Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk kez ziyaret edeceği Madagaskar, uzun süren Fransız sömürge döneminin ardından geleceğini şekillendirmeye çalışıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dört günlük Afrika turunun son durağı Madagaskar.

Yüzölçümü açısından dünyanın en büyük dördüncü adası olan Madagaskar, Hint Okyanusu'nun batı kısmında bulunuyor.

Mozambik Kanalı ile Afrika kıtasından ayrılan Madagaskar, yaklaşık 592 bin kilometrekare ile Türkiye'ye göre daha küçük bir yüzölçümüne sahip.

Başkenti Antananarivo olan Madagaskar'ın nüfusu 24 milyon civarında.

Yaklaşık 18 etnik kökenli grubun birlikte yaşadığı ülkede nüfusun büyük bölümü Merinalardan oluşuyor. Merinaların yanı sıra Bertsileolar, Sakalavalar ile Endonezyalılar, Fransızlar ve Hintler de ülkedeki diğer etnik kesimler arasında bulunuyor.

Fransızcanın resmi dil olduğu Madagaskar'da halkın önemli bölümü diğer resmi dil Malgaşça adı verilen ülkeye özgü yerel dili günlük hayatta sıkça kullanıyor.

Geleneksel inanç sisteminin gereklerini hayatın her köşesinde yansıtmayı sürdüren yerel halkın neredeyse yarıdan fazlası "her nesnenin bir ruh tarafından yönetildiği" görüşünü benimseyen Animizm inancına mensup. Ülkede ayrıca Hristiyanların yanı sıra Müslümanlar da bulunuyor.

FRANSIZLAR UZAKLAŞMADI

Dünya üzerinde insanların yerleştiği en son bölgelerden biri olarak kabul edilen Madagaskar'a Avrupalılar, 16'ncı yüzyılın başında ayak bastı.

Portekizlilerin ardından bir dönem Hollandalı ve Britanyalı tüccarların gemilerinin uğrak yerlerinden olan ada, sonraki yıllarda da İngiliz ve Fransızların kontrolüne geçti.
Madagaskar'ı, 1883'te işgal eden 1896'da da kolonileri haline getiren Fransızların topraklardan uzaklaştırılması da kolay olmadı. Halkın defalarca ulusal nitelikte başlattığı isyanlar Fransızlar tarafından kanlı şekilde bastırıldı.

Ülkede 1945'ten itibaren bağımsızlığı hedefleyen birçok oluşum kurulurken 1947 yılında isyancıların başlattığı ayaklanma Fransızların adaya 18 bin askerini göndermesiyle yatıştırıldı.
Adanın doğal kaynaklarını ve insan gücünü kullanmayı, ada üzerindeki hakimiyetini daha uzun yıllar sürdürmeyi planlayan Fransızlar, çatışmalarda on binlerce kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.

Madagaskar 1958'de Fransız Uluslar Topluluğu içerisinde Malgaşça Cumhuriyeti adı ile özerk bir bölge olarak yer aldı. Ülke 1960'da Philibert Tsiranana başkanlığında bağımsızlığını ilan etti.

Adada 1970'li yılların başında Tsiranana'yı deviren askeri darbe yaşanırken, 1975'te iktidara gelen sosyalist Didier Ratsiraka, ülkenin adının Madagaskar Cumhuriyeti ilan etti.

GEÇİM KAYNAĞI VANİLYA

Ratsiraka döneminde ülke ekonomisinin hızla düşüşe geçmesi üzerine Madagaskarlı yetkililer Uluslararası Para Fonundan (IMF) aldıkları borçla ülkeyi ayakta tutmaya çalıştı.

IMF verilerine göre, Madagaskar dünyanın en yoksul ülkeleri arasında yer alıyor. Ortalama kişi başına düşen milli gelir 911 dolar.

Geçen yıl enflasyon oranının yüzde 9 gerçekleştiği Madagaskar'ın ihracatı 2,2 milyar dolar, ithalatı ise 2,7 milyar dolar oldu.

Daha çok tarıma dayalı bir ekonomiye sahip ülkenin asıl geçim kaynağı vanilya. Ülke genelinde ayrıca kakao, şeker kamışı ve pirinç de üretiliyor.

Genellikle bol yağışlı iklimin hüküm sürdüğü Madagaskar'ın özellikle doğu kıyıları çok nemli ve yağışlı oluyor. Yağmur ormanlarının bulunduğu ülkenin bu kesiminde sık sık şiddetli tropikal fırtınalar ve hortumlar hayatı zorlaştırıyor.

Kümes hayvancılığının yaygın olduğu ülkede ayrıca deniz ve maden ürünleri de ekonomiye katkı sunuyor.

DARBE SONRASI ULUSLARARASI TOPLUMCA DIŞLANDI

Çok partili bir siyasi sistemin bulunduğu Madagaskar, yarı başkanlık sistemiyle yönetiliyor.

Madagaskar'da, cumhurbaşkanının kapsamlı yetkilere sahip olduğu bir yönetim şekli mevcut. “Faritra” adı verilen 22 bölgeye ayrılmış ülkede, devlet başkanı seçimi beş yılda bir yapılıyor.
2009 yılında ordu destekli kansız bir darbeye sahne olan Madagaskar, bu durumun ardından uluslararası toplumun izolasyonuyla karşılaştı.

Devlet başkanlığına getirilen Andry Rajoelina'nın hükümeti uluslararası toplumca tanınmazken, Dünya Bankası, Avrupa Birliği ve ABD, ülkeye yönelik insani yardımlarını askıya aldı. Afrika Birliği de darbenin ardından Madagaskar'ın üyeliğini geçici olarak durdurdu.

Ülkede Devlet Başkanı Rajoelina döneminde şiddetli bir ekonomik kriz yaşandı.

Madagaskar'da askeri darbenin ardından 2013 yılı sonunda yapılan ilk cumhurbaşkanlığı seçimini Hery Rajaonarimampianina kazandı. Rajaonarimampianina üç yıldır ülkenin liderliğini sürdürürken, başbakanlık koltuğunda ise Nisan 2016'dan itibaren Olivier Mahafaly Solonandrasana oturuyor.

2013 seçimlerinin ardından anayasal düzene dönüşle Madagaskar'a uygulanan uluslararası yaptırımlar da sona erdi.