Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

İstanbul Moda Konferansı'nda "İhracat mı, marka mı, ikisi bir arada mı?" başlıklı oturumun konuşmacısı olarak 9 Mayıs'ta sahnede kapışmaları beklenen(!) Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Cem Negri, Kiğılı'nın patronu Abdullah Kiğılı, Roman Giyim'in sahibi Turgut Toplusoy, APS Tekstil'in sahibi Osman Benzeş, Desa Deri'nin sahibi Melih Çelet ile buluştuğumuz İstinye Park, konuşacağımız tüm mevzuları kuşatıyor.

Dünyanın ünlü markalarıyla yarıştıkları arenadayız... Bu AVM'nin yatırımcısı Zafer Yıldırım ve Zafer Kurşun parayı deri konfeksiyon ihracatından kazandı. Ve biz hem AVM'leri, hem ihracatı, hem markaları çekiştireceğiz...

Soru: Konuya girelim; marka mı, ihracat mı?

Çelet: Yakalansaydık kaçakçı olacaktık, yakalanmadık ihracatçı olduk. Türk Parasını Koruma Kanunu hepimizin elini kolunu bağlıyordu...

Toplusoy: Yurtdışına giderken dövizi diş macunu tüpünde çıkarıyorduk. Gittiğimizde "Paraya ihtiyacın olursa vereyim" derlerdi. Giyim sanayicisi kumda futbol oynar. Yeşil sahalara çıkmış olsaydık, neler başarırdık! Konferansta "Sen ne çektin be Apo?" diye soracağım.

Kiğılı: Benim keyfim yerinde.

Soru: İpekyol'un İtalyan ortağı Miroglio'nun markası Motivi'nin Türkiye'de tutunamaması, yerli markaların gücünü mü gösteriyor?

Negri: Esprit, Next, River Island gibi markalar da tutunamadı. Bu durum yalnızca Türkiye için geçerli değil. Dünyada da Zara ve Mango'nun arasında marka kalmadı.

Toplusoy: Bizde ihracat fazlası satışlar, bu markaların önünü kesiyor.

Çelet: Bangladeş'teki tekstil işçilerinin ölümü, bütün dünyanın dikkatini çekiyor... Ayda 40 dolara işçi çalıştırılıyor.

Soru: Çin ucuz işgücü pazarı olmaktan çıktı mı?

Toplusoy: 1992'den beri Çin'de üretim yaptırıyordum, son 2 yıl içinde çıktık. Hem müşterim istemiyor, hem de artık pahalı oldu. İşçilik ücretleri 400 dolara çıktı.

Çelet: Bundan 1.5 ay önce Çin'de 22 AVM gezdim, en ucuz marka Tod's. Louis Vuitton'un ülkede 67 mağazası var. Bizde ilgi gören Avrupa markalarına AVM'lerde yer vermiyorlar.

Toplusoy: Çin'de 70 milyon, milyoner var.

Kiğılı: TGSD'nin ilk 10 kurucusu arasındayım, benden sonra üye olan Osman (Benzeş) ile aynı yönetim kurulunda yer aldık. 12 Eylül'de bizim derneği kapatmadılar ama seçim de yaptırmadılar. İhracatı bilen yoktu. 1982 yılında Türkiye'nin toplam ihracatı 850 milyon dolardı, bizim sektörün 150 milyon dolar.

Negri: 16 milyar dolar olan ihracatımızı, 2013 yılında 17 milyar dolara, 2023 yılında da 54 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Yılda 50 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan 50 firmamız var.

Çelet: Son üç yıldır üst üste sektörümüzde en çok ihracat yapan şirket ödülü alıyoruz.

Soru: Hazır giyimde ihracat lideri kim? Ne kadar yapar?

Benzeş: Şenol Şenkaya'nın Bursa'daki Yeşim Tekstil firması. 150 milyon dolar...

Soru: Peki dünyada milyar dolarlık moda firmaları varken Türkiye'de derinlik yok; bu hedefler nasıl tutacak?

Kiğılı: Hazır giyimin Türkiye'deki geçmişi 10 yıldan fazla değil. Hızlı büyüyoruz. 2001 yılında 15 mağazam vardı, 2007'de 10 günde bir mağaza açtık. 300 milyon lira ciro gerçekleştiriyoruz. Çin'de Kiğılı "Mutluluk" demekmiş, orada bile mağaza açtık. Erkek giyim, kadından daha başarılı oldu. Van mağazamız, Türkiye'de en çok satış yapan mağazalarımız içinde 4'üncü sırada. Güneydoğu, Doğu illerinde terör biterse bu rakamların çok üzerini konuşuruz.

Toplusoy: Hem üretim potansiyeli açığa çıkar, hem de orada yaşayan halkın alım gücü yükselir.

KUTUUUUUUUUUU/

'Beşi bir yerde' markasına kaldıraç arıyor

Soru: Mağazaları teftiş ettiniz mi?

Toplusoy: Gelmişken gezdik. Başbakan beni gördüğü yerde, "Senin ne işin var ki, hanım (tasarımcı Suzan Toplusoy) çalışıyor" diyor.

