Ata'nın sırdaşı, dublörü, berberi
Gazeteci Yaşar Gürsoy, 3'üncü kitabı "Atatürk ve Berberi: Hoşçakalın Çocuklar"da, Ata'nın özel hayatı da dahil pek çok bilinmeyeni günışığına çıkarıyor...
Alihan MESTCİ / HT PAZAR
Atatürk’ün akıllara kazınmış fotoğraflarının çoğunda; yanında, arkasında, çaprazında dikkatli bakanların gözüne ilişen biri vardır. Herkes onu milletvekili ya da bir bakan sanır. Oysa o kişi berberi Mehmet’tir. Atatürk’ü her adımında dikkatle izlemektedir... Yalnız izlemek mi?
Berber Mehmet, simaen Atatürk’ü andırdığı için tüm gezilerinde, protokolde hemen yanında durur ve onun gibi giyinirdi. Atatürk’ün Selanik şivesiyle “çucuklarım” dediği diğer 3 kişi gibi... Yani Köşk’ün müştemilatında kalanlar aynı zaman Atatürk’ün dublörlüğünü ve en yakın korumalığını yapmaktaydı. Berber Mehmet ise aynı zamanda yakın korumasıydı...
Gazeteci ve yazar Yaşar Gürsoy’un 3'üncü kitabı “Atatürk ve Berberi: Hoşçakalın Çocuklar”, Atatürk’le ilgili bilinmeyen bazı gerçekleri açığa çıkarıyor: Atatürk’ün hiç bilinmeyen hastalığı neydi? Berber Mehmet’in Atatürk’ü hüngür hüngür ağlatan acı haberi neydi? Atatürk kimi yaka paça sofradan kaldırdı? Atatürk’ün ilk defa bu kitapta yayımlanan son fotoğrafında yine berber Mehmet var, Ata’yı traş ediyor...
Su gibi akan 500 sayfalık kitabını okuduktan sonra, Yaşar Gürsoy’dan, Atatürk’ün “Memo” diye çağırdığı berber Mehmet Tanrıkut Mete’yi ve 1925’ten Atatürk’ün ölümüne roman tadındaki kronolojik biyografi kitabını dinledim.
Berber Mehmet'in kıyafetleri Atatürk ile aynıdır
Neden Atatürk'ün berberi Mehmet Tanrıkut Mete'den hareketle başladınız kitabı yazmaya?
İkinci kitabım "Atatürk ve Can Yoldaşı Nuri Conker"i yazarken, Atatürk'ü ilk kez ağlarken gören kişinin berber Mehmet olduğunu öğrenmiştim. En yakın arkadaşı Nuri Conker'in ölüm haberini Atatürk'e sabah traşında berber Mehmet veriyor. 1967'de hayata veda eden Mehmet beyin kızı Buyan hanım kitabı okumuş, hüzünlenmiş. Aradı. "Babamın da çok anısı var. Yazar mısınız" diye sordu. "Bilgi, belge varsa araştırırım" dedim. Onlarda pek fazla belge yok.
Kızlarına anlatmamış mı?
Atatürk'e layık yaşamış bir aile. Uzun yıllar Köşk'te yaşamışlar. Berber Mehmet tam manasıyla Atatürk'ün sırdaşı. Buyan hanım pek fazla şey anlatmadı. Birkaç tane anıdan yola çıktım. Bazılarının da ipuçlarını verdi. Ben tamamladım.
Nasıl tamamladınız?
Kaynaklarla karşılaştırdım. Mesela bir soba hikâyesi var. Öğretmenlerin maaşları verilmiyor. Atatürk karlı bir günde Kırşehir'e gidiyor. Çok üşüyorlar. Falih Rıfkı Atay da var aralarında. Onun anılarıyla da karşılaştırdım. Mehmet bey de orada. Sobayı yakmak için otomobilden benzin alıyor ve sobayı parlatıyor. İnsanlar korkuyor. Yine Buyan hanımın anlattıklarına göre Atatürk'le berber Mehmet başbaşa rakı içiyor, birlikte salata doğruyor, buz kırıyor...
Berber Mehmet'le ilgili hiçbir şey bilmiyor muyduk?
Hiçbir şey bilmiyorduk. Berber Mehmet'in kızı fotoğrafları gösterirken, o ünlü Meclis'ten çıkış fotoğrafında herkesin milletvekili sandığı kişinin aslında Atatürk'ün berberi, babası Mehmet Tanrıkut Mete olduğunu söyledi. Zaten ondan sonra heveslendim. Başka fotoğrafları da inceledim.
Berber Mehmet Tanrkut Mete Atatürk'ün en yakın korumalığında
'ATATÜRK, USTURALI ADAMA NASIL GÜVENDİ?'
Bu bir tarih veya bir anı kitabı değil. İnceleme ve belgeler var ama aslında bu belgelerden hareketle kurgulanmış bir roman gibi.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması sürecinde yaşanan bazı çarpıcı olayları, kronolojik olarak içine berber Mehmet'i ve Atatürk'ü koyarak anlatmaya çalıştım. Evet, roman gibi yazdım.
Kendiniz bir şeyler kattınız mı?
Kattım. Rakı sohbetlerindeki havayı berber Mehmet'in kızı bilmediği için kurgu yaptım. Ama az. Onun dışında Atatürk ve berberinin birlikte buz kırmaları pek çok şey belgelere, tanıklıklara dayanıyor. Mesela berber Mehmet'i Atatürk'e Refet (Bele) Paşa öneriyor. O dönemde İzmir suikastı olduğu ve Refet Bele de yargılandığı için Atatürk şüpheleniyor. Düşünsenize, elinde ustura olan bir adam sizi her gün traş ediyor. Berber Mehmet'in çok zor bir görevi var...
Mehmet Tanrıkut Mete günlük tutar mıymış?
Hayır. Sadece Atatürk'ten kalan fanila, berber takımları, Atatürk'ün saç teli, dişi... Bunları Celâl Bayar Müzesi'ne bağışlamış. Atatürk'ün sırdaşı olmaya devam etmiş. Mesela Nuri Conker'in de çok fazla anısı yoktu. Atatürk'ün en yakınındaki insanlar böyle. Latife Hanım da buna dahil, o da hiçbir şey anlatmamış.
Atatürk ve kütüphanecisi nuri ulusu aynı kıyafetli
SAKLANAN SUİKAST GİRİŞİMİ
Mehmet Tanrıkut Mete'nin kızları size başka neler anlattı?
Tanrıkut Mete Ailesi'ne, Mehmet beyin evliliğine ilişkin birçok hikâye... Berber Mehmet'in evlenmesine Atatürk izin veriyor. Ne zaman evleneceğine o karar veriyor. 1929'larda ekonomik buhran başlıyor. Roosevelt'e suikast yapılıyor. O dönemde bir korku var. Mesela İstiklâl Caddesi'nde planlanan bir suikast girişimi var. Bir komünist Ermeni çetesince Atatürk'e karşı bir suikast planı son anda önleniyor. Planın içinde Ermeniler olduğundan, Ermeni cemaatini rahatsız etmesin diye Atatürk polis müdürüne olayı suikast gibi göstermemelerini söylüyor...
Berber Mehmet orada da yanında.
Atatürk 3 kişiye "çocuklarım" diyor. Kütüphaneci Nuri Ulusu, sofracı İbrahim Ergüven ve berber Mehmet Tanrıkut Mete. Bir de diğer berber Rıdvan var. Bunlar Atatürk'ün aslında cansiperane koruması. Bunu fotoğraflardan çok iyi anlayabiliyorsunuz.
Berber Mehmet aslında Atatürk'ün koruması ve istihbaratçı mıydı yani?
Atatürk'ün çok yaveri var. En yakınındakiler, her şeyini bilen adamlar bunlar. Atatürk'ün aynı zamanda "3 silahşörler" dediği yakın arkadaşları var. Kılıç Ali, Salih Bozok ve Nuri Conker... Bunlar çok iyi silah kullanan ve hep yakınında duran insanlar. Atatürk'ün hemşiresi de yoktur. Erkek olarak, hastalandığında onun her türlü ihtiyacıyla ilgilenen de berber Mehmet Tanrıkut Mete.
'GÜVEN KAZANMASI GEREKİYOR'
Berber Mehmet Çorlu'da askerken Refet Bele denetlemeye geliyor ve Mehmet'i berberi olarak yanında götürüyor. Buna bir anda nasıl karar veriyor?
Tamamen şans. "Berber, garson var mı" diye soruyorlar. Mehmet orada... Önce fiziklerine bakıyor. Demek ki berbere ihtiyacı var. Mehmet'i seçiyor.
1925'te berber Mehmet Atatürk'ün yanına giriyor ve önce güven kazanması gerekiyor...
Mesela berber Mehmet işe girdikten sonra Fransız Konsolosluğu'na gidiyor. Takip ediliyor, görülüyor ve bu Atatürk'e söyleniyor. Atatürk güveniyor berber Mehmet'e ama yine de kendisine hatırlatıyor. "Oraya gitme" diyor. Mehmet de "Paşam, ben okumuş yazmış bir adam değilim. Yabancı dilimi geliştirmek için gidiyorum" diye yanıtlıyor. Devlet ricalinde böyle... Sizi takip eden adamın da takipçisi vardır. Kitapta ve Cumhurbaşkanlığı kayıtlarında Mehmet'in istihbaratçı olduğuna dair bir iz yok. Bu gizlilik arz eden bir şey. Bunu okuyucunun takdirine bıraktım...
