Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Güncel Gülistan Doku hamile miydi? Arkadaşının ifadesi ortaya çıktı

        Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada dikkat çekici bir tanık ifadesi ortaya çıktı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada SEGBİS üzerinden tanık olarak dinlenen Gülşen İlbaş, Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki haftalarda yaşadığı sağlık sorunlarını ayrıntılı olarak anlattı.

        Doku’nun sınıf arkadaşı olan İlbaş’ın beyanları; genç kadının kaybolmadan önce hamile olup olmadığı, hastaneye neden başvurduğu ve sağlık kayıtlarında hangi işlemlerin yapıldığı sorularını yeniden gündeme taşıdı.

        Tanığın anlattığı mide bulantısı, kusma hissi, karın ağrısı, baş dönmesi, iştahsızlık ve koku hassasiyeti gibi belirtiler, dosyada gebelik ihtimalinin de araştırılması gerektiği yönündeki şüpheleri güçlendirdi.

        REKLAM

        MİDE BULANTISI, KARIN AĞRISI VE BAŞ DÖNMESİ

        Gülşen İlbaş, Gülistan Doku’nun aralık 2019’da bir gün çok ağır şekilde rahatsızlandığını anlattı. Doku’nun ayakta durmakta güçlük çektiğini belirten İlbaş, genç kadının kendisinden hastaneye götürülmesini istediğini söyledi. Tanık İlbaş, hastaneye giderken Gülistan Doku’nun sürekli kusacakmış gibi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Çok hastaydı ve ayakta duramıyordu. Mide bulantısı vardı. Hastaneye giderken ‘Kusacağım’ diyordu, kendisini zor tutuyordu. Karın ağrısı ve baş dönmesi de vardı.”

        İlbaş, Gülistan Doku’yu gündüz saatlerinde Tunceli Devlet Hastanesinin acil servisine götürdüğünü söyledi.

        GÜLİSTAN DOKU, HASTANEYE YATMAK İSTEMİŞ

        Tanığın anlatımına göre Gülistan Doku, hastanedeki muayenesi sırasında yatışının yapılmasını istedi. Ancak doktorun bu talebi kabul etmediği belirtildi. Doktorun odasına alınmadığını söyleyen İlbaş, muayenenin içeriğini ve Doku’ya hangi teşhisin konulduğunu bilmediğini ifade etti. Hastaneden çıktıktan sonra arkadaşına rahatsızlığının nedenini sorduğunu anlatan İlbaş, Doku’nun kendisine herhangi bir açıklama yapmadığını söyledi.

        Bu beyan, Doku’nun kaybolmadan kısa süre önce hastaneye hangi şikâyetle başvurduğu ve muayene sırasında hangi işlemlerin yapıldığı sorularını gündeme getirdi.

        “YEDİĞİM ŞEYLER KOKUYOR, MİDEMİ BULANDIRIYOR”

        Gülistan Doku’nun hastane ziyaretinden sonraki günlerde de rahatsızlığının devam ettiği belirtildi. İlbaş, Doku’nun yemekhanede çok az yemek yediğini ve çoğu zaman yemeğini yarım bıraktığını anlattı. Tanığa göre Doku, yemek yerken, “Yediğim şeyler kokuyor gibi geliyor, midemi bulandırıyor” diyordu.

        REKLAM

        Genç kadının iştahının kesildiğini, bitkin ve solgun görünmeye devam ettiğini söyleyen İlbaş’ın anlattığı belirtiler, soruşturmada hamilelik ihtimalinin araştırılması gereken başlıklardan biri olarak öne çıktı. Bununla birlikte tanık, o dönemde Gülistan Doku’nun hamile olduğuna dair herhangi bir bilgiye sahip olmadığını ve bu yönde bir şüphe duymadığını da özellikle ifade etti.

        KAYBOLMADAN ÖNCE ÇOK ZAYIFLAMIŞ

        Gülşen İlbaş, Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki haftalarda ruhsal ve fiziksel açıdan belirgin biçimde değiştiğini söyledi. Doku’nun çok üzgün, bitkin, solgun ve çaresiz göründüğünü belirten tanık, genç kadının ciddi şekilde zayıfladığını anlattı.

        İlbaş, Gülistan Doku’nun normalde neşeli, merhametli ve hayata bağlı bir genç olduğunu belirterek intihar ihtimaline inanmadığını söyledi. Doku’nun KPSS’ye hazırlandığını ve geleceğe ilişkin hedefleri bulunduğunu ifade eden İlbaş, şunları kaydetti: “Hedefleri ve hayalleri vardı. Asla intihar edecek bir kız değildi.”

        “ZEINAL ÇOK KISKANIR VE KISITLARDI”

        Tanık Gülşen İlbaş, Gülistan Doku’nun Zainal Abakarov ile yaşadığı ilişkiye dair de önemli bilgiler verdi. İlbaş, Abakarov’un normalde iyi biri gibi göründüğünü ancak Gülistan Doku’yu çok kıskandığını ve sosyal hayatını kısıtladığını söyledi. Doku’nun staj sonrasında arkadaşlarıyla bir yere gitmek istediğinde bile Abakarov’dan izin aldığını anlatan İlbaş, Abakarov’un çoğu zaman buna izin vermediğini belirtti. Tanık, çiftin bu nedenle sık sık tartıştığını, defalarca ayrılıp yeniden barıştıklarını ifade etti.

        REKLAM

        Ancak Doku’nun kaybolmasından önce çiftin yaklaşık 15-20 gündür görüşmediğini belirten İlbaş, bu nedenle 4 Ocak 2020’de Doku’nun birdenbire Abakarov’un evine gitmesine anlam veremediğini söyledi.

        “NE YAPTIYSA KENDİSİNE YAPTI”

        Tanık ifadesindeki en dikkat çekici bölümlerden biri, Zainal Abakarov’un Gülistan Doku’nun kaybolmasından sonra söylediği öne sürülen sözler oldu. İlbaş, kayıp olayının ardından Abakarov ile görüştüğünü ve genç adamın kendisine şu ifadeleri kullandığını anlattı: “Ne yaptıysa o kendisine bunu yaptı. Her şey onun yüzünden oldu. Annemle babam da kavga etti.”

        İlbaş, o dönemde bütün dikkatlerinin Gülistan Doku’yu bulmaya yöneldiğini, bu nedenle Abakarov’a “Ne yaptı?” veya “Her şey neden onun yüzünden oldu?” diye sormanın aklına gelmediğini söyledi. Daha sonra herkesin Abakarov’dan şüphelenmeye başladığını ifade eden tanık, kendisiyle bir daha görüşmediğini belirtti. Söz konusu ifadelerin hangi olay veya tartışmaya işaret ettiği soruşturmanın cevap bekleyen önemli sorularından biri oldu.

        REKLAM

        15-20 GÜNLÜK AYRILIĞIN ARDINDAN NEDEN EVİNE GİTTİ?

        Gülşen İlbaş, Gülistan Doku ile Zainal Abakarov’un Aralık 2019’un ortalarından itibaren iletişim kurmadığını söyledi. Bu ayrılığın, çiftin geçmişteki ayrılıklarına göre çok daha uzun sürdüğünü belirten tanık, Doku’nun kaybolmasından bir gün önce Abakarov’un evine neden gittiğini bilmediğini ifade etti.

        İlbaş, “Yaklaşık 15-20 gündür hiç görüşmediği erkek arkadaşının evine kafeden çıkarak birdenbire neden gittiğini bilmiyorum” dedi. Doku’nun bu ziyareti kendi isteğiyle mi yaptığı, görüşmede neler yaşandığı ve Abakarov’un daha sonra söylediği öne sürülen sözlerin bu ziyaretle bağlantılı olup olmadığı araştırılıyor.

        GEBELİK TESTLERİNDEN HABERİ OLMADIĞINI SÖYLEDİ

        Tanığa, Gülistan Doku’nun birkaç kez gebelik testi yaptırdığı yönündeki bilgiler de soruldu. İlbaş, bu testlerden haberi olmadığını ve Doku’nun hamile olabileceğinden o dönemde şüphelenmediğini söyledi.

        Tanık, Doku ile Abakarov’un Temmuz 2019 civarında birlikte tatile gittiklerini Gülistan Doku’dan duyduğunu anlattı. Ancak Doku’nun mide bulantısı ve diğer şikâyetleri yaşadığı kış döneminde çiftin uzun süredir ayrı olduğunu bildiği için hamilelik ihtimalini düşünmediğini ifade etti. Doku’nun bu dönemde başka bir ilişkisi bulunup bulunmadığını bilmediğini söyleyen İlbaş, genç kadının son zamanlarda Rojvelat Kızmaz ile samimi olduğunu da belirtti.

        REKLAM

        HASTANE KAYITLARI YENİDEN MERCEK ALTINDA

        Tanığın Gülistan Doku’yu kaybolmadan önce hastaneye götürdüğünü açıklaması, soruşturmadaki hastane kayıtlarını daha da önemli hâle getirdi. Doku’nun hangi tarihte, hangi şikâyetlerle ve hangi doktor tarafından muayene edildiği; kendisine hangi tetkiklerin uygulandığı ve gebelik testi yapılıp yapılmadığı inceleniyor.

        Soruşturma kapsamında daha önce Gülistan Doku’ya ait bazı hastane kayıtları ile sistem loglarının silindiğine ilişkin tespitler yapılmıştı. Tanık anlatımındaki hastane başvurusu ile mevcut sağlık verileri arasındaki uyumun, bilirkişi raporları ve dijital kayıtlar üzerinden karşılaştırılması bekleniyor.

        TANIK İLBAŞ: “İNTİHAR EDECEK BİRİ DEĞİLDİ”

        Gülşen İlbaş, Gülistan Doku’nun ailesinin maddi durumunun iyi olmadığını, bu nedenle okul dışında kafe ve restoranlarda garsonluk yaptığını söyledi. Doku’nun siyasetle ilgilenmediğini, düzenli şekilde okuluna gidip geldiğini ve KPSS için kitaplar aldığını belirten İlbaş, genç kadının yaşamına son vermesini gerektirecek bir düşüncesi olduğuna inanmadığını ifade etti.

        Tanık, Doku’nun kaybolmasının ardından her gün Sarısaltuk Viyadüğü ve baraj çevresindeki arama çalışmalarına katıldığını, dalgıçların günlerce sürdürdüğü çalışmaları takip ettiğini söyledi.

        Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce yaşadığı sağlık sorunlarının, hastane ziyaretinin, olası gebelik ihtimalinin ve eski erkek arkadaşıyla yaptığı son görüşmenin aydınlatılması amacıyla soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.

        Gülistan Doku soruşturmasında 15 gözaltı daha!
        Gülistan Doku soruşturmasında 15 gözaltı daha! Haberi Görüntüle

        GÜLİSTAN DOKU'NUN SOSYAL MEDYA HESAPLARINI KAPATAN EKİBİN PATRONU MEHMET ACA MIYDI?

        Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu eski polis Gökhan Ertok’un tanık ifadesi, ACA Bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca’yı dosyanın kritik isimlerinden biri hâline getirdi. Ertok, kendisini dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’le Mehmet Aca’nın tanıştırdığını ve Aca’nın çalışanlarına “Valinin bütün işlerini yapın” dediğini beyan etti. Gülistan Doku’nun yedek SIM kartını inceleme talebini aldıktan sonra Aca’yı aradığını anlatan Ertok, şirket sahibinin kendisine “Bilgim var, sen gerekeni yap” karşılığını verdiğini söyledi. Doku’nun WhatsApp ve Instagram hesaplarına erişimin de Aca’ya ait home ofiste ve şirket bilgisayarlarında gerçekleştirilmiş olabileceği belirtildi. Şirkette sosyal medya hesaplarına takipçi yüklenebildiği, toplu şikâyet yoluyla hesapların kapatılabildiği ve çalışanların ileri düzey bilişim bilgisine sahip olduğu beyan edildi.

        GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA MEHMET ACA’NIN ROLÜ NEYDİ?

        Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada, ACA Bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca’nın rolüne ilişkin dikkat çekici beyanlar ortaya çıktı.

        Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığında tanık olarak dinlenen tutuklu eski polis Gökhan Ertok, Gülistan Doku’ya ait yedek SIM kartın incelenmesi, genç kadının sosyal medya hesaplarına erişilmesi ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’den gelen taleplerin yerine getirilmesi sürecinde Mehmet Aca’nın adını verdi.

        Ertok’un ifadesine göre Mehmet Aca, kendisini Tuncay Sonel’le tanıştıran, valilikten gelen bilişim işlerini çalışanlarına yönlendiren ve Gülistan Doku’nun SIM kartı üzerindeki incelemeden önceden haberdar olan kişiydi.

        “BENİ TUNCAY SONEL’LE MEHMET ACA TANIŞTIRDI”

        Gökhan Ertok, Tuncay Sonel’le kurduğu ilişkinin Mehmet Aca üzerinden başladığını anlattı. Ertok, Sonel’den gelen sosyal medya hesaplarını tespit etme ve kapattırma taleplerini hangi sıfatla yerine getirdiğinin sorulması üzerine doğrudan Aca’yı işaret etti.

        Tanık ifadesinde şu iddiayı dile getirdi: “Beni Tuncay Sonel ile tanıştıran Mehmet Aca’dır. Kendisi, ‘Valinin bütün işlerini yapın’ demişti. Sonuçta ben de onun iş yerinde çalışıyordum. Tuncay Sonel’in isteklerini bu sebeple yerine getirdim.”

        Bu anlatıma göre Mehmet Aca, Tuncay Sonel ile ACA Bilişim çalışanları arasında bağlantı kuran ve valilikten gelen taleplerin yerine getirilmesini isteyen konumdaydı.

        SIM KART İÇİN “BİLGİM VAR, GEREKENİ YAP” DEDİ

        Gökhan Ertok, Gülistan Doku’nun yedek SIM kartının Ankara’ya gönderileceğini önce Şükrü Eroğlu’ndan, ardından Tuncay Sonel’den öğrendiğini söyledi. Ertok’un beyanına göre Sonel, kendisine SIM kartı incelemesini ve genç kadının bulunmasına yardımcı olacak bilgilere ulaşmasını istedi.

        Bu görüşmenin hemen ardından patronu Mehmet Aca’yı aradığını anlatan Ertok, Sonel’in söylediklerini kendisine aktardığını ifade etti. Ertok, Aca’nın cevabını şu sözlerle anlattı: “Mehmet Aca’ya telefonda söyledim. O da bana, ‘Bilgim var, sen gerekeni yap’ dedi.”

        Bu beyan, Mehmet Aca’nın yedek SIM kart henüz Ertok tarafından incelenmeden önce süreçten haberdar olduğu ve çalışana işlem yapması için onay verdiği şüphesini gündeme getirdi.

        SIM KART ACA BİLİŞİM OFİSİNE GÖTÜRÜLDÜ

        Gökhan Ertok, otobüsle Ankara’ya gönderilen Gülistan Doku’ya ait yedek SIM kartı AŞTİ’den teslim aldığını belirtti. Kartı daha sonra, Mehmet Aca’nın sahibi olduğu ACA Bilişimin Ankara Etimesgut’taki home ofisine götürdüğünü söyledi.

        Ertok, yedek SIM kartı ilk olarak annesine ait eski bir Samsung telefona taktığını; Gülistan Doku’nun WhatsApp ve Instagram hesaplarına bu kart üzerinden eriştiğini kabul etti.

        Tanık, işlemler sırasında şirketin bilgisayarlarını da kullanmış olabileceğini belirterek, “Gülistan Doku’nun hesaplarına Mehmet Aca’nın sahibi olduğu iş yerindeki bilgisayarlardan da girmiş olabilirim” dedi.

        Bu beyanla birlikte Doku’nun dijital hesaplarına erişimde ACA Bilişimin teknik altyapısının kullanılıp kullanılmadığı soruşturmanın önemli başlıklarından biri oldu.

        GÜLİSTAN DOKU’NUN HESABI ŞİRKET PANELİNE EKLENDİ

        Ertok, Gülistan Doku’nun Instagram hesabını ACA Bilişimde kullanılan “SMM Panel” isimli sisteme eklediğini de söyledi. Söz konusu panelin, sosyal medya hesaplarına takipçi ve beğeni yüklemek, giriş-çıkış hareketlerini takip etmek ve hesaplarla ilgili bildirim almak amacıyla kullanıldığı belirtildi.

        Ertok, Gülistan Doku’nun Instagram hesabını bu panele eklediği için hesaptaki giriş ve çıkış işlemlerinin şirket bilgisayarına veya kendi e-posta adresine bildirim olarak gelebileceğini anlattı.

        Tanığın bu beyanı, kayıp bir kişiye ait sosyal medya hesabının hangi hukuki yetkiye dayanılarak özel bir şirketin sistemine eklendiği sorusunu gündeme getirdi.

        ŞİRKETTE HESAPLAR KAPATTIRILABİLİYORDU

        Gökhan Ertok, ACA Bilişimde sosyal medya hesaplarına yalnızca takipçi veya beğeni yüklenmediğini, kullanıcı hesaplarının toplu şikâyet yoluyla kapattırılabildiğini de ifade etti.

        Şirketteki panel sistemleri aracılığıyla bir Instagram hesabına 10 milyona kadar takipçi veya beğeni yönlendirilebildiğini belirten Ertok, bot hesaplarla çok sayıda şikâyet oluşturularak hedef hesapların işlevsiz hâle getirilebildiğini söyledi.

