Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, " ABD Kongre binasının göstericiler tarafından basılması teşebbüsüne kadar varan iç gelişmeleri endişeyle takip ediyoruz. ABD’deki tüm tarafları itidal ve sağduyuya davet ediyoruz. ABD’nin bu iç siyasi krizi olgunluk içinde aşacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

"AMERİKALI SEÇMENLERİN KARARINI KABUL EDİN"

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, "Demokrasi düşmanları Washington'daki bu katlanılamaz görüntüler karşısında keyif duyacaklardır." açıklamasını yaptı. Göstericilerin Kongre binasına girmesini eleştiren Maas, "Artık Amerikalı seçmenlerin kararını kabul edin. Demokrasiyi ayaklar altına almaya son verin." dedi.

Demokrasi düşmanlarının Washington'daki inanılmaz görüntüleri görmekten mutlu olduğunu belirten Maas, "Kışkırtıcı kelimeler Federal Meclis basamaklarında olduğu gibi şimdi de Kongrede şiddet eylemlerine dönüşüyor. Demokratik kurumlara yönelik küçümsemelerin etkisi yıkıcıdır." değerlendirmesinde bulundu.

"ŞOK EDİCİ SAHNELER"

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Washington DC’de şok edici sahneler var. Bu demokratik seçimin sonucuna herkes saygı duymalı" dedi.

"SEÇİMİ JOE BIDEN KAZANDI"

AB Yüksek Temsilcisi Borrell, Washington'daki olayları "ABD demokrasisine görülmemiş saldırı" şeklinde niteleyerek seçim sonucuna saygı çağrısı yaptı.

AB Konseyi Başkanı Michel ise, "ABD'de yönetimin Joe Biden'a barışçıl şekilde devrinin sağlanacağına inanıyoruz" dedi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, ABD'deki olayların ardından ABD başkanlık seçimini Joe Biden'ın kazandığını, kendisiyle çalışmayı sabırsızlıkla beklediğini belirtti.

Von der Leyen, ABD Başkanı Donald Trump taraftarlarının 3 Kasım 2020'deki başkanlık seçimi sonucunun resmileştirileceği Kongre oturumunu protesto için barikatları aşarak Kongre binasına girmelerinin ardından Biden'ın Twitter'daki "Amerika bugün gördüğümüzden çok daha iyidir." mesajını alıntılayarak sosyal medyada paylaşımda bulundu.

AB Komisyon Başkanı, "ABD kurumlarının ve demokrasinin gücüne inanıyorum. Yönetimin barışçıl şekilde devri esastır. Başkanlık seçimini Joe Biden kazanmıştır. Gelecek ABD Başkanı olarak kendisiyle çalışmayı sabırsızlıkla bekliyorum." ifadesini kullandı.

RUSYA'DAN İLK AÇIKLAMA

Rusya Parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi Uluslararası İşler Komitesi Başkanı Senatör Konstantin Kosaçev, Amerikan demokrasisinin iki ayağının üzerinde topalladığını söyledi.

Kosaçev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD’nin başkenti Washington’da Başkan Donald Trump’a destek gösterisi düzenleyen protestocuların polis barikatını aşarak Kongre binasına girmesini değerlendirdi.

Washington’daki olayların birkaç sebebi bulunduğunu belirten Kosaçev, bu sebeplerden birinin Trump’ın “narsistliği, eksantrikliği ve maceracılığı” olduğunu savundu.

Olayların diğer sebebinin ise 3 Kasım’da düzenlenen seçimin sonuçlarındaki belirsiz kaymalar ve Georgia eyaletindeki seçim sonuçları olduğunu kaydeden Kosaçev, bu kez kaybeden tarafın, kazananları seçim sonuçlarını tahrif etmekle suçlamak için fazlasıyla gerekçesi olduğunu ileri sürdü. Kosaçev, “Açıkça Amerikan demokrasisi her iki ayağının üzerinde topallıyor.” ifadelerini kullandı.

Demokrasi bayramının artık sona erdiğini kaydeden Kosaçev, ABD’nin artık demokrasi konusunda bir rota çizemediğini, bu nedenle artık onu belirleme ve hatta başkalarına empoze etme hakkını da kaybettiğini vurguladı.

MERKEL: TRUMP'IN YENİLGİYİ KABUL ETMEMESİ BENİ ÜZDÜ

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ABD'de yaşanan olaylara ilişkin, "Trump'ın yenilgiyi kabul etmemesi beni üzdü. Kongre binasını o şekilde görmek beni öfkelendirdi. ABD demokrasisinin Kongre binasına saldıranlardan daha kuvvetli olduğuna eminim." dedi.

Merkel, "Biden ve yardımcısı Harris, iki hafta içinde ABD demokrasisinde yeni bir sayfa açacaklardır" ifadelerini kullandı.

"ENDİŞEYLE TAKİP EDİYORUZ"

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD'de çıkan olayları "endişeyle" takip ettiğini belirterek, Amerika demokrasisinin gücüne güvendiğini bildirdi.

Sanchez, Twitter hesabından, ABD Başkanı Donald Trump destekçilerinin Kongre binasına girmesine ilişkin açıklamada bulundu.

İspanya Başbakanı, "Washington'daki Kongre binasından gelen haberleri endişeyle takip ediyorum. Amerika demokrasisinin gücüne güveniyorum. Yeni Başkan Joe Biden, Amerikan halkını birleştirerek, gerilimi aşacaktır." ifadesini kullandı.

İspanya Dışişleri Bakanı Arancha Gonzalez Laya ise, Twitter'dan yazdığı iletisinde, "Demokrasi barışçıl güç aktarımına dayanır: Kim kaybederse yenilgiyi kabul etmek zorundadır. Halkın iradesini yerine getirmek için senatörlere ve temsilcilerine tam güven. Başkan seçilen Joe Biden'e tam güven." görüşünü paylaştı.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, ABD Kongresi'ndeki olaylara ilişkin, "Amerikan kurumlarına yönelik şiddet, demokrasiye ciddi saldırıdır." değerlendirmesinde bulundu.

"Amerikan kurumlarına yönelik şiddet, demokrasiye ciddi saldırıdır. Bunu kınıyorum." ifadesini kullanan Le Drian, ABD halkının iradesine ve oyuna saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.

AVRUPA ÜLKELERİNDEN ORTAK TEPKİ

İngiltere, İtalya, Avusturya, İsveç, Litvanya, Danimarka, Yunanistan ve İspanya'nın aralarında bulunduğu Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, ABD'nin başkenti Washington'da ABD Başkanı Donald Trump destekçilerinin Kongre binasına girmesiyle çıkan olaylara tepki gösterdi.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson olaylara ilişkin "ABD'de iktidarın düzenli ve barışçıl bir şekilde devri hayati öneme sahip" açıklamasında bulundu.

İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Washington'da yaşananları büyük bir endişeyle takip ediyorum. Şiddet, demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılmasıyla bağdaşmaz. ABD kurumlarının gücüne ve sağlamlığına güveniyorum." ifadelerini kullandı.

İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio ise Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, yaşananların ABD halkının özgürlüklerine saldırı olduğunu belirterek, "Bir an önce düzenli, barışçıl, görev devir tesliminin olması ümidiyle her türlü şiddeti güçlü şekilde kınıyoruz." yorumunu yaptı.

Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz da Twitter hesabından, Washington'dan gelen görüntülerin şok edici olduğuna işaret ederek, "Bu, demokrasiye yönelik kabul edilemez bir saldırıdır. Barışçıl ve düzenli bir şekilde gücün devredilmesi sağlanmalıdır." paylaşımında bulundu.

Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg ise Washington'daki Kongre binasının ABD demokrasisinin sembolü olduğuna dikkati çekerek, bu sembole şiddet, nefret ve kaosla saygısızlık yapılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda da yönetimin el değiştirmesinin olgun demokrasilerin en önemli göstergelerinden biri olduğunu dile getirerek, "Hukukun üstünlüğü, sokak kanunları değildir. Müttefik ülkede demokratik değerlerin üstünlüğüne olan inancımız tamdır." görüşünü paylaştı.

İsveç Başbakanı Stefan Löfven ise "Washington'daki olayları büyük endişeyle takip ediyorum. Şu anda gördüğümüz şey, demokrasiye bir saldırıdır. Başkan Trump ve birçok Kongre üyesinin olanlardan büyük sorumluluğu var. Başkanlık seçimleri sonrası demokratik sürece saygı duyulmalıdır. Amerika Birleşik Devletleri güçlü bir demokrasiye sahiptir. Umarım barışçıl bir düzen yeniden tesis edilir." değerlendirmesinde bulundu.

İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde de Washington'daki miting sonrası gelişmelerden dolayı derin endişe duyduklarını ifade ederek, "Demokrasiye yönelik bir saldırıya tanık oluyoruz. Demokratik sürece saygı gösterilmeli ve düzen barışçıl bir şekilde yeniden tesis edilmelidir. ABD demokrasisi güçlüdür. Başkan Trump, demokratik sürece destek verme sorumluluğuna sahiptir." yorumunu yaptı.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ise Twitter'den yaptığı paylaşımda, "Ekstremizm, şiddet, kutuplaşma ve kaos asla doğru bir yol değil. Washington'da yaşananlar korkunç. Demokrasinin yeniden işe yaraması dileğiyle." ifadelerini kullandı.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, "Washington'da meydana gelen şiddet ve korkunç olaylardan son derece rahatsızız. Amerikan demokrasisi, dirençlidir, güçlüdür ve bu krizin üstesinden gelecektir." değerlendirmesinde bulundu.

AGİT'TEN 'DEMOKRATİK SÜRECE SAYGI' ÇAĞRISI

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT),ABD’nin başkenti Washington’da ABD Başkanı Donald Trump destekçilerinin Kongre binasına girmesiyle yaşanan olaylara ilişkin "barışçıl bir şekilde düzenin sağlanması ve demokratik sürece saygı gösterilmesi" çağrısında bulundu.

AGİT’ten yapılan yazılı açıklamada, AGİT Dönem Başkanı ve İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde'nin yanı sıra Genel Sekreter Helga Schmid’in açıklamalarına yer verildi.

Açıklamada, Linde ve Schmid’in Kongre binası ve çevresindeki gelişmelere yönelik barışçıl bir şekilde asayişin sağlanması ve Washington’da süren demokratik sürece saygı gösterilmesi çağrısında bulunduğu vurgulandı.

İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, "Demokratik seçim sonuçlarına ve anayasanın temel değerlerine saygı gösterilmelidir." ifadesini kullandı.

AGİT Genel Sekreteri Helga Schmid de gelişmelerden duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, "Washington’da demokratik kurumlara ve ilkelere yönelik bu saldırılara şahit olmaktan rahatsızlık duydum." görüşünü paylaştı.

BM GENEL KURULU BAŞKANI BOZKIR: ÜZÜNTÜ VE ENDİŞE DUYDUM

Birleşmiş Milletler (BM) 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, ABD Kongresinin bugün Başkan Donald Trump'ın destekçileri tarafından basılmasının ardından yaşananlardan üzüntü ve endişe duyduğunu bildirdi.

Bozkır, Twitter hesabından, "Bugün Washington'da Kongrede yaşanan gelişmelerden üzüntü ve endişe duydum. ABD, dünyanın en büyük demokrasilerinden biri. Böylesine kritik bir zamanda ev sahibi ülkemizde demokratik süreçlerde barış ve saygının üstün geleceğine inanıyorum." açıklamasında bulundu.

"OLAYLAR DEMOKRASİYE İNANAN HERKESİN YÜREĞİNİ ACITTI"

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, ABD Kongresindeki olayların demokrasiye inanan herkesin yüreğini acıttığını belirtti.

Savunma Bakanı Gantz, Twitter hesabından paylaştığı mesajında, ABD'nin başkenti Washington'da ABD Başkanı Donald Trump destekçilerinin Kongre binasına girmesiyle çıkan olaylar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

"Dünyanın en güçlü demokrasisi" olarak tanımladığı ABD'den bu tür fotoğrafları görebileceğine inanamadığını dile getiren Gantz, "Washington'dan gelen fotoğraflar demokrasiye inanan herkesin yüreğini acıtıyor. Bu, siyasi rekabetten önce oyunun kuralları üzerinde anlaşmamız gerektiğinin kanıtı: Hukukun üstünlüğünü sürdürmek, demokratik prosedürlere saygı göstermek ve saygılı söylem." ifadelerini kullandı.

ESKİ ABD BAŞKANI BUSH: DEHŞETE DÜŞTÜM

ABD'nin eski Başkanı George W. Bush, ABD Başkanı Donald Trump'ın destekçilerinin Kongreyi basması karşısında dehşete düştüğünü söyledi.

ABD basınında çıkan haberlere göre, Bush, Trump destekçilerinin Kongre binasına girmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

Bush, eşi Laura ile yaşananları dehşete kapılarak izlediklerini belirterek, seçimden bu yana bazı siyasetçilerin pervasızca davranışlarına, ABD'nin kurumları ve geleneğine saygısızca yaklaşımlarına tanıklık ettiklerini belirtti.

Kongre'yi basan bu insanların, beyhude ümitlerle kışkırtıldığını belirten Bush, "Ayaklanma, ülkemize ve itibarımıza büyük zarar verebilir. ABD'de her vatansever vatandaşın hukukun üstünlüğünü desteklemesi temel bir sorumluluktur." ifadesini kullandı.

Eski ABD Başkanı, bu tür olayların, "ancak seçim sonuçlarının tartışmalı olduğu bir muz cumhuriyetinde" yaşanabileceğini vurgulayarak, seçilmiş kişilerin görevlerini yerine getirmesine, ABD'lilerin seslerini, barış ve güvenlik içinde temsil etmelerine izin verilmesi gerektiğini kaydetti.

OBAMA: UTANÇ ANI OLARAK HATIRLANACAK

Eski ABD Başkanı Barack Obama, ABD Kongre binasını işgal eden göstericilerin Başkan Donald Trump tarafından kışkırtıldığını söyledi.

Barack Obama, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Tarih, meşru bir seçimin sonuçları hakkında asılsız yalanlar söylemeyi sürdüren bir başkanın kışkırtmasıyla Kongre Binası'nda yaşanan şiddeti haklı olarak, milletimiz için büyük bir onursuzluk ve utanç anı olarak hatırlayacaktır" dedi.

ÜLKEDEKİ FARKLI KESİMLERDEN BASKINA ORTAK TEPKİ

ABD Kongresinin Başkan Donald Trump'ın destekçileri tarafından baskına uğramasına, siyasilerin yanı sıra iş dünyası, sivil toplum örgütleri ve sanatçılar gibi toplumdaki değişik kesimler de tepki gösterdi.

General Motors, Apple, JPMorgan Chase ve Johnson & Johnson gibi ABD merkezli büyük şirketlerin üst yöneticilerinden oluşan İş Dünyası Masası (The Business Roundtable) Kongreye yapılan baskını eleştirdi.

Yapılan açıklamada, kaosa son verilmesi istenerek, "Ülkenin başkentinde ortaya çıkan kaos, demokratik bir seçimin meşru sonuçlarını altüst etmeye yönelik hukuksuz çabaların sonucudur." ifadelerine yer verildi.

CAIR'DEN KONGREYE TRUMP'I GÖREVDEN ALIN ÇAĞRISI

ABD'deki en büyük Müslüman hakları savunucusu kurum konumundaki Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) de yayınladığı açıklamada, Kongreye yapılan saldırının, Trump’ın 5 yıl önce seçim kampanyasında ortaya çıkardığı aşırı sağ hareketin doruk noktasını temsil ettiği değerlendirmesi yapıldı.

Açıklamada, silahlı Trump destekçilerinin "şiddet yanlısı isyancılar" olduğu kaydedilerek, "Kongreyi, başkentte yaşanan şiddet eylemlerinden kışkırtıcı Başkan Trump'ın sorumlu tutularak istifa etmesini veya görevden alınma ile karşı karşıya kalmasını talep etmeye çağırıyoruz." ifadeleri paylaşıldı.

Hollywood dünyasından da James Gunn ve Mark Ruffalo gibi tanınmış birçok yönetmen ve aktör de sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla ABD Kongresine yönelik baskıya tepki gösterdi ve Trump’ın azledilmesi çağrısında bulundu.

GÜNEY AMERİKA ÜLKELERİNDEN KINAMA

Güney Amerika ülkeleri Kolombiya, Arjantin, Şili, Ekvador, Uruguay ve Venezuela, ABD'nin başkenti Washington'da ABD Başkanı Donald Trump destekçilerinin polis barikatını aşarak Kongre binasına zorla girmesiyle meydana gelen olayları kınadı.

Kolombiya Devlet Başkanı Ivan Duque, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "ABD'de oyların sayılma sürecinde yaşanan şiddet olaylarını reddediyoruz. Kongrenin saygın üyelerine ve tüm kurumlara dayanışmamı ve desteğimi belirtiyorum. Kolombiya, demokrasi hayatımızın başlangıcından bu yana ülkelerimiz tarafından paylaşılan hukukun üstünlüğüne, ABD kurumlarının sağlamlığına ve demokrasiye tam güven duymaktadır. " ifadelerini kullandı.

Arjantin Devlet Başkanı Alberto Fernandez, Twitter hesabından Joe Biden’ın fotoğrafı ile yaptığı paylaşımda, "Washington’da meydana gelen ciddi şiddet eylemlerini ve Kongreye yapılan baskını kınıyoruz. Halkın iradesine saygı duyulduğu barışçıl bir geçiş olacağına inanıyor ve yeni Başkan Joe Biden'a en güçlü desteğimizi ifade ediyoruz." açıklamasında bulundu.

Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera, sosyal medya hesabından, "Şili, ABD’deki demokratik süreci değiştirmeyi amaçlayan eylemleri reddediyor, şiddeti ve anayasal kurumlara uygunsuz müdahaleyi kınıyor. Şili, hukukun üstünlüğünü garanti altına almak için ABD demokrasisinin gücüne güveniyor." paylaşımı yaptı.

Ekvador Devlet Başkanı Lenin Moreno ise "Bugün Washington'da işlenen şiddet eylemlerini kabul etmiyoruz. Geleneksel ABD hukukunun üstünlüğüne, kurumsal çerçevesine ve yasal süreç garantilerine saygı gösterilmelidir. Bir demokraside, vatandaşların iradesinin tanınması elzemdir." yorumunda bulundu.

Uruguay Devlet Başkanı Luis Lacalle Pou da Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "ABD Kongresinde meydana gelen şiddet eylemlerini en derin bir şekilde kınıyor ve bu ulusun demokratik değerlerinin, kurumlarını baltalamaya yönelik her türlü teşebbüse galip geleceğine güveniyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Venezuela Dışişleri Bakanı Jorge Arreaza, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Washington'da yaşanan şiddet olaylarını endişeyle takip ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:

"ABD, saldırgan politikalarıyla diğer ülkelerde sebep olduklarının aynısını yaşıyor. Siyasi kutuplaşmayı kınıyoruz. Venezuela ABD'de şiddet olaylarının yakında sona ereceğine ve ABD halkının nihayet istikrar ve sosyal adalete giden yeni bir yol açacağına inanıyor."

SESSİZ KALMAKLA ELEŞTİRİLEN MACRON'DAN AÇIKLAMA

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD'deki olaylara tepki vermediği ve sessiz kaldığı eleştirilerinden sonra açıklamada bulundu.

Macron, Twitter hesabından paylaştığı videoda, "Bu 6 Ocak'ta ABD Kongresinin Kasım 2020'deki seçimleri kazanan Başkan Biden'in başkanlığının tescil edileceği oturum sırasında bazı şiddet yanlısı kişiler bir kadını öldürdü ve Amerika demokrasisinin seküler anıtı Kongre binasına girdi. Dünyanın en eski demokrasilerinden birinde görevini devredecek bir cumhurbaşkanının taraftarları meşru bir seçimin sonuçlarına silahlarla meydan okuyorsa bu evrensel bir fikre zarar verir. Washington’ta bugün olanlar ABD’yi yansıtmıyor." ifadelerini kullandı.

ABD ve Fransa'nın 18. yüzyıldan bu yana özgürlük ve demokrasi paktıyla oluşan müttefikliği bulunduğuna değinen Macron, ülkesinin daima ABD halkının bağımsızlığından yana olduğunu belirtti.

Macron, Fransa'nın ABD'yi demokrasi sembolü olarak gördüğüne işaret ederek şunları kaydetti:

"Amerika Birleşik Devletleri bağımsızlık ve özgürlüğüne yönelik tehditlere rağmen 20. yüzyıldaki iki dünya savaşında da Fransa'nın yanında yer aldı. Bugün Fransa şevk ve kararlılıkla ABD halkının ve yöneticilerini seçmeye, kaderlerini, hayatlarını hür irade ve demokratik seçimlerle belirlemeye çalışan halkların yanında. Bazılarının şiddet ve baskılarına rağmen pes etmeyeceğiz."

ABD ile ortak mücadelelerinin demokrasiyi güçlü tutmak olduğunu savunan Macron, konuşmasının bir kısmına İngilizce olarak devam etti.

NE OLMUŞTU?

Beyaz Saray önündeki mitingden sonra ABD Kongresine yürüyen binlerce gösterici, Kongre binasının önündeki barikatları aşarak binaya girmeye çalışmıştı.

Polisle yaşanan çatışmalardan kısa süre sonra bazı göstericiler Senatoya girmişti.

Kongredeki Başkanlık Seçimi Seçiciler Kurulu Oylaması'nın onay oturumuna ara verilmiş, oturuma başkanlık eden Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Kongre üyeleri binadan çıkarılmıştı.

ABD Başkanı Trump ise Twitter hesabından Kongre binası önünde gösteri düzenleyen destekçilerine "itidal" çağırısında bulunmuştu.

Kongre binasında çıkan olaylarda yaralanan bir kadın hayatını kaybetmiş, birçok polis yaralanmıştı.