

Bir de yanı başında pipo yakmakta kullandığı çakmakları var. Ve bugün anlatacağım olay da bunlardan biriyle ilgili. O çakmaklardan onun en çok sevdiği bir tuhaf yanıyor. Yaktığı zaman ateş neredeyse evin tavanına değecek gibi yükseklere çıkıyor.

Eskiden bir Amerikan yerlisi, New York’ta bu çakmağın ateşiyle savaşa çağrı yapsaydı sadece New York’takiler değil, ta Los Angeles ve San Francisco’daki yerliler bile savaşa icabet ederlerdi. Çünkü bu çakmağın ateşi Amerika’nın bir ucundan diğerine rahatlıkla görülecek kadar yükseklere çıkıyor.

Hamit Turgut bu kadar yüksek ve kuvvetli bir ateşle piposunu hiçbir problem yaşamadan nasıl yakıyor, bunu da anlamak mümkün değil. Ben de puromu bu çakmakla yakayım dedim ve şu anda kaşlarım ve kirpiklerim yok, kafamın bir bölümü de kel. Allah’tan yangın derime derin hasar vermeden kendimi suya attım da kurtuldum.

Neyse, bir gece yan yana oturuyoruz. Babam 15’inci duble viskisinden sonra pipo içmeye karar verdi. Bu kararlardan günde yüzlercesini alıyor zaten.

İlk önce baktı, favori çakmağının gazı kalmamış, gaz doldurmaya girişti. Gazı da abartılı akıyor adamın. Zaten abartılı olmayan hiçbir şeyi yok. Gaz doldururken çakmaktan başka neredeyse evin her yanına gaz bulaştı.

Neyse babam piposunu doldurdu ve çakmağı çaktı. Birden büyük bir ateş parladı onun olduğu yerde. Babam hayatında ilk ve son kez düşünceli davrandı ve tehlike büyümesin diye çakmağını kapattı. Kapattı ama bir anormallik vardı. Çakmak kapalı olmasına rağmen yanmayı sürdürüyordu. Babam gazı doldururken parmağına da gaz bulaşmış ve parmağı ateş almıştı.

Başka insan olsa panikler, haykırır değil mi? Ama hayır, o yanmakta olan parmağına uzun ve düşünceli bir şekilde baktı. Sonra da PİPOSUNU PARMAĞIYLA YAKMAYA BAŞLADI. Kusura bakmayın, bunu büyük harfle yazmak zorundaydım; çünkü böyle şeyler bu âlemde her zaman olan şeyler değil.

Piposu yandıktan sonra o içine birkaç nefes duman çekerken yanmakta olan parmağına, o günlerde okumakta olduğu “Zaman ve Varlık” kitabının yazarı gibi düşünceli ve derin bir şekilde bakmayı sürdürdü. Ve sonunda parmağını viskisinin içine daldırıp söndürdü. Bu son yaptığı, babamı canlı bir meşaleye döndürebilirdi ama neyse ki olmadı.

Bütün bunlardan sonra Hamit Turgut, sanki bu olay hiç yaşanmamış gibi viskisini içip piposunu tüttürdü ve bu olaydan hiç söz edilmedi. Yani anlayacağınız, babam açısından yeni yıl güzel başladı. Hepimizinki de güzel olsun.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar