Her yanımız koordinasyon!
“Hükümetin başı” Başbakan tam…
“Yargı, Emniyet, asker, istihbarat büyük bir koordinasyon içinde” demişti ki…
İstanbul’da Köşk’te hep birlik, ailecek fotoğraf çektirdikleri sıra…
“Devletin başı” Cumhurbaşkanı’nın Devlet Denetleme Kurulu raporunun sonuç kısmı Cumhurbaşkanlığı sitesinde yayınlandı:
“Dink’in öldürülmesine Emniyet ve Jandarma istihbarat arasındaki koordinasyonsuzluk yol açtı.”
***
Demek ki…
“Koordinasyon” varsa şükredeceğiz…
Yine içimizden biri enseden vurulmaz herhalde, diye.
“Koordinasyonsuzluk” hasıl olduğunda, başını kanına uzatıp yatıyorsun çünkü…
Çünkü örgüt bile bulamıyor yargı…
Çünkü koordinasyonsuzluğun operatörleri terfi ediyor.
***
Tabii koordinasyon çapım ne, ama…
Ben tam tersine…
“Dink’in öldürülmesine Emniyet, Jandarma, istihbarat, bir kısım siyasi, bir kısım yargı mensubu, bir kısım Ergenekon sanığının koordinasyonunun yol açtığını” düşünüyorum.
Bakın, “yol açtığına”!
Yani yol açılıyor ama, o yoldan ister gidip selam ver, ister bir çocuğun kafasına beyaz bere geçir, eline silah tutuştur!
O yol, gayet koordine biçimde, Dink’i rehin alan, mahkum eden kanunun Meclis’ten geçirilmesiyle açıldı…
Kanunun, kimi iktidar mensubunca çok ateşli savunulmasıyla açıldı…
Yazısından yapılan ısrarlı saptırmanın yargılanmasıyla, onun hedef kılınmasıyla açıldı…
Medyadaki linç operatörlerinin vızır vızır çalışmasıyla açıldı…
Ergenekon’un en ateşli sanıklarının duruşmalarda kuşatmasıyla açıldı…
Trabzon’da bombalama faili Hayal’in, hükümlüyken bile serbest dolaşmasıyla, dava masrafının ağbilerce karşılanmasıyla, ona bomba verenin yargıdan kaçırılıp Emniyet ve Jandarma muhbiri yapılmasıyla, onu içeride tutacak dosyanın o devirdeki Yargıtay’da masada bırakılmasıyla açıldı.
O yol, onca ihbarın sumen altı edilmesiyle açıldı…
Sözde birbirine karşıt ideolojik uçlardaki Emniyet ve Jandarma birimlerindeki ihmaller, ihtimaller, iğfaller ile açıldı.
O yol koordinasyonsuzluktan değil; “iş makineleri” çarklarının tam koordinasyon, uyum, mutabakat içinde dönmesiyle açıldı.
***
Yoksa…
AİHM’in çoktan “Bu kamu görevlileri yargılanmalı” dediği mevzuda…
Şimdi Cumhurbaşkanlığı’nın tespit ettiği hususu, hükümet ve devlet kurumları da tespit eder…
Cinayet mahallindeki “Gazcı biraderler”den Vali, milletvekili; Emniyet müdürü, Vali…
Cinayet yol yapım şantiyesindeki Emniyet müdürü Emniyet İstihbarat Daire Başkanı ve şimdi Teftiş Kurulu Başkanı yapılmaz…
Bir il Emniyet İstihbarat şube müdürü dördüncü yıldızı da takmaz…
Bir İstihbarat Daire müdürü İstanbul İstihbarat’ın başına getirilmezdi!
***
Fakat Cumhurbaşkanı’na bağlı DDK’nın dediği gibi, “Suikasta koordinasyonsuzluk yol açtı” ise…
Neyse ki, Başbakan’ın dediği gibi, “Yargı, Emniyet, asker, istihbarat büyük bir koordinasyon içinde” de…
Örgüt bulunamadı ama…
Koordinasyonsuzluğa, beş yıl sonra suçüstü yapıldı!
***
Pekiyi şimdi ne olacak?
Tahminim şu:
Koordinasyon yoksa…
Organizasyon da yoktur!
Organizasyon yoksa…
Tercüme et:
Örgüt hiç yoktur!
***
Diyeceksiniz ki…
Kısır döngü!
Demeyin.
Onlarca yılda on binlerce ölüsü olan bir döngüdür bu!
Hiç kısır değil; lanet bir döngü!
Bakın… aynı anda hem Dersim’de toplu mezarda kardeşinin, evladının kemiğini buluyor; bir mezar hakkı için açlık grevine yatmış ana, oğul…
Hem de, bir kadın ve hukuk; teröristler öldürdü denen bir albayın kafatasında Jitem mermisi arıyor.