Berber Mehmet'in Atatürk'ü etkilediği anlardan biri de ilk tanıştıklarında, daha Cumhuriyet'in ikinci yılında "Cumhurreisim" diye hitap etmesi.
İleriki dönemlerde "Paşa hazretlerim" dediği de oluyor. Samimiyet arttıkça "Paşam" diyor. Böyle bir lidere ilk hitap şekli çok önemlidir. Atatürk'e "Kemal" diye rahatça seslenebilen bir tek Nuri Conker.
'10 BİN FOTOĞRAF'
Kitabı yazarken ne kadar belge taradınız?
10 bin fotoğraf. 1000'e yakın da yazılı belge.
Kitabın başlarında sık sık Atatürk'ün "Bizim bir istihbarat teşkilatına ihtiyacımız var" dediğini görüyoruz...
Evet. 1924'te Refet Paşa, Kazım Karabekir, Rauf Orbay gibi Atatürk'ün çok yakın arkadaşlarının cumhuriyet fikrine karşı oldukları biliniyor. Mutlak monarşinin kalmasını istiyorlar. Mesela Refet Paşa, Padişah Vahdettin'in birebir yanında olan, ailesiyle görüşen ve bir zaman sonra Atatürk'e karşıtlığıyla da öne çıkan bir insan. Atatürk evvela Cumhuriyet'in güvenliğinin sağlaması gerektiğini düşünüyor.
Peki berber Mehmet sürekli Atatürk'ün yanında durmaya ne zaman başlıyor?
1930'lu yıllarda. Bugün de olsa bir liderin hemen arkasında, onunla aynı giyinmiş biri dikkat çekerdi...
Siz berber Mehmet'in istihbaratçı olduğuna ikna oldunuz mu?
Zaten fotoğraflar gösteriyor. Hiçbir lider birini bu kadar yanına yaklaştırmaz. Fotoğrafları çok yakından inceledim. Mehmet Tanrıkut Mete'nin gözlerinin içine baktım, o fotoğrafta nereye bakıyor diye... Berber Mehmet, Atatürk'ü korumaya çalışıyor. Berber, garson görünümündeki bu 3 kişinin Atatürk'ün en yakın korumaları olduğu kesin. Bu görevi yerine getirebilmek için de istihbarat yapmak zorundalar. Bence berber Mehmet Atatürk'e çok sadık iyi bir istihbaratçı.
Aile size ilk ulaştığında aklınızda Mehmet Tanrıkut Mete'nin istihbaratçı olup olmadığı sorusu var mıydı?
Konuşa konuşa bu sonuca vardım.
Aile istihbaratçı olduğunu söyledi mi?
"Olabilir" dediler. Anlattıkça ortaya çıktı. Büyük ihtimalle Mehmet Tanrıkut Mete sırlarını mezara götüren biri. Kızlarına da böyle empoze etmiş.
'Atatürk'ün hiç bilinmeyen rahatsızlığı'
Siz Atatürk'le ilgili hiç bilmediğiniz ne öğrendiniz?
Atatürk'ün bugüne kadar hiç bilinmeyen bir rahatsızlığı çıktı ortaya. Kasık bağı kullanıyormuş. Buna süspansuvar diyorlar. İlgili kitaplarda buna karşılık gelen bir rahatsızlıktan hiç bahsedilmemiş. Bir kasık fıtığı sorunu vs. olabilir. Doktorlara göre testislerle ilgili bir problemi tedavi eden bir aparat da olabilir. Ve bu aparatı Salih Bozok'a, Kılıç Ali'ye, Nuri Conker'e ya da doktorlara aldırmıyor; berberine aldırıyor.
Türkiye'de Atatürk hakkında konuşmak, yazmak her zaman siyasi bir mesele olmuştur. Siz kitabı yazarken Atatürk'e nasıl baktınız?
Kesinlikle ideolojik bakmadım.
Kitapta 1925'ten ölümüne Atatürk'ün ev hayatı da var...
Evet, başkahramanı Atatürk, ikinci kahramanı berber Mehmet. Aynı zamanda "çucuklar" dediği 3 kişi. Çünkü Atatürk seyahatlerinde sürekli bu kişileri yanında götürüyor.
Diğerleri de berber Mehmet kadar Atatürk'ün yakınında duruyor mu?
Duruyor. Özellikle Nuri Ulusu diğerlerine göre daha okumuş yazmış olduğu için onu kütüphanecisi yapıyor.
'Kel Ali'yi yaka paça masadan kaldırmış'
14 sene aynı evde yaşamışlar. Mehmet Tanrıkut Mete, Atatürk'ten nasıl bahsedermiş?
İnsan sarrafı olarak... Atatürk'ün yanındakilere asla kötü davranmadığını söylüyorlar. Kimle ne konuşacağını, kimle sofraya oturacağını çok iyi belirlermiş. Ama sofradakilerin tavırlarına göre masadan gönderdiği ya da kendisinin kalktığı da olmuş. Mesela Ali Çetinkaya bir akşam içkili olarak geliyor. Falih Rıfkı Atay'a kızıyor. Ama Atatürk laf ettirmiyor. Çetinkaya İstiklâl Mahkemeleri'nin başkanı. Kel Ali diye biliniyor. Onu alıp yaka paça başka bir odaya götürüp hırpalamış...
Berber Mehmet Selanikli. En yakın arkadaşları da öyle. En yakınındakileri Selaniklilerden seçmesinin bir sebebi var mı?
Bence var. Topraklarından sökülüp Anadolu'ya gelen insanlar sıla özlemi çekiyor. Selanik'i sık sık anıyorlar. Onlarla daha iyi anlaşabildiğini düşündüğü için onları seçiyor olabilir.
Bir gün Dolmabahçe'den kaçıyor. Resmi hayattan sıkılmış mı?
Berber Mehmet'le rakı içmeye çıkıyor. Doktoru Mim Kemâl Öke çıkmadan önce Atatürk'e "Bu kadar içmeseniz" diyor. O da "Sen benim neden içtiğimi biliyor musun? Bu vücut bu kafayı taşımıyor artık" diye yanıtlıyor.
Atatürk öldükten sonra berber Mehmet ne yapmış?
Atatürk öldükten sonra maskı alınacak. "Alamam. Ben onu hep canlıyken traş ettim" diyor. Çünkü mask alabilmek için traş edilmesi gerekiyor Atatürk'ün. Traş edemiyorlar. O yüzden maskı delikli çıkıyor. İsmet İnönü'yle Celâl Bayar yine Köşk'te kalmasını istemişler. Ama o "Burada duramam" diyor. Ayrılıyor. Yalova'ya gidiyor. Bir süre Ziraat Bankası'nda çalışıyor...
MÜZEYYEN SENAR'IN SAÇLARI
Genç kız tam Atatürk'ün karşısında durduğu vakit yaver, "Müzeyyen Senar hanım huzurlarınızda" dedi. "Beyefendi de kocası" diye ekledi. Atatürk, "Öyle mi? Pek güzel. Gel bakalım hanım kızım. Otur şöyle yanıma" dedi. Sağ tarafına bir sandalye çekti. Müzeyyen çekine çekine sandalyenin ucuna ilişti. Heyecanını anlamış olacak ki "Otur bakalım. Çekinme. Eğer böyle yaparsan o güzel sesini nasıl dinleriz" diye ekledi. Atatürk bir an Müzeyyen'in yüzüne bakarak "Aaa! Bu saçlarının hali ne" deyip yavere işaret etti. Kulağına fısıldadı. Yaver, "Lütfen beni takip ediniz Müzeyyen hanım" dedi. Salondan çıkıp siyah mermerlerle kaplı büyük bir banyoya gelindi. Müzeyyen birden korkuya kapıldı. Yaver, "Merak etmeyin efendim, berberimiz Mehmet sadece sizin saçınızı, yardımcısı Rıdvan da eşinizin bıyığını kesecek" dedi...
Atatürk'e kasık bağı satın alıp veren Berber Mehmet yıl 1932
BERBER MEHMET 'KASIK BAĞI' ALMIŞTI
Aldıkları yanıt meraklarını bir kat daha artırmıştı ama cesaret edip de soramıyorlardı.
21 Ekim 1932 günüydü... Gazi Paşa akşamüzeri otomobille Topkapı, Bakırköy, Yedikule yoluyla Beyoğlu'ndan Şişli'ye seyahat etti. Tünel, Tophane yoluyla ise Dolmabahçe Sarayı'na geri döndü. Arkadaşları meraktan akşamı zor ederken, Berber Mehmet ilk fırsatta ortadan kaybolup Gazi'nin kendisine aldırdığı emaneti teslim etti, sonrasında genel sekretere bir yazıyla aldığının kayıtlara geçmesini sağladı. Alınan kasık bağıydı...