Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Turizm adına rant dağıtmaktan ve kıyıları, çevreyi yağmalayarak yıldızlı betonlar dikmekten medet uman bir kalkınmanın, sürdürülebilir olmadığı gerçeği kavrandı, “toplum temelli turizm” kavramı uygulama alanlarını genişletmeye başladı. Turiste özel yaşam alanları üretmekten, yaşadığımız dünyayı güzelleştirerek paydaşları artırmaktan söz ediyorum...

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birlemiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Anadolu Efes Grubu hayata geçirdikleri, “Gelecek Turizmde-Sürdürülebilir Turizm Destek Fonu” projesini tanıttılar. Televizyonlarda gösterilmek üzere Çamlıhemşin Yaylası’nda çekilmiş “Rizeli Emine Teyze ile gelecek turizmde” türü sloganlarla, yerel zenginliklerin toplumla birlikte evrensel kültür hazinesine katkısını anlatıyorlar... Proje başına 15 bin ile 90 bin lira arasında destek sağlayan Fon’u finanse ettiklerini söyleyen Anadolu Efes Genel Müdürü T. Altuğ Aksoy, 2007 yılından beri “Gelecek Turizmde” adı altında yürüttükleri sosyal sorumluluk projelerine bugüne kadar 10 milyon lira civarında kaynak aktardıklarını belirtiyor. Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi işbirliğiyle 27 il ve ilçede 5 binin üzerinde kişiye “Turizm Elçileri Eğitimleri” uygulayan Anadolu Efes, Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNDP işbirliğinde Doğu Anadolu Turizm Geliştirme (DATUR) Projesi kapsamında; Çoruh Vadisi’nde, Kars’ta turizmin gelişmesiyle birlikte, halkın gelirlerinin artması ve bölgesel eşitsizliklerin azaltılmasına katkı sağlıyor. Adaçayı turizmi neden olmasın! Dünkü toplantıda “yoksulluk karşıtı projelere destek vermek“ olarak özetlenebilecek sunumunun ardından “Şimdi kalbimden konuşacağım” diye devam eden UNDP Mukim Temsilcisi Shahid Najam “Çevresel ve ekonomik tutarlılığa hizmet eden sürdürülebilir turizmin başarısı, var olan muhteşem hazineden, o bölgenin insanının katılımından geliyor. Üniversitelerdeki eğitimden daha fazlasını toplumdan alabiliriz“ diyor. Muhteşem olan; tarihsel köklerinden taşınan kültürel doku, doğanın kendisi... Farklılıkların taşıyıcısı olarak yerel halkın turizmin yapı taşları arasına katılması; doğal olarak yoksulluğun azaltılması, gelir eşitsizlikleri arasındaki farkın azaltılması, cinsiyet ayrımcılığının ortadan kalkması gibi sürdürülebilir kalkınma hedeflerine de katkı sağlıyor. O nedenle de önümüzdeki projeyi “kırsal kalkınma programlarının” bir alt başlığı olarak niteliyorum. Aynı zamanda da turizm sektörünü silkeleyen ve kendine getiren bir yaklaşım... Beş yıldızlı sahil otellerinde 400 Euro’luk bir tatil paketi mi, yoksa 1700 Euro’luk orkide turu mu?

EKMEK KAPISI OLARAK TURİZM

Kültür ve Turizm Bakanlığı Dış İlişkiler ve AB Koordinasyon Dairesi Başkanı Onur Gözet, kimi bakanlıkların da katıldığı birden çok uluslararası sermayeli proje uyguladıklarını söylüyor. Örneğin AB ile birlikte Sarıkamış’ın altyapı ve üstyapı inşasını içeren 8.5 milyon Euro’luk bir proje yürütüyor. Yanımda oturan bir turizm uzmanının değerlendirmesi de dikkat çekici: “İthalat ile ihracat arasındaki açığın, yüzde 9’unun turizmden karşılanması uluslararası kabul gören bir oran, bizde yüzde 11’e kadar çıktı. Turizm riskli sektör o nedenle açığın turizm sektörü gelirleriyle yüksek oranda kapatılması sağlıklı bir ekonomiye işaret etmez.“ Turizm gelirlerini artırırken, toplum temelli kalkınma sağlarsanız bu oran yükselmez!

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar