Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bahar BAKIR / GAZETE HABERTÜRK

ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın oluşturduğu P5+1 ülkeleri ile İran arasında 10 yılı aşkın süredir devam eden nükleer müzakereler sonrasında bu ülkeye uygulanan ambargoların kaldırılması kararlaştırıldı. 1979’daki İran İslam Devrimi’nden bu yana inişli çıkışlı da olsa 35 yılı aşkın süredir uygulanan ambargoların kaldırılması, dünya gündemini belirledi. Uzmanlar, bu gelişmenin bölgeye ve Türkiye’ye siyasi ve ekonomik etkilerini değerlendirdi. Uzmanlara göre İran, ekonomisini güçlendirecek, ABD’den ve Avrupa’dan yatırımcıları çekecek, bölgede öne çıkacak. Buna karşılık bölgede, İran ve Suudi Arabistan eksenli “vekâlet savaşları”nın sertleşmesi bekleniyor. Uzmanların, bu konuda görüşleri şöyle:

Doç. Dr. Haldun YALÇINKAYA (TOBB Üniversitesi)

İRAN için yeni bir dönem başlıyor ama bunun güvenlik faturası olacak. İran, ambargolar nedeniyle yıllardır konvansiyonel gücünü artıramamıştı. Nükleer programı ve özel kuvvetleri denge sağlıyordu. Şimdi ambargolar kalktı, nükleer programını dondurdu ama hâlâ İran, Ortadoğu güç dengesinde stabil bir noktada değil. Suudi Arabistan silahlanmaya yılda 80 milyar dolar harcarken, İran 12 milyar dolarda kalıyor. İran’a yönelik silah ambargosu kalkmış değil. Ekonomik ambargo kalksa bile kendini yeni sisteme entegre etmesi çok zaman alacak. Geçiş dönemi Körfez güç dengesi sisteminde İran’ın aleyhine olabilir. Ortadoğu’da güç dengesi içinde İran’ın kırılganlığı artacak. Ortak savunma şemsiyesinin içinde olmadığı için İran, meydan okunabilir bir aktör haline gelebilir. İran’ın bunu ittifaklarla aşması gerekiyor. ‘İran’ın kırılganlığı artacak’

 Prof. Dr. Hüseyin BAĞCI (ODTÜ)

İRAN, tarihinde çok önemli bir sayfa açtı. 5 yıl içinde İran çok değişecek. Ruhani de önümüzdeki seçimlerde yerini garantiledi. Batı’nın yeni “gözdesi” İran olacak. ABD ve AB, İran’a yatırımları artıracaklar. İran bölgesel güç olma yolunda ekonomik altyapısını değiştirecek. Almanya İran’ın en büyük yatırımcısı olacak. Rusya’nın yerini İran alacak. ABD, 3 milyonu aşan İran kökenli vatandaşı ile çok özel bir konumda olacak. Boeing sadece uçak satmayacak. Her gün ABD’ye binlerce İranlı gelecek. ABD, İran ile Orta Asya’ya girecek. Çin ve Rusya ile İran üzerinden rekabet edecek. AB ise İran ile bölgesel ekonomik yatırımlarda büyük ortaklık yapacak. Irak, AB için İran üzerinden yeni ekonomik alan kazanacak. Türkiye, her ne kadar İran ile sıkıntılı bir dönem yaşasa da, İran’ı büyük bir ekonomik fırsat olarak görebilir ve özellikle inşaat sektöründe önemli işler yapabilir. ‘Batı’nın gözdesi olacaklar’

 Doç. Dr. Serhat ERKMEN (Ahi Evran Üniversitesi)

AMBARGOLARIN kalkması ile birlikte İran’ın bölgenin bir numaralı aktörüne dönüşeceği yorumu gerçekçi değil. Ancak, İran’ın dış politika ve ekonomisinde olumlu rahatlamalar getireceği doğrudur. ABD ve İran arasındaki ilişkilerin yumuşama dönemi Obama ile sınırlı kalabilir. Ambargoların kalkması İran ekonomisine büyük bir sıçrama getirmez. Çünkü İran petrol, doğalgaz üreticisi. Uluslararası petrol fiyatları düşünüldüğünde, İran bölgenin bir numaralı ekonomik aktörü haline de gelmez. İran’ın ekonomik problemlerini çözmek için bir fırsat doğmuştur. Siyasi olarak ise bölgede vekâlet savaşlarında sertleşme görebiliriz. Basra bölgesi hâkimiyet tartışması ve bölgesel liderlik gerilimi artacak. Yemen, Irak, Suriye, Lübnan ve Filistin’de bunu göreceğiz. Ambargoların kalkmasından çok rahatsız olan Suudi Arabistan’ın ABD’ye rağmen İran’la açıktan çatışmaya girmesini bekleyemeyiz. ‘Ortadoğu’da vekâlet savaşı kızışacak’

Uluç ÖZÜLKER (Emekli Büyükelçi)

TÜRKİYE bugüne kadar İran ambargosunu topyekûn uygulamadı. O nedenle Türkiye ve İran arasındaki ekonomik ilişkilerin ciddi bir şekilde artacağını söylemek doğru olmaz. Ayrıca, ambargo kalktığı için İran ve Türkiye ekonomik açıdan rekabete girecek. Rekabet artsa da Türkiye, komşu ülke olarak İran’a kolay erişebilecek durumda. O nedenle Türkiye bu potansiyeli kaçırmamalı. İran özellikle doğalgaz altyapısını yenilerse, Türkiye önemli bir kazanım sağlar. İran uçaklarını uçuramıyor, yedek parça bulunduramıyordu. Şimdi bunun önündeki engel kalkacak. Ortadoğu’da ekonomi piyasasında ciddi bir hareketlenme olacak. Bu da İran için minimum bir yıl alacak bir süreç. Siyasi etkinliği de Batı ile vardığı bu uzlaşı sonucunda daha da artacak. Bölgede siyasi etkinlik mücadeleleri artacak. ‘Türkiye yeni konjonktürde kazanımlar elde edebilir’

Prof. Dr. Atilla SANDIKLI (BİLGESAM)

İRAN kendi çıkarları doğrultusunda bölgede etkinliğini artırmak için önemli bir koz elde etti. Şii nüfuz alanlarını kullanarak daha rahat hareket edecek. 100 milyar doları bloke edilmişti, şimdi parasının yarısını hemen alacak, bu önemli bir kaynak transferi olacak. Petrol satacak, bundan kazanacağı bir geliri olacak. Yatırımları artıracak. Bu kaynakları kullanarak bölgedeki nüfuzunu artıracak. Mısır, Suriye, Lübnan, Bahreyn ve Yemen gibi ülkelerde hem maddi hem de siyasi etkisini artıracak. Türkiye ile ilişkilerde yeni bir dönem olacak deniyor ama mevcut durumda İran, Türkiye ile daha fazla rekabet edebilecek duruma geldi. O nedenle ambargonun kalkması sonrasında, Türkiye-İran ekonomik ve ticari ilişkilerinin pozitif olarak çok etkileneceğini düşünmek biraz abartılı olur. ‘Bölgedeki nüfuzunu gücü verecek’

Bilgin AYGÜL (Türk-İran İş Konseyi Başkanı)

ORTADOĞU’da ekonomi, siyasetin üzerinden yürüyor. İran yaptırımlarının kalkmasının siyasi olarak bir etkisi olacağını söylemek için erken. Bölgede ciddi bir kaos var. Suudi Arabistan gerginliği ile Suriye’deki gelişmeler önemli etkenler olarak devam edecek. Türk firmaları o bölgeyi iyi biliyor. İran’da 200 civarında Türk şirketi var. Bunlar, gübre, petrokimya, kimya, tekstil ve otomotiv yan sanayii gibi alanlarda faaliyet gösteriyor. Avrupalılar da Türkiye üzerinden girmek istiyor. Lojistik, AVM, otel, liman, havalimanı ve serbest bölge işletmeciliği ve diğer hizmet alanlarında potansiyel var. Endüstriyel tesis inşası ile mali müşavirlik ve mühendislik alanlarında iş yapılabilir. Petrol ve doğalgaz alanlarına taşeron olarak girilebilir. ‘Potansiyeli kaçırmamalıyız’