Başbakan Yıldırım: Zaten işimiz bitiyor bizim tezkereciyiz biz biliyorsun
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, çoğunlukla bakanların konuşmacı olduğu “Beyoğlu Sohbetleri”nin 10’uncusunda, Başbakan Binali Yıldırım ile sahnedeydi.
Pera Palas Oteli’nin restorana dönüştürülen 3 ayrı salonunu dolduran konuklarla; soru-cevap şeklinde ilerleyen sohbette; Başbakan Yıldırım’a ilk soru toplantının moderatörlüğünü üstlenen Demircan’dan geldi:
Yıldırım; iş, sanat, medya, yabancı ülkelerin ve semavi dinlerin temsilcilerinin katıldığı toplantıda, davetliler arasında yer alan Yavuz Bingöl’e “türkü söyleme” işini havale etti.
Toplantının arka planında Demircan’ın Başbakan Yıldırım’a sürprizleri vardı. Yıldırım’ın ortaokul, lise yıllarındaki okul arkadaşları ve öğretmenlerini davet etmişti.
“Üniversite yıllarında, Süleymaniye kürsüsünde kendisinden çok şeyler öğrendik” dediği Demircan’ın babası ve ilahiyatçı yazar Ali Rıza Demircan ile de bu vesile ile yıllar sonra karşılaştığını söyleyen Yıldırım, İstanbul’a göç hikâyesini anlatmaya başladı:
Lafı bağlayacağı yer tam da tahmin ettiğimiz gibi oldu. AK Parti için kritik öneme sahip İstanbul’dan belediye başkan adayı olarak gösterileceği söyleniyor... Misbah Demircan’a dönen
Misbah Demircan’a dönen Yıldırım, “Belediye başkanı olarak bir dahaki dönemde karşına çıkarsam şaşırma. Zaten işimiz bitiyor bizim, tezkereciyiz biliyorsun” diye espri yapıyor.
İstanbul anıları arasında Şehir Tiyatroları’nda çalışan amcasının, bedava bilet hakkını kullanarak Tepebaşı’nda Vasfi Rıza Zobu’nun eserlerini izlediğini aktarıyor.
Spora ayrılan bütçe gibi sanata da ciddi bir pay ayrılmasını talep eden konuğuna; “Spora veriyoruz çar-çur ediyorlar, sonra yine geliyorlar” diye sitem etme imkanı da buldu.
Başbakan’a özlemi sorulduğunda ise İstanbul sokaklarında elinde tesbihle, ıslık çalarak dolaşmak olduğunu belirtiyor.
Yıldırım İstanbul’a dair çok fazla vurgu yapmadı aslında. Afrin Operasyonu ve PKKDEAŞ mücadelesi, Amerika ile 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi ile yükselen gerginliği-güvensizliği, Rusya üzerinden Suriye rejimi ile sürdürülen alt düzeyde temasları, Avrupa ile yeniden yakınlaşma konularına odaklandı
Güneydoğu’da kişi başına gelirin 6 bin dolara yükseldiğini söyleyen Yıldırım, “12 yıl Ulaştırma Bakanlığı yaptım. Yüksekova Havalimanı şantiyemiz 99 kere basıldı, inat ettik bitirdik, Cizre’ye de yaptık” diyerek, Kürt sorunu değil, PKK sorunu olduğunu vurguluyor
Amerika ile Türkiye arasındaki gerilimin çıkış sürecini de aktardı:
Yıldırım, şöyle devam etti:
“Bu şundan kaynaklanıyor, ABD’de Başkan başka şey, alttaki başka şeyler söylüyor. Amerika’da kafa karışıklığı var, gidermesi lazım. Türkiye ile ilgili nerede duracağını açık ve seçik ortaya koymalı.”
Yıldırım’ın sözünü ettiği ve 50 dakika süren bu kritik görüşmeye; Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ümit Yalçın ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan da katılmıştı.
Yıldırım, Pence ile 7 Kasım’da da Beyaz Saray’da bir araya gelmişti. Türkiye ile müzakerenin havale edildiği Pence’in, İsrail yanlısı bir Evanjelist olması da Türkiye’nin kafasını karıştırıyor.
Pence’in aralık ayında yapacağı Mısır, Ürdün ve İsrail gezisinin (20-23 Ocak), “Zeytin Dalı Operasyonu”nun başladığı tarih ile çakışması yoruma muhtaç bir gelişmeydi.
Av. Kezban Hatemi, sorusu için izin istediğinde Başbakan’dan fıkralı uyarı geldi: 2 kere 2 kere kaç eder sorusuna avukat “3 ile 5 arasında”; mühendis “4.0”, memur “Müdürüme sorayım”, Kayserili “Alırken mi, satarken mi?” karşılığını vermiş.
Hatemi’nin “Dost acı söyler, savcılar dikkate almasın” girizgâhı ile yönelttiği; “Demokrasinin tıkaçlarını aça aça geldiniz ancak AK Parti’nin 2007-2012 arasına dönmesini talep ediyoruz. OHAL ile KHK ile ciddi anlamda hak ihlalleri ile Avrupa’nın karşısında durmak istemiyoruz. Olağanüstü Hal ne zaman kalkacak? Demokratikleşmede ne noktadayız? Bizim kendi Kürt sorunumuz ile ilgili ne noktadayız?” soruları tabir yerindeyse salonun ortasına bomda gibi düştü.
AB ile ilişkilerin genel hatları ile geçen yıla göre daha iyi olduğunu vurgulayan Başbakan’ın “OHAL günlük hayatınıza hangi olumsuzlukları getirdi” diye salona pasladığı yanıttan anlıyoruz ki, hükümetin kısa sürede böyle bir gündemi yok.
Dışarıda tedirginliğe yol açtığını da belirten OHAL’in “FETÖ, DEAŞ, PKK, Suriye, Irak’ta meydana gelen gelişmeleri dikkate alarak” kaldırılabileceğini söylüyor
Yasama gündemine ilişkin gelişmeleri de paylaşıyor:
Ekonomiye ilişkin olumlu beklentilere değiniyor:
Sohbetin sonunda Demircan’a yönelttiği “Senin başlığın neydi?” sorusu ile dijitalleşme ve Endüstri 4.0 çağına vurgu yapan Yıldırım, Beyoğlu Belediyesi’nin önümüzdeki günlerde devreye alacağı “akıllı şehir” yatırımının da ipucunu vermiş oldu.
- Dijital medya tüketici tercihleriyle şekillenecek7 yıl önce
- Londra ziyaretinin izlerini takip ettim7 yıl önce
- 'Gayrimenkulde değeri kentsel planlama oluşturur'7 yıl önce
- 'Küsmek, pasif agresif kişilik bozukluğudur'7 yıl önce
- Türk mucit, yerli ortakla sağlık yatırımı için geliyor7 yıl önce
- Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci: Türkiye uyuşturucuda transit ülke konumundan çıktı7 yıl önce
- Bu nasıl imar ki, kumsala bina diktiler!7 yıl önce
- Değişimin topuk sesleri7 yıl önce
- TOBB'un 1619 üst kurul delegesinin 17'si kadın7 yıl önce
- Mardin'i anlamak7 yıl önce