Dünyanın ilk selfie'sini çeken kişi kimdi? Tam 187 yıl önce çekildi! Ne ön kamera vardı ne akıllı telefon
Akıllı telefon yoktu, ön kamera da... Buna rağmen ilk "selfie" olarak kabul edilen o kare, tam 187 yıl önce çekildi ve bugün hala korunuyor. Robert Cornelius'un unutulmaz portresinin ardındaki hikayeyi sizin için derledik!
Bugün saniyeler içinde çektiğimiz selfie'lerin temeli, aslında tam 187 yıl önce, 1839 yılında atıldı. Üstelik o dönemde fotoğraf çekilmek için sadece deklanşöre basmak yetmiyordu. Poz veren kişinin dakikalar boyunca neredeyse hiç kıpırdamadan beklemesi gerekiyordu.
İlk "selfie" olarak kabul edilen bu tarihi otoportrenin sahibi, o yıllarda henüz 30 yaşında olan Robert Cornelius'tu. Cornelius, 1839 yılının sonbaharında ABD'nin Philadelphia kentindeki aile işletmesinin arka bahçesinde kendi fotoğrafını çekti. Bu kare, günümüze ulaşan en eski fotoğrafik portrelerden biri olarak tarihe geçti.
OPERA DÜRBÜNÜNDEN YAPILAN MERCEKLE TARİH YAZILDI
Robert Cornelius, kendi hazırladığı kamerada opera dürbününden dönüştürülmüş bir mercek kullandı. O dönemde kullanılan dagerreyotipi tekniği nedeniyle, dışarıdaki ışık koşullarına bağlı olarak pozlama süresi 10 ila 15 dakika arasında değişiyordu. Cornelius, bu süre boyunca neredeyse hiç hareket etmeden doğrudan objektife bakmak zorundaydı.
Fotoğrafın arkasına ise daha sonra tarihe geçecek şu notu düşecekti:
"The first light Picture ever taken. 1839." (Şimdiye kadar çekilen ilk ışık fotoğrafı. 1839.)
Bugün "selfie" denince akla sosyal medya gelse de, Cornelius'un bu cesur denemesi fotoğrafçılık tarihindeki en önemli kilometre taşlarından biri oldu.
BEKLEME SÜRESİNİ KISALTAN İŞ BİRLİĞİ
Robert Cornelius'un kullandığı dagerreyotipi, fotoğrafın ilk yıllarında geliştirilen en önemli tekniklerden biriydi. İyotla ışığa duyarlı hale getirilen gümüş kaplı metal levha ve cıva buharı kullanılarak görüntü elde ediliyordu.
İlk yöntemlerde pozlama süreleri insanı canından bezdirecek kadar uzunken, Cornelius'un birlikte çalıştığı bilim insanı Paul Beck Goddard süreci hızlandıracak bir çözüm buldu. Goddard, iyoda brom ekleyerek bu süreyi yaklaşık 30 saniye ile 2 dakika arasına kadar düşürmeyi başardı. Bu gelişme sayesinde portre fotoğrafçılığı insanlar için çok daha katlanılabilir ve uygulanabilir hale geldi.
Görsel kaynak: Vikipedi
ABD'NİN İLK FOTOĞRAF STÜDYOLARINDAN BİRİNİ AÇTI
Geliştirilen bu yeni yöntemle birlikte Robert Cornelius, Philadelphia'da ABD'nin ilk fotoğraf portre stüdyolarından birini açtı. Çektiği portreler dönemin en başarılı örnekleri arasında gösterildi ve kısa sürede büyük ilgi gördü.
Öyle ki, Fransız mucit Louis Daguerre'in bile Cornelius'un fotoğraflarını çok değerli bulduğu ve kendi dagerreyotiplerini Cornelius'un eserleriyle takas ettiği biliniyor.
Görsel kaynak: Vikipedi
TARİHİ OTOPORTRE VE TAVAN ARASINDAN ÇIKAN YENİ AİLE ARŞİVİ
Robert Cornelius'un bu tarihi karesi bugün ABD Kongre Kütüphanesi'nde (Library of Congress) özenle korunuyor. Kütüphane, 1996 yılında eseri koleksiyonuna dahil etmişti. Ancak yakın zamanda yıllar sonra yapılan önemli bir bağış, bu koleksiyonu daha da zenginleştirdi.
Cornelius'un büyük büyük torunu Sarah Bodine, taşınma hazırlığı yaparken tavan arasında eski belgelerle dolu tarihi bir kutu buldu. Bodine'in kütüphaneye bağışladığı bu aile hazinesinin içinden; Cornelius'un çocuklarına ait portreler, patent belgeleri, kişisel mektupları ve hatta ilk selfie çekiminde kullanılmış olma ihtimali yüksek olan orijinal kamera mercekleri çıktı.
Uzmanlar, tavan arasından çıkan bu yeni kişisel belgelerin, Robert Cornelius'un hem fotoğrafçılık dönemine hem de sonraki yaşamına dair çok daha geniş ve insani bir tablo sunduğunu belirtiyor.
Yaklaşık iki asır önce dakikalarca sabırla çekilen o tek kare ise, bugün milyarlarca insanın her gün tekrar ettiği bir alışkanlığın ilk adımı olarak tarihteki yerini koruyor.
MİLYONLARCA SELFIE'NİN BAŞLANGIÇ NOKTASI
Oxford Dictionary'nin 2013 yılında yılın kelimesi seçtiği "selfie
", bugün sosyal medyanın en yaygın alışkanlıklarından biri. Her gün milyonlarca kişi telefonunun ön kamerasını açıp kendi fotoğrafını çekiyor.
Yaklaşık 187 yıl önce Robert Cornelius'un dakikalarca kıpırdamadan bekleyerek çektiği o tek kare ise, bu alışkanlığın ilk adımlarından biri olarak fotoğraf tarihindeki yerini korumaya devam ediyor. Böylece bir zamanlar uzun pozlama süreleriyle mümkün olan bir otoportre, bugün birkaç saniyelik bir dokunuşla dünyanın dört bir yanında milyonlarca kez yeniden hayat buluyor.