Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
İHA

Gümüşhane’nin Şiran ilçesine bağlı Boğazyayla köyünde yalnız başına yaşayan Celep, çocukken kafasını sert bir şekilde çarpmasının ardından görme yetisini kaybetmeye başladı.

İHA'nın haberine göre babasının yıldırım çarpması sonucu vefat etmesiyle hayatı alt üst olan Celep, 46 yaşına geldiğinde ise görme yetisini tamamen kaybetti.

Uzun yıllar hastanelerde tedavi gören Celep, taburcu olduktan sonra köyünde yalnız başına yaşamaya başladı. Doktorların doğal tedavi aracı olarak ceviz tavsiye etmesinin ardından dostları ve yakınları Celep’in tedavisi için seferber olarak kendisine ceviz göndermeye başladı.

Gönderilen cevizleri bahçesinde fidelemeye başlayan Celep, kendisine verilen yardım paralarıyla kendi yetiştirdiği yaklaşık bin adet ceviz ve diğer fidanları köyüne diktirdi.

Evinin avlusundaki bahçesinde ceviz fidanlarını kendi elleriyle büyüten, görmemesine rağmen çevreyi tanıdığı için eski yollardan komşu köylere bile gidebilen Celep, köyündeki evinde yalnız başına hayatını sürdürüyor.

Celep, ilkokulda en sevdiği derslerden birisi olan resim dersinde öğrendiklerinin etkisiyle görmeyen gözleriyle gazbeton ve ağaçlardan yaptığı heykel ve tablolarla zamanını geçiriyor.

Gözlerinin 1986 yılında tamamen kapandığını anlatan Celep, niçin özellikle ceviz fidanı diktiğini şu sözlerle anlattı:

“Hastaneden çıktıktan sonra doktorum ceviz, besni üzümü ve kayısı yiyeceksin dedi. Benim hastalığımı duyanlar ceviz yolladı bana. Ben de o cevizlerden seçerek fide yaptım. Denemem başarılı olunca başladım ceviz fidanı üretmeye. Gözlerim görmüyor diye tanıdıklar, vatandaşlar bana para yardımı yapmak istediler ben almadım uzunca bir süre. Sonra insanlar kırılmasın diye bu verilen paraları biriktirerek hayır yaparak o insanları da o hayra ortak etmek istedim ve verilen paralarla dağlara taşlara ceviz fidanı diktirdim. Bunu duyan fidan göndermeye başladı. Kaman’dan, Konya’dan, Adilcevaz’dan, Kemah’tan ceviz geldi.”

Evde tek başına yaşadığını, temizliğinden sobanın yakılmasına kadar her işi kendisinin yapabildiğini kaydeden Celep, akrabalarının da zaman zaman yardım ettiğini belirterek, “Gözlerimi en son geçen yıl Gümüşhane’de baktırdım. İleri tetkik ve tedavi için Trabzon’a sevk ettiler ama gidemedim” diye konuştu.

“Tekrar dünyayı görmek ister misin?” sorusuna ise “Kim istemez ki. İsterim de acaba bir de görmeye alışabilir miyim, zorluk çeker miyim?” cevabıyla duygulandıran Celep, “Devletin verdiği 65 yaş ve onun yanında engelli maaşım var. Yaz kış buradayım. Bir yere gitmiyorum. Ne isteyim ki. Şükrolsun devletin verdiğiyle idare ediyorum. Hayır işleri için uğraşıyorum. Bazı yapacağım işler oluyor gücümün yettiği kadarıyla yapıyorum” ifadelerini kullandı.

Celep, bugüne kadar niçin evlenmediği ile ilgili olarak ise “Kör atın kör alıcısı bulunur derler. Babamın yıldırım kazasıyla vefat etmesi bizi çok yıktı. Allah kimseyi 15-25 yaş arasında yetim koymasın. Çünkü adamın anası da babası da çok oluyor” açıklamasında bulundu.

Yaklaşan kış mevsimi nedeniyle kendisini zor günlerin beklediğini ifade eden Celep, bir bakımevinde yalnızca kış mevsimlerini geçirebileceğini de sözlerine ekledi.