Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Nagihan ALAN- GAZETE HABERTÜRK

Kentteki antika trendinin nabzını tutmak için antika çarşılarını gezdik. İlginç hikâyelerle dolu antika dükkânlarında ev sattıran avizeden yemeğin zehrini gösteren seledon kâseye kadar tarihe tanıklık eden birçok eşya ile karşılaştık... 

Tarihi medeniyetlere ev sahipliği yapan bu kent tarihini ve anılarını yıllardır antikacılarla koruyor fakat anıları yaşatan antika çarşıları son zamanların belki de en sessiz devrini yaşıyor.

Gezdiğimiz Mecidiyeköy, Kadıköy ve Üsküdar Antikacılar Çarşıları’nda hem hikâyeleri yaşatan antika eşyalara hem de antikacıların mesleklerine duydukları kaygılara kulak verdik...

75 civarında dükkânı bulunan Mecidiyeköy Antikacılar Çarşısı’nda şu an sadece 4 dükkân açık. 36 yıldır antikacılık yapan Deniz Uzunhasan “Yıllar önce dükkânıma koyduğum eşyam hâlâ aynı yerde. 15 yıldır kapımız çalınmıyor. İstanbul’un en önemli kültürü öldü” diyor.

Fakat sektör sakinlerinin birçoğunun bitti gözüyle baktıkları antikacılık için bazıları hâlâ umutlu ve bu görüşe karşı çıkarak “Antikacılık asla bitmez” diyor.

1980 yılından beri Bedesten’de antikacılık yapan Deniz Uzunhasan “Gençler artık modern eşya seviyor. Zevkler değişti. Tüm dünyada böyle bu. Antikanın eski kültürü kalmadı. Alım gücü de bunu etkiliyor. Ama marka ürünlere kataloglara bakıyorum fiyatlar aynı. İstanbullunun tarzı ve zevki yeni nesillerle beraber değişiyor” diyor.

EV SATTIRAN AVİZE

Deniz Uzunhasan’ın dükkânında bulunan devasa büyüklükteki avize 150 yıllık. Antikacı olan annesi bu avizeye sahip olabilmek için evini takas etmiş. Uzunhasan o zamanları şöyle anlatıyor: “Avizeyi annem bir daireyle değişti. 150 yıllık Fransız bir avize. Kristal bronz. Şu an yüksek tavanı olan ev pek kalmadı eskiler haricinde. Yeni yapılan evler antika eşyaların da ruhunu yansıtmıyor” diyor.

ZEHRI GÖSTEREN TABAK

Dükkândaki ilginç antikalardan biri de seledon. Uzunhasan, “Osmanlı’da sık sık zehirlemeler yaşanırdı. Bu tabak da bunun önüne geçmek için yapıldı. İçindeki kimyasal tabağa konulan yemeğin zehirli olup olmadığını renk değiştirerek gösteriyordu. 2 bin dolar bir fiyatı var” diyor.

Barış Manço’nun antikacısı Antik 28’in sahibi Hüseyin Kılıç, “Barış Manço antika eşyalarını benden alırdı. Antikacılık asla bitecek bir meslek değil” diyor. Kentteki antika trendinin nabzını tutmak için antika çarşılarını gezdik.

İlginç hikâyelerle dolu antika dükkânlarında ev sattıran avizeden yemeğin zehrini gösteren seledon kâseye kadar tarihe tanıklık eden birçok eşya ile karşılaştık...

EN ÇOK ILGI TABLOLARA ‘GENÇLER DAHA ILGILI’

Antika zevkinin değiştiğini söyleyen Uzunhasan “Bu dönemde tablolar, vazolar, hat yazıları, Kuran, fermanlar Osmanlı’ya dair aslında her şey revaçta.

Fransız işi şu an satmıyor pek. 15 yıldır bu böyle. Her dönemin tarzı başka.” 1986 yılından beri Mecidiyeköy Antikacılar Çarşısı’nda olan Fatma Harevzi, “Gençlerden şikâyet ediyorlar. Antikaya ilgi yok diyorlar. Hayır. Gençler artık daha bilinçli. Tarihi daha yakından izliyor. Antika öldü diye bir şey yok. Tercih değişti" diyor.