Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Halkbank, 1998 yılında kadın girişimcileri desteklemek için çok düşük faizli kredi desteği vermeye başlamıştı. O krediden ilk yararlanan Begüm Özdoğularlı Pandır’ın 22 yıllık eğitimcilik hayatında verdiği mücadeleyi dinlediğimde, Türkiye’nin “nitelikli eğitim” sorunuyla yüzleşiyorum.

Pandır soyadı bir çoğunuza tanıdık gelmiş olabilir, önce bu konuyu açayım.

17 yılı General Motors’un yurtdışı yönetim kademelerinde geçen, son 10 yılda ise Fiat Ülke Başkanı olan Ali Pandır, OYAK bünyesindeki Erdemir Grubu Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptı. 2017 yılı başı itibarıyla Türkiye Kurumsal Yöneticiler Derneği (TKYD) Başkanlığını sürdürüyor.

Aynı süreçte Begüm Hanım’la evlenen Pandır, Eczacıbaşı’nın Zekeriyaköy’deki 4 dönüm arazisini satın alarak eşinin başlattığı eğitim yolculuğuna yatırımcı ortak olarak katıldı. Pandır çiftinin daveti üzerine Zekeriyaköy’de 2017-2018 öğrenim dönemimde hizmete açtıkları anaokulu ve ilkokula gittiğimde Begüm Hanım’ı tanıyamadım.

Çünkü o gün anaokulundaki bebelerin önüne, “Lambalı Kadın” olarak da bilinen modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale kılığında çıkıyordu. Profesyonel sahne makyajı ve giysileri, hatta dönemin orijinal lambası ile...

FRIDA DA OLABİLİR

Begüm Hanım her hafta, uluslararası alanda bilim, sanat, kültür, siyaset dünyasının simge isimlerden birini canlandırdığını söylüyor. Deneyimlenen eğitimöğretim metodu ile bilgilerin genç beyinlerin hafızalarına kazındığını belirtiyor.

Mozart, Charlie Chaplin, Frida, Einstein, Kraliçe Elizabeth, Van Gogh gibi isimleri canlandırarak onların hikâyelerini çocuklara aktarıyor. Duyulara hitap eden ve düşündürmeye, yetenekleri geliştirmeye odaklı eğitim modeline, okulun bahçesi de dahil ediliyor. Burada yetiştirdikleri sebzeler, kümesteki tavukların yumurtaları ile besleniyorlar; keçilerin sütünü alıyorlar; Kütahya Murat Dağı’ndan gelen etlerle, turşularla, tarhanalarla sofra kuruyorlar...

Keçi ile ilgili Begüm Hanım’dan yeni bir şey öğreniyorum: Çocuklar için yakın temasta en hijyenik hayvan keçiymiş... 2010 yılında hizmete giren Darıca Bayramoğlu’ndaki anaokullarında da aynı metodu uyguladıklarını söyleyen Begüm Hanım, bu hafta Finlandiya’dan gelecek bir öğretmenin, eğitmenlerine ders vereceğini belirtiyor.

Anaokulu-ilkokul projesine başlamadan önce 22 ülkeyi ziyaret ederek buralardaki modelleri incelediklerini belirtiyor.

***********

MESLEK KİMİN MESELESİ?

Kütahyalı tüccar bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Begüm Hanım, Dumlupınar Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü birinci sınıfta iş hayatına atılıyor. 1998 yılında Halkbank’tan çektiği kadın girişimci kredisiyle memleketinde 3 katlı bir binada İngilizca kursu açıyor. Okulu bitiyor, 2001 yılında İstanbul Bakırköy’de ofis açıyor. Polis yüksekokullarında ya da KOBİ’lere, fabrikalara yerinde verdiği İngilizce eğitimi 2008 yılına kadar sürdürüyor.

2007 yılında Milli Eğitim’e bağlı ve Çalışma Bakanlığı’nın tanıdığı ilk Mesleki Yeterlilik Belgesi veren eğitim kurumlarından biri oluyor. Bunun için ODTÜ’de kaynakçılık eğitimi aldığını söyleyen Begüm Hanım, İş-Kur ile AB projelerini yürütüyor.

Özel mesleki eğitime verilen İşsizlik Sigorta Fonu desteğinin 2010 yılında kalkmasıyla, talep azalıyor. Bunların yerini İSMEK gibi belediye kuruluşları ve Halk Eğitimler alıyor.

Fon, yalnızca Mesleki Yeterlilik Sınavı ve Belgesi’nin ücretini karşılıyor. Mesleki eğitim, özel sektör-devlet, odalar-dernekler herkesin el attığı ama planlı olmayan bir alan.

***********

İYİ EĞİTİM GÖÇÜ OLABİLİR Mİ?

Ali Pandır, mesleki eğitim alanına yatırım yapmak yerine “anaokulu ve ilkokul” tarafını büyütmek istediğini söylüyor.

“Gelişmemiş ülkelerde lisans eğitiminde mühendisilik bilimi ile karşılaşırken, gelişmiş ülkeler ortaöğrenimde eğitime yönleniyor” diye de ekliyor.

Pandır çiftinden duyduğum eğitim dünyamız adına umutlandıracak söz şu: “Müfredat ayrıntılı değil, içini doldurmak eğitimcilere kalıyor. Bu da özel okullar arasında kalite rekabeti getirebilir.”

Yine geldik kaliteli eğitime erişimde fırsat eşitliği sorununa. Ne var ki parası olan da mutlu değil! Türkiye’den 2016 yılında yurtdışına yerleşen 6 bin milyonerin “eğitimde fiyat/kalite” beklentisinin karşılanmamasını da göç nedenleri arasında değerlendirmek mümkün.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar