Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Bulgaristan Hükümeti, ülkedeki Afgan göçmenleri memleketine geri yollamaya başladı.

İstifa eden Başbakan Boyko Borisov’un himayesinde düzenlenen hükümet çalışma oturumunda, kimliği araştırılan Afganistan, Irak ve Pakistan kökenli göçmenlerin, kapalı kamplara yollanmalarına karar verildi.

Ülkenin güneydoğusundaki Harmanlı şehrindeki kapalı mülteci kamplarında geçen hafta çıkan ve emniyet güçlerince bastırılan Afgan ayaklanmasından sonra yetkililer, ilk aşamada 250 kişinin ülkelerine yollanmasına karar verdi.

50 Afgan'ın vatanlarına gönüllü döneceği, 200'ünün transferi için girişimlerin başlatıldığı bildirildi.

Yetkililer, Afganistan, Irak ve Pakistan’dan gelip herhangi bir gerekçesi olmaksızın ülkeye sığınanların, cezaevi tarzındaki kapalı kamplarda alıkonulacağı duyurdu.

Son ayaklanmada toplumsal huzuru bozan 300’ü aşkın Afgan'ın, Türkiye sınırına yakın kapalı tip kamplarında tutulmaları yönünde karar alındı.

Devlet Mülteciler Ajansı’nın (DAB) işlettiği, Harmanlı, Sofya ve Banya köyündeki açık tip kamplarında sadece savaştan kaçtıkları için sığınmacı olma hakkı olan Suriyeliler yerleştirilecek.

Hasköy Bölge Valisi Stanislav Deçev, gazetecilere yaptığı açıklamada, halkın tepkisi nedeniyle kentteki Afganların tahliye edilmesinden dolayı memnuniyet duyduğunu belirtti. Ayaklanmaya katılan Afganlar için Türkiye sınırına yakın Lyübimetz bölgesinde 50 konteynerden oluşan 400 kişilik yeni bir kapalı kamp kurulacak.

Öte yandan Hükümet Basın Merkezi, sınır dışı etmeye çalıştığı ilk 200 Afgan'ın ülkelerine yollanmasının hukuksal engellerce zorlaştırıldığını belirti. Bulgaristan ile geri kabul protokol zaptı imzalamayı reddeden Afganistan, ülkesine sadece pasaportu bulunan kişileri kabul ediyor. Bulgar makamları, evrakları bulunmayan Afganların, gerçek isim ve kökenlerini bildirmemeleri nedeniyle prosedürleri yavaşlatıyor.

Almanya'nın Münih kentinde yerel halkın sığınmacıların gürültüsünden rahatsız olmaması amacıyla Berlin Duvarı'na benzetilen bir duvar inşa ediliyor.

Ulusal basında yer alan haberlerde, 55 bin kişinin yaşadığı Münih'in Neuperlach Süd ilçesinde bulunan sığınmacı yurdunun 25 metre uzaklığında yaklaşık 4 metre yükseklik ve 100 metre uzunluğunda örülen duvarın amacının çevrede yaşayan sakinleri gürültüden korumak olduğu iddia edildi.

160 kişilik kapasitesi bulunan kampta genel olarak genç sığınmacılar yaşayacağı için çevre sakinleri dilekçe vererek kamp ile meskun mahal arasına bir duvar örülmesini istemişti.

Berlin Duvarı'nın yıkılmasından 27 yıl sonra Almanya'da tekrar böyle bir duvar yapılması tepkileri de beraberinde getirdi.

Neuperlach Süd ilçesinin başkan yardımcısı Guido Bucholtz, "Duvarı ilk gördüğümde korktum. Bu gerçekten çok saçma bir şey. Duvarın yüksekliği çok fazla." ifadesini kullandı. Bucholtz eyalet hükümetinin kararı ile yapılan duvarı yerel yönetim olarak olumlu karşılamadıklarını belirtti.

Almanya dışında farklı ülkelerde de eleştirilere neden olan duvarın yapımının tamamlanmak üzere olduğu bildirildi.

Münih'teki duvarın 1961 yılında örülen ve 1989 yılında yıkılan Berlin Duvarı'ndan 40 santim daha yüksek olduğu ifade edildi.

 

Bulgaristan Ortodoks Kilisesi, ülkeye sığınmacı kabulünün sınırlandırılması çağrısında bulundu.

Bulgaristan Ortodoks Kilisesi, internet sitesinden yaptığı açıklamayla sığınmacı akınına karşı duruşunu ortaya koydu. Açıklamada, “Bu sığınmacı dalgası istila belirtileri taşıyor” ifadesi kullanılarak güvenlik riski altındaki insanlarla olanaklar ölçüsünde dayanışma gösterilmesini desteklemesine karşın, ülkeye daha fazla sığınmacının gelmesine izin verilmemesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada "Gelenlere, sınırlı olanaklarımız çerçevesinde yapabildiğimiz kadar yardım ederiz ancak fazlasını hiçbir şekilde yapmayız. Sorunu yaratanlar çözümüne katlansın. Ortodoks Bulgar halkı, bu durumda devletinin yok edilmesine kadar varabilecek ağır bir bedeli ödeyemez” ifadesi yer aldı.

Bulgaristan Ortodoks Kilisesi, toplumsal konularda sınırlı düzeyde görüş belirtmekle tanınıyor. Sığınmacılarla ilgili yapılan açıklamanın, ülkede sığınmacılara karşı milliyetçiliğin artmaya başladığı bir dönemde gelmesi dikkati çekti.

Harmanlı şehrinde geçen hafta bir sığınmacı kampında çıkan ayaklanma sonucu 300’ü aşkın yabancı gözaltına alınmış, 24 güvenlik personeli yaralanmıştı.

Ayaklanma ve çıkan olaylar sonrası aşırı sol ve sağcı güçler protesto gösterileri düzenlemişti. Harmanlı’daki kampın bulunduğu Yabol bölgesinde tüm sığınmacı barındırma tesislerinin tamamen kaldırılması talebiyle imza kampanyası da başlatılmıştı.

Bulgaristan’da sığınmacı sayısının 10 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.