        Ertok, Tuncay Sonel’i eleştiren “Kerbela62” isimli sosyal medya hesabını 50-60 kişiye aynı anda şikâyet ettirerek kapattığını söyledi. Tanığa göre işlerin büyük bölümü Mehmet Aca’nın çevresinden geliyordu. Çalışanlar kendi başlarına müşteri bulmuyor, Aca tarafından yönlendirilen işlemleri gerçekleştiriyordu.

        ÜÇ KİŞİLİK İLERİ DÜZEY BİLİŞİM EKİBİ

        Ertok, Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde ACA Bilişimde kendisiyle birlikte Sefa Karasu ve Emre Ezertaş isimli iki kişinin daha çalıştığını anlattı. Üç çalışanın da yazılım ve bilişim alanında ileri düzey bilgi sahibi olduğunu belirten Ertok, Mehmet Aca’nın ofise sık gelmediğini, işleri çoğunlukla uzaktan yönlendirdiğini ifade etti.

        Tanık, Aca’yı yaklaşık bir yıllık çalışma döneminde ofiste yalnızca 3-4 kez gördüğünü söyledi. Yapılan işlere ilişkin ödemelerin genellikle şirket hesabına gönderildiğini, Aca’nın da çalışanların ücretlerini bu hesaptan ödediğini anlattı.

        SOSYAL MEDYA İŞLERİNDEN GELEN PARALAR ŞİRKET HESABINA MI GİTTİ?

        Ertok’un ifadesinde, Tuncay Sonel’in talepleri doğrultusunda yürütüldüğü belirtilen sosyal medya çalışmalarına karşılık para transferleri yapıldığı da yer aldı. Ertok, önce bu işlemler nedeniyle maddi menfaat elde etmediğini söyledi. Ancak MASAK kayıtlarındaki toplam 10 bin liralık transfer hatırlatılınca parayı aldığını ve diğer şirket çalışanlarına dağıttığını kabul etti.

        Tanık, başka bir işlem sonrasında gönderilen 20 bin liranın ise Tuncay Sonel’in talebini yerine getirmesinin karşılığı olduğunu söyledi. Ertok’un, “Tuncay Sonel’in benden isteğini yerine getirdiğim için bana para gönderdi” şeklindeki beyanı, bu ödemelerin ACA Bilişim bünyesinde yürütülen işlerle ilişkili olup olmadığı sorusunu doğurdu.

        “SIM KART OLAYINI KİM ANLATTI, BİLMİYORUM”

        Gökhan Ertok, Mehmet Aca’nın Gülistan Doku’ya ait yedek SIM kartın inceleneceğinden haberdar olduğunu savundu ancak bu bilgiyi Aca’ya kimin verdiğini bilmediğini söyledi.

        Ertok, “Mehmet Aca’ya bu SIM kart olayını kim, ne zaman ve ne şekilde anlatmış, detayını bilmiyorum” dedi. Bu anlatım, Aca’nın Tuncay Sonel, Şükrü Eroğlu veya başka kişilerle önceden doğrudan irtibat kurup kurmadığı sorusunu gündeme taşıdı.

        Dosyada Mehmet Aca’nın Tuncay Sonel’le mali hareketlerinin bulunduğuna ilişkin ayrı soruşturma tespitlerinin de incelendiği belirtildi.

        HASTANE KAYITLARIYLA BAĞLANTISI ARAŞTIRILIYOR

        Tanık Gökhan Ertok’a, Mehmet Aca’nın sağlık kuruluşlarına hastane bilgi yönetim sistemi hizmeti sunan başka şirketleri veya bu sistemleri bilen çalışanları bulunup bulunmadığı da soruldu. Ertok, Aca’nın hastanelere HBYS hizmeti veren bir şirketinin olup olmadığını bilmediğini söyledi.

        Tunceli Devlet Hastanesindeki bazı kayıtların silinmesiyle ilgisinin bulunmadığını savunan Ertok, kendisine veya çalıştığı şirkete bu yönde bir talep iletilmediğini savundu.

        ACA’NIN ROLÜ SORUŞTURMAYLA NETLEŞECEK

        Dosyadaki tanık anlatımına göre Mehmet Aca, Gökhan Ertok’u Tuncay Sonel’le tanıştırdı; çalışanlarına Sonel’den gelen işleri yerine getirmeleri yönünde talimat verdi ve Gülistan Doku’nun yedek SIM kartının inceleneceğini önceden biliyordu.

