Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Antalya'nın Kepez ilçesinde ihbar üzerine polis ekiplerinin bir eve düzenlediği operasyon sırasında, içeride bulunan ve bir süre önce kalp ameliyatı geçirdiği belirtilen 65 yaşındaki kadın hayatını kaybetti.

Antalya Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, dün saat 15.30 sıralarında 155 ihbar hattına, 12 suçtan yakalama emri olduğu tespit edilen zanlı Ş.V'nin bir evde saklandığı yönünde ihbar geldiği belirtildi.

Açıklamada, şüphelinin yakalanması için çevre güvenliği alan polis ekiplerinin, ihbarın gerçekleştirildiği adreste arama yaptığı sırada, evde bulunan Hamide Yücel isimli kadının aniden fenalaşarak yere düştüğü ifade edildi. Olay yerindeki emniyet mensuplarınca 112 unsurlarının olay yerine çağrıldığı vurgulanan açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

"Hamide Yücel sevk edildiği OFM Hastanesinde vefat etmiştir. Tanzim edilen ölüm raporu, 'bulaşıcı olmayan hastalık neticesinde normal ölüm' olarak belirtilmiştir. Daha sonra, Hamide Yücel'in kalp sorunu nedeniyle ameliyat edildiği tespit edilmiştir. Söz konusu üzücü olay, yapılan bir ihbarı değerlendirirken meydana gelmiş olmakla birlikte, olayda emniyet mensuplarının herhangi bir hizmet kusuru olup olmadığını araştırmak üzere görevlendirme yapılmıştır."

 

AİLE ŞİKAYETÇİ OLACAK

Kepez ilçesinde yaşayan Hamide Yücel'in (65) oğlu Ali Yücel AA muhabirine yaptığı açıklamada, kendisinin arkadaşlarıyla annesinin evine kahvaltıya gittiğini, bu sırada bahçenin sürgü kapısını açan silahlı iki kişinin eve girdiğini kaydetti.

Gelen kişilerin kendilerini polis olarak tanıttıklarını ve kendisini cinayet suçlamasıyla aradıklarını söylediklerini öne süren Yücel, şöyle konuştu:

"Annem 'Siz kimsiniz?' diye sordu. 'Biz polisiz oğlun cinayetten aranıyor' dediler. 'Benim cinayetle işim olmaz' dedim. 'Kimliğinizi gösterin' dedim çıkarmadılar. Annem araya girmeye çalıştı, 'Teyze seninle işimiz yok sen git' dediler. Annem kanepeye oturdu. Arkadaşa 'Polisi ara bunların polis olduğuna inanmıyorum' dedi. Arkadaş telefonunu aldı 'Polisi arayacağım' diye ama bu arada annem rahatsızlandı. Gelenleri uyardım 'Annemin kalp rahatsızlığı var' diye. Annem orada can havliyle 'Rahatsızlanıyorum beni hastaneye götürün' dedi. Ondan sonra kanepeye serildi. Ne yapacağımız bilemedik. Annem nefes almıyordu. Yan yatırdım ayaklarını kaldırmaya çalıştım. Komşular da yardım etmeye başladı. Kalp masajı yaptım, elimle dilini çektim, bir nefes verdi, tekrardan bir nefes aldı. Kalp masajı yapmaya devam ettim ama kaybettik."

Yücel, polis memurlarının sağlık ekiplerini aradıklarını, ardından kimliklerini gösterdiklerini belirterek, "Bu sırada polislerden biri elindeki kapalı zarfı açtı, içerisinden bir fotoğraf çıkardı. Fotoğrafa baktı sonra bana baktı, 'Bu değilmiş' dedi. Bana da fotoğrafı gösterdi. Böyle bir yanlışlık olmaması lazım. Sonuna kadar hakkımızı koruyup şikayetçi olacağız." dedi.

Hamide Yücel'in cenazesi, Antalya Adli Tıp Kurumundaki otopsisinin ardından ailesine teslim edildi. Yücel, Ertuğrul Gazi Camisi'nde öğleyin kılınan cenaze namazının ardından Büyükşehir Belediyesi Mezarlığında toprağa verildi.

 

Antalya'da kalp rahatsızlığı bulunan 65 yaşındaki Hamide Yücel, oğlu 28 yaşındaki Ali Yücel'i cinayet şüphesiyle gözaltına almak üzere eve gelen polisleri görünce kalp krizi geçirip öldü. Ancak Ali Yücel'in cinayetten aranmadığı, polisin yanlış eve operasyon düzenlediği ortaya çıktı.

Olay, dün saat 12.30 sıralarında Kepez İlçesi Baraj Mahallesi 5894 Sokak üzerindeki 16/2 numaralı evde meydana geldi. Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği'ne bağlı iki sivil polis, eşi vefat eden Hamide Yücel'in evine geldi. Polislerden biri, iddiaya göre silahını çıkartıp evin girişinde arkadaşlarıyla oturan Ali Yücel'i gözaltına almak istedi. Sesler üzerine dışarı çıkan Hamide Yücel, oğlunun cinayetten arandığı iddiasıyla gözaltına alınmak istendiğini öğrenince fenalaşıp yere yığıldı. Bu sırada sivil polislerden biri ambulans çağırırken, diğeri yanındaki dosyada bulunan fotoğrafı inceleyince aradıkları kişinin Ali Yücel olmadığını fark etti. Annesinin kalp rahatsızlığı bulunduğunu söyleyen Ali Yücel, sağlık görevlileri gelene kadar kalp masajı yaptı. Hamide Yücel, ardından gelen sağlık görevlilerinin müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi. Sivil polisler ise olay yerinden ayrıldı.

'SEN ÇEKİL TEYZE, OĞLUN CİNAYETTEN ARANIYOR'

Bilgisayar malzemeleri satan bir işyeri bulunan Ali Yücel, annