Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin


28 Kasım 2011. Aşağıdaki yazıyı o gün Habertürk’te yazmışım. O sıra Kemal Özdeş “bilinen” bir teknik direktör değil.

“Meşhur eski futbolcu” da değil. O döneme kadar memleketi Manisa’da, Trabzon’da Ersun Yanal’ın yardımcılığını yapmış, U19 milli takımında görevde bulunmuş; derken ilk kez kendi başına sorumluluk üstlenmiş.

Sanırım “harcanmak” istenmesine karşı içimden gelen bir yazıymış bu. Nitekim öyle de olmuş daha sezon ortası.
7 yıl önceden, şu anda Süper Lig’in lideri olan Kasımpaşa Teknik Direktörü'ne selamla!

İşte “Kemal Özdeş” başlıklı o yazı:

***

Kemal Özdeş!

Bu ülkede futbol hakikaten sevilse…

“milli hamaset” hakikaten “kendi çocuğumuz” edebiyatında samimi olsa…

Sözde halka tapan gazeteciler ile medya şovmenlerine tapan ahali, “büyükler”in gölgesinde hakikaten “halk çocukları”na saygı duysa…

Şimdi en çok Kemal Özdeş konuşulur olurdu.

“Süper süper” denip “Sapır sapır dökülen” ligde; onca transfer cambazının, onca şöhret kumarbazının, onca iddaa ahlakının orta yerinde…

Teknik direktörlüğünün ilk yılında…

Transferin en transfersiz, ligin en mütevazı takımını…

“Düşme hattı”nın en birinci sathını…

İlk üç içinde gezdiren, haftalardır namağlup kılan genç adam konuşulurdu.

Kendinden sadece 5 yaş küçük Murat Erdoğan’ı bir genç gibi koşturabilen…

Makukula gibisini yedekte oturtup Isaac savruğundan yeniden santrafor yaratan…

Sadece Ordulu Akaminko ve Ankaragücü’nden Kulukowski transferiyle yetinen bir takımı dirilten…

Ve her konuşmasında, tevazu ile aklı birleştirip adam gibi konuşan Kemal Özdeş konuşulurdu.

Büyük futbolculuk kibirleriyle medyada yorum yorum, teknik direktörlük mevkiinde kasım kasım kasılanlara karşı; hayatı amatör takımlarda oyuncu, altyapılarda teknik direktörlük ve Ersun Yanal yanında yardımcılıkla şekillenmiş bir adam ile o siyah beyaz kent konuşulurdu.

Dert etme Manisa… Kemal Hoca, dert etmeyiniz!

Siz futboldan anlamamaya devam ediniz!
 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!