Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Yakup Köse, zaman aşımı sonucu serbest kaldı!

        Öyle beraat etmedi aslında; suçlu bilindi, zamanaşımına havale edildi.

        ***

        Zamanaşımı”nı bilirsiniz, belki Yakup Köse’yi bilmezsiniz.

        Onun için “zamanın durduğu zaman” 1996’ydı, 14 yaşıydı.

        PKK ya da sol örgütten değil, İBDA-C’den gözaltına alındı çocuk çocuk.

        Önüne bir kağıt kondu; “imzala, seni ailene göndereceğiz” dendi.

        14 yaşında çocuk mahkemesinde değil DGM’de yargılandı.

        14’üne bir 6 eklediler; 146’ya 1’den idamla yargıladılar.

        Türkiye’de davalar çok hızlı ya, mahkemeler tıkır tıkır ya, üç ayda mahkum oldu çocuk!

        10 yıl içeride kalıverdi çocuk.

        28 Şubat devleti bir çocuktan kendini büyük başarıyla korudu.

        Bin yıl sürüyordu ya Şubatım; geldi çattı 2000.

        Milenyum” ya. İnsanlık bir bin yıl daha deviriyor ya, 14’lük çocuğun çocukluğu da devrildi, gençliği tutuklu başladı.

        İşte o “Milenyum” devir teslimini, 28 Şubatımız, devletimiz, demokratik sol, milliyetçi sağ, liberal sağ koalisyonumuz “cezaevi katliamı” ile idrak etti.

        Yanında “Kartel Tufan Medyası”; işte ertuğrullar, mehmetler, zaferler… bilumum cumhuriyetçisi, demokratı, liberali, muhafazakârı; manşetler, yalanlar, manipülasyonlar, operasyon çanakçıları, çanak yalayıcıları, iktidar yandaşları, katliam kandaşları!

        ***

        30 can alan Tufan Operasyonu, Bayrampaşa filan dümdüz giderken, Bandırma’ya da çıktı.

        Solcuları da sağcıları da hep birlik koğuşlarda kıstırdı; bir ölü, onca ağır yaralı.

        Solculara Tufan’mış operasyon adı; sağcılara Noel Baba!

        Çocukluğu tutuklanmış Yakup’un da kolu kırıldı; yen içinde bırakıldı, hastane yerine başka cezaevine atıldı. Oradan bir başkası; dediğine göre, işkence de hep yanında.

        Sonradan, epey sonradan; Tufan, koğuşlarda arama yapıp bıçak neyin bulduğunu ilan etti.

        Silahlı isyan teşebbüsü”nden al sana bir dava daha.

        14 yaşında çocuğa 10 yıl hapis yetmemiş ki…

        Diyet bitmemiş ki…

        Çocuk Yakup büyümüş çoluk çocuk sahibi olmuştu ki…

        18 yıl daha istedi “Terazili Abla”.

        İşte önceki günkü “zamanaşımı” o dava.

        Bildiğin beraat değil, gecikmiş adalet değil, sadece zamanaşımı.

        14 yaşında çocukluğu kırılan, 18’inde gençliği kırılan Yakup şimdi zamanaşımından serbest.

        Alınan çocukluğuna, çalınan zamanına karşılık, aşılan zamandan ona bir armağan!

        ***

        Oysa…

        Katliam sorumluları zamansızlıktan serbest.

        Amansız bir “amanaşımı”yla, merhametsiz, orantısız, insafsız, hukuksuz bir kuvvet ve devletle, cezaevinde kıstırılmış insanları alev alev yakanlar, cesetleri delik deşik edenler ve onlara histerik manşetlerle eşlik, eskortluk edenler hem serbest, hem özgür, hem itibarlı.

        ***

        Ne ki…

        Adalet bir de şudur:

        Onca kanın, onca canın vicdan yükü zamanaşımına filan uğramaz; için için yer, kemirip durur; istersen 90’ına gel, bir son nefes gününde huzursuz bir ruhta, ruhuna huzur vermeyen onca siluette, onca suret ve hayalette vücut bulur.

        Buna da inanmasa insanlar…

        Asırlarca onca haksızlığın, onca mağdurluğun, onca çalınan ömrün, onca çocukluk gaspının üstüne hala umutları “serbest, özgür, onurlu” dolaşamazdı insanoğlunun.

        O milenyumdan şu milenyuma!

        Yalan mı Tufan!

        Yalan mı Noel Baba!

        Not: Belki de AKP ne yapmalı, CHP nasıl yapmalı, MHP nerede kalmalı, bağımsızlar hangi adımı atmalı türünden bilmiş bir yazı daha iyi giderdi: Üç gün peşpeşe dizilen bu nevi yazıları oturup yazarken dahi içim için için kanayıp durmazdı!

        Diğer Yazılar