        Yine ifadelere göre Mehmet Aca, Ertok’un SIM kart işlemleri için kendisine bilgi vermesi üzerine “Gerekeni yap” dedi; işlemlerin gerçekleştirildiği ACA Bilişimin sahibi ve yöneticisiydi; sosyal medya hesaplarına müdahale edilebilen teknik altyapıyı ve çalışanları bünyesinde bulunduruyordu.

        Mehmet Aca’nın doğrudan hangi işlemlere katıldığı, hangi talimatları verdiği ve Gülistan Doku’nun dijital verilerine yapılan müdahalelerden ne ölçüde haberdar olduğu soruşturma sonucunda ortaya çıkacak.

        UMUT ALTAŞ İLE İLGİLİ GÖRÜŞME KAYDI ORTAYA ÇIKTI

        Öte yandan Gülistan Doku soruşturması kapsamında aranan ve ABD’de tutuklu bulunan Umut Altaş’ın eski patronu Rüstem Keskin’in Altaş’la yaptığı görüşmenin ardından JASAT’a (Tunceli Jandarma Suç Araştırma Timi) yaptığı bilgilendirmenin ses kaydı ortaya çıktı. Telefon konuşmasında Keskin tarafından dile getirilen iddialar özetle şöyle:

        * ⁠Umut Altaş’ın anlatımına göre Türkay Sonel, kendisine hem kendisinin hem de babası Tuncay Sonel’in Gülistan Doku ile ilişki yaşadığını söyledi.

        * Altaş, Gülistan Doku’nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 günü saat 16.00-17.00 sıralarında Türkay Sonel’in kendisini Atatürk Mahallesi’ndeki Esnaf ve Sanatkârlar Odası önünde araçtan indirdiğini ileri sürdü.

        * Türkay Sonel’in “Yarım saate döneceğim” diyerek ayrıldığı, ancak yaklaşık bir saat sonra panik hâlinde ve hızlı biçimde geri geldiği iddia edildi.

        * Altaş’ın anlatımına göre Türkay Sonel, geri döndüğünde kendisine “Hemen arabaya bin” demiş. Araçta kana benzettiği bir koku bulunduğunu söyleyen Altaş, aracın BMW marka olduğunu aktardı.

        * Altaş’ın çok fazla soru sorması üzerine Türkay Sonel’in onu kısa süre sonra araçtan indirerek dolmuşla eve gitmesini istediği ileri sürüldü.

        * Altaş’ın indirildiği noktanın Sarısaltuk Viyadüğü’ne araçla yaklaşık 3-5 dakikalık mesafede olduğu iddia edildi.

        * Umut Altaş’ın daha önce savcılığa Gülistan Doku’yu hiç görmediğini söylediği, ancak Rüstem Keskin’le görüşmesinde bu beyanını değiştirerek Gülistan’ı Tunceli’deki Emirgan Kafe’de bir kez gördüğünü anlattığı aktarıldı.

        * Gülistan Doku’yu gördüğü sırada Umut Altaş’ın yanında Türkay Sonel’in de bulunduğu; Gülistan’ın kafede servis yaptığı ve Türkay Sonel’in buraya sık sık gittiği ileri sürüldü.

        * Altaş’ın anlatımına göre Türkay Sonel, Gülistan Doku için “Benim görüştüğüm/takıldığım kız” şeklinde bir ifade kullandı.

        * Türkay Sonel’in, Umut Altaş ABD’deyken kendisiyle iletişimini sürdürdüğü ve yaklaşık bir yıl önce ona kanlı, başı kesilmiş bir ceset videosu gönderdiği iddia edildi.

        * Altaş’ın Türkay Sonel’i Amerika’ya davet ettiği, Türkay Sonel’in ise gelmesi hâlinde kendisine “FETÖ’cü” denileceğini söylediği aktarıldı.

        * Türkay Sonel’in ayrıca Umut Altaş’a, babasının FETÖ ile bağlantısı bulunduğunu bilip bilmediğini sorduğu öne sürüldü.

        * Rüstem Keskin, Umut Altaş’ın görüşme sırasında geçmiş olayları hatırladığını, sorulara cevap verdiğini ve ruh hâlinin genel olarak normal göründüğünü belirtti.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Nesli tehlike altındaki su samuru görüntülendi

        (İHA) Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesine bağlı Karaevli Mahallesi sahilinde, nesli tehlike altında bulunan su samuru vatandaşların cep telefonu kamerasına yansıdı

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