Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Hayat Güzeldir filminden hatırlayacağınız aktör Roberto Benigni, ‘Kar ve Kaplan’da imkânsız aşkının peşinden Irak’a kadar gidiyordu. Bu film 2005’ten bu yana o coğrafyadaki sayılı mutlu sonlardan biri olabilir. Malum, iç savaş ve terör... Ama mevcut hikâyeyi mutlu sona erdirecek kadar olmasa bile umut dağıtan girişimler de var bölgede. HT Cumartesi'den Melik Demirel'in haberi...

Şanlıurfa Ceylanpınar’dan Suriye sınırına 150 metre mesafedeki Hasbihal Kafe’de, ilçede beden eğitimi öğretmenliği yapan komedyen Mustafa Sağır (34), arkadaşı Akın Aslan’la (27) birlikte geliri Ceylanpınarlı çocuklara bağışlanan stand-up şovları yapıyor. Ayrıca kafenin işletmecisi, fotoğrafçı Ümit Kavak’ın (32) yürüttüğü “Oyuncak Kardeşliği” projesiyle ilçeye oyuncak ve kıyafet yağıyor. Şimdi diğer sınır ilçelerine de ulaşmayı hedefleyen Mustafa Sağır ve Ümit Kavak çocukların yüzünü güldüren projelerini anlatıyor.

ÜMİT KAVAK: GELMEK İSTEYENLERİ SEVE SEVE AĞIRLARIZ

Stand-up organizasyonunu nasıl yaptınız?
Ben sadece mekânı ayarladım. Ama insanların tavrı konusunda diken üstündeydik. Ancak ilgi yoğundu, 120 kişilik mekân tıka basa doldu. Hatta bazı gelenleri kapıdan çevirmek zorunda kaldık. İzleyicilerin yaş aralığı 20-25’ti.

Sosyal medyada oyuncak ve kıyafet çağrıları da yapıyorsunuz. Geri dönüşler nasıl?
Şu an için çamaşır makinesi boyutunda 30 koli ulaştı. Yarısı oyuncakla dolu, kalan yarısında ise kitap ve kışlık kıyafet var. Birçok şehirden bir o kadarı da yolda. Çocukların yoksulluk içindeki küçük mutluluklarını görünce sahip olduklarımızın ve şehir hayatında yitirdiğimiz samimiyetin farkına varıyoruz.

Ceylanpınar’a gelmek isteyenlere önerileriniz neler?
Kafemizin üstünde 15 odalı aile işletmesi bir pansiyonumuz var. Gelmek isteyenleri evimizde veya pansiyonda ücretsiz olarak seve seve ağırlarız.

MUSTAFA SAĞIR: ‘KAHKAHANIN TEDAVİ EDİCİ GÜCÜ VAR’

Böyle bir ortamda stand-up yapma fikri nasıl oluştu?
Bence mizah zaten gerginliğin olduğu yerde çıkıyor. Çünkü komedi o gerginliği alıyor. Kahkahanın iyileştirici, tedavi edici bir gücü var. Başta hazırlık sürecimi kimseyle paylaşmasam da içeriğimi kısıtlamadım. ‘Sağır Duymaz Uydurur’ gösterimin yüzde 80’ini Ceylanpınar’da yaptım.

İlk gittiğinde atmosfer nasıldı?
2015’te Ceylanpınar’ın Yüksektepe Köyü’ne atandığımda herkes iki yıl önceki YPG-DEAŞ savaşını anlatıyordu. İş makinesi seyreder gibi top, tüfek seyretmişler. Evlere düşen roketleri hâlâ saklıyorlar. Bir de sessiz gecedeki vızıltıların sivrisinek değil insansız hava aracı olduğunu fark etmiştim.

Orada sosyal biri miydin peki?
Hayır, hiç evden çıkmıyordum. Ümit’le de üniversite arkadaşım vasıtasıyla tanıştım. O an standup’ı projeleştirmek aklıma geldi. Hemen uyum sağladık ve beş gün sonra sahne aldım.

Gösteri günü nasıldı?
İnanılmazdı. Heyecandan bembeyaz bir suratla dizlerim titreyerek sahneye çıktığımda kalabalığı görünce şaşırdım. Aynı yerde yaşasak da tanımadıklarım da oradaydı. Ama ortamda bir yandan çay dağıtılıyor, bazıları arkasını dönüp konuşuyor, arkada bir hanım bebeğini uyutuyor... Ama kısa sürede yakaladım seyirciyi. Çoğunun izlediği ilk stand-up gösterisiydi.

‘İSTANBUL ŞAKALARI SOĞUK KARŞILANDI’

En çok nelere güldüler?
İlçeye adını veren ceylan ile pınarın burada olmamasına ve bu yörenin aşırı sıcak havasıyla alakalı şakalara güldüler. Ayrıca babamın vakti zamanında eve misafirliğe gelen Japonları Müslüman yapmaya çalışması da onları çok eğlendirdi.

Peki hangi esprileri soğuk karşıladılar?
İstanbul’la alakalı olanları. Çünkü onlar uzakta olduklarının farkındalar.

Gösterinin ardından nasıl eleştiriler geldi?
Biraz daha belden aşağı şaka yapabileceğim söylendi. 60 dakikanın sonunda kimse mekândan suratı asık ayrılmadı. İlk defa kendimi komedyen gibi hissettim.

‘DİĞER İLÇELERE DE GİDECEGİZ’

Bilet ücreti ne kadardı?
Ücret almadık. Seyirci sayısı kadar yardımı Ümit’le cebimizden yaptık.

Gösterilerin devamı gelecek mi?
Diğer sınır ilçelerine de gitmek istiyoruz. Yol ve mekân masraflarından artan para tamamen çocuklara gidecek. Her gösteri o ilçenin çocuklarına yardım demek. Onların en çok gıdaya, kıyafete, kitaba, oyuncağa ihtiyacı var. Ayrıca sokak hayvanları için bir hayvan barınağı da yapmak istiyoruz.

 Mustafa Sağır bugün Taksim BiMekan’da, 2 Şubat’ta Kadıköy Bahane’de, 16 Şubat’ta Karaköy 2. Kat’ta ve 22 Şubat’ta Ankara Roof’taki gösterilerinde çocuklar için yardımları kabul edecek.