Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bu çocukların bir ömrü dahi olmadan, “Büyük İğrenç Adamlar Tarihi” şöyle ilerliyor.

        1- Mardin’de 13 yaşındaki kıza 26 erkek tecavüz ediyor.

        2- Kaymakamlıktan müdür de var, asker de… Patron da var, işçi de… Ziraat odası başkanı da var, Orman şefi de… Zabıta da var, ilkokul müdür yardımcısı da… Veznedar da var, tüccar da… Öğrenci de var, muhtar da… Erkek çocuk sahibi de var, 13 yaşında kız çocuk babası da!

        3- Çocuk, oturabilsin diye; tam dört ameliyat yapılıyor.

        4- “Ağır Ceza” mahkemesi, 26 erkek masumiyet simgesi, kız ise taşlanacak bir “mahluk” ya; çocuğun hayatta unutamayacağı ağır ceza veriyor: Rızasıyla olup!..

        5- Karar Yüksek Mahkeme’ye gidiyor. Erkek demokratik, erkek laik, erkek sosyal ve erkek hukuk devleti cumhuriyetin kimi erkek (ve bazen ne yazık ki kadın) “Yüksek” adalet dağıtanları, “Kanun böyle yavrum!” diyerek onaylıyor.

        6- Tabii sistemin kimi erkek milleti; haberlere yorumlarda, kahve sohbetlerinde hep “Ne işi varmış kızın orada?” deyip evdeki çocuklarının, eşlerinin, bacılarının yüzüne de sanki daha gururla bakıyor!

        7- Ah! Bu erkek tabanın altında ezilen nice kadın da koroya katılıyor: Ne işi varmış orada! Sanki tüm hayatları, boyun eğdirildikleri için değil, rızayla özgürce akıp gitmekteymiş gibi.

        8- Devlette birileri de boş durmuyor: Tecavüz edilenin tecavüzcüsüyle evlenmesi; kurbanın cellatla “yuva kurması” için fetva veriyor.

        9- Küçük kızların bir tarihi, nicesinin talihi olmadığı için; “Büyük iğrenç adamlar tarihi” dört koldan devam ediyor.

        10- Mardin’de 13 yaşındaki N.Ç.’yi boğan iğrenç eller; elde N.Ç. içtihadı, Bartın’da da bir ilkokul çocuğunun küçücük bedenine, çiçek ruhuna, incecik hayatına saldırıyor.

        11- O da çocuk ya, çiçek ya; hayatı korunamazken sözde ismini korumak adına Ç.’ye kısaltılmış yine; bu kez Ç.K.

        12- İşte Ç Çocuklardan son haberiniz: Bartın’da yeni N.Ç.: Ç.K, 14 yaşında, ilköğretimde. 16 kişi gözaltında; sonra çoğu serbest!

        13- Bu madde N.Ç.’nin yaşıydı; unutmayın!

        14- Bu madde de Ç.K’nın yaşı; unutmayın!

        15- Bu madde de Ç:K.’nın ilk haberlerden sonra bir artan yaşı. Büyük adamlar hemen teşhis koyuyor, bir “rıza” da ona imal: “Biraz geri bir kızdır. Psikolojik sorunludur. Rızasıyla olmuştur. Koruma altına alınmıştır.”

        16- Ve “BİAT” yani “Büyük İğrenç Adamlar Tarihi”, daha mahkeme bile kurmadan bir çocuğa daha boyun eğdiriyor: “Hepsi tecavüz değildir; rıza mevcuttur ve çoğu amcanın, ağbininki en fazla taciz ve cinsel istismardan ibarettir. Sadece bir vaka halk arasında anlaşıldığı şekilde tecavüzdür. O yüzden, 16’dan sadece ikisi tutukludur”

        17- 16 adam ve bir küçük kız varken; ilk tespit edilen kızın zekâ düzeyi oluyor! Çünkü adamlar çok zeki, çünkü çocuklar hep aptal!

        18- Zekâyı geri sayanlar, rızayı meşru bliyor. Devlet arasında anlaşıldığı şekilde, kanun böyle yavrum!

        ***

        Herkes kanun önünde eşit ya…

        Kanun, çocukların rızasını büyütüp adamların cezasını küçültüyor.

        Ağır Ceza o kadar ağır ki; çocuklar sırtında taşıyamıyor.

        Yüksek Mahkeme o kadar yüksek ki, küçük kızların boyu yetişemiyor.

        Böyle işte…

        Mardin’de 26 kişinin tecavüzünde 13 yaşındaki kıza “rıza” dersen…

        Bartın’da da, yüksek “rıza”nın alçak “ırza” suretini görürsün!

        ***

        O yüzden…

        Bu hoyratlık, şiddet, rıza ve BİAT karşısında…

        Mardin ya da Bartın…

        Bütün kalleşlere karşı, bütün çocuklar kardeştir!

        ***

        PUŞİ: Tuhaf delillerle hayatının iki yılı tutuklanmış bir öğrenci tahliye oluyor; “Rıza memleketi” erkekleri, habere yorumlarda, “Hakim olsam böyle güldüğü için 20 yıl verirdim” diyor. O yüzden, hoyratlık iklimi çok şaşırtıcı değil!

        TÜRÜT: İki haber yan yana duruyordu. İdris Naim Şahin’in şahin olduğu hükümette güvercin denebilecek Fatma Şahin “Ailesi isterse Dink de şehit sayılır” diyordu…

        Hemen yanda, İsmail Türüt’ün isyan etmiş, 1.7 milyon lira tazminat isteyen 18 yıllık karısı, ilkokul mezunuyken yüksek lisansa gelmiş Ayşe Türüt, “Sanal kocaydı. Bana şiddet uyguladı” diyordu.

        Türüt, “Dink Suikastı”ndan sonra, “O GÜN öyle desinler, bugün böyle desinler; Fatihalar YASİNler bitmez Karadeniz’de… Vatan satsa bir kişi, anında biter işi” sözleriyle “Plan yapmayın plan” türküsü çıkarmış, açılan davada, “Valla bu şarkı Kültür Bakanlığı’ndan onaylı” deyip beraat etmişti!

        Sevgili N.Ç., Sevgili Ç.K;

        Böyle işte, işte böyle!

        Not: Hukuk deyince; haftaya, başıma gelen bir hukuk vakası ile kısa sürede karar değiştiren hukukçuları ve neden AİHM’e gideceğimi anlatacağım!

        Diğer Yazılar