Benzeş: Bana da işleri kızlarımın yaptığını söylüyorlar.

Soru: O zaman siz de başka sektörlerle mi ilgileniyorsunuz?

Toplusoy: İşimizin ucunu bırakmayız ama ben Lüleburgaz'da hayvan çiftliği kurdum.

Benzeş: Bu hafta kötü geçti. Merzifon'daki fabrikamın bahçesinde tavuklar, hindiler, tavuskuşları öldü, 400 hayvan telef oldu. Hayvanlarda görülen bir hastalık, çiftliğe de bulaşmış. Bıldırcın, keklik ve ördeklere bir şey olmadı...

'ONUN DEDESİ TASARIMCIYDI, BENİMKİSİ ASKER'

Soru: Sizlerin firmaları 50-60 yıllık oldu. Fransa 16. yüzyılda markayı yakaladı, bizden küresel marka niye çıkmadı?

Toplusoy: Fransız'ın dedesi de tasarımcıydı, benimkisi harpteydi; 7 yıl Yemen'de esirdi, 12 yıl askerlik yaptı.

Çelet: Fransız, İtalyan markaları önce kendi ülkelerinde marka oldular, satın alma gücüyle ilgili bir gelişme. Her dakika ucuzluk yapılıyor... (Benzeş telefonuna kaydettiği, Kiğılı'nın vitrininden çekilen 'Pantolonu indirdik' ilanının fotoğrafını gösteriyor.) Markalarımızı korumuyoruz. İspanya AB'ye girerken tekstilcilerine 100 milyon dolarlık hibe marka desteği verdi.

Soru: Avrupa'nın ekonomik krizdeki markalarını satın almak için girişimleriniz oluyor mu?

Toplusoy: Markayı ne kadar süre fonlayabileceğimizi bilemiyoruz. Finansman gücümüz yeterli değil.

'İTALYAN BANKALARI MARKALARINI SATMAYA ÇALIŞIYOR'

Çelet: İtalya'nın bir bankası bize geldi, ayakkabı markası Pollini'yi almamızı önerdi. Desa ile yarışır mı, karar veremiyorum. Eximbank marka satın almak isteyene 10-100 milyon dolar arasında kredi açıyor. Üretimini yaptığım lüks bir marka benden 160 Euro'ya aldığı çantayı, 1500 Euro'nun üzerinde satıyor. (Toplusoy da benzer bir deneyimi aktarıyor.)

Soru: Siz üretiyorsunuz, marka kazanıyor...

Benzeş: Onların reklam ve mağaza giderleri çok büyük. Amerikan firması benden 12 Euro'ya aldığı pantolonu 39.99 dolara satıyor, ancak yüzde 5 kâr ediyor.

Negri: Lüks markalar bile ayakta kalamıyor, Louis Vuitton (LVMH) Prada'nın hisselerini satın aldı. Valentino Arap sermayesi, Abercrombie Kuveyt sermayesi tarafından satın alındı. Türk markalarına fonların talebi var.

Çelet: Markalaşmama katkı yapacak bir fon olursa hisse satışı düşünüyorum. (Masadaki herkes kendi grubu için bu eğilimi onaylıyor.)

Soru: Gayrimenkul değerli, Türkiye'de e-ticaret hacmi 30 milyar lirayı geçti, sizler kullanıyor musunuz?

Toplusoy: 6 outlet'imizi kapattım, 3'ü duruyor. 2 ayrı internet sitesinde, sezon dışı ürünleri satıyorum. 5-6 AVM'de daha mağaza kapatacağım.

'ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ 'TIRNAKÇILIK' YAPIYOR'

Çelet: Ben de internetten satış yapıyorum ama fırsat kampanyalarını kaldıracağım. Dükkânlara müşteriyi çağırmamız için neden kalmıyor.

Soru: AVM'lerin kiralarının yüksekliğinden şikâyet etmeyi sürdürüyor musunuz?

Çelet: Yapılan bir araştırmaya göre, mağazaların cirosunun yüzde 20'si AVM'lerin genel giderlerine gidiyor. Buna kira dahil değil. Bazı AVM'lerde bu maliyetler karşılanabiliyor; bazıları da ya kapanacak ya da hastane olacak.

Benzeş: Bilir misiniz; işportada "tırnakçılık" denir. AVM'ler tırnakçılık yapıyor.

Kiğılı: Size anlatayım. Bir AVM açılmadan 6 ay önce büyük metrekareleri pazarlamak için sırasıyla; süpermarket, elektronik ve yapı market firmasına gider. Bunlarla sözleşmeyi imzaladıktan sonra LC Waikiki'nin kapısını çalar, ikinci olarak da bana gelir. Biz pazarlıklarımızı yaparız, fiyatı belirleriz, arkadaşlar da bizim mağazaların yanında yer isterler. 180 kadar AVM'de varım.

Benzeş: Tırnakçılık böyle bir şeydir. Galata Köprüsü'nün üzerinde işporta tezgâhını açarsın, adamlarına da göstermelik satış yaparsın, kalabalığı çekersin.

Hazır giyim sanayiinde kapanan ve iflas eden firmaları konuşmayı da konferansa bırakayım...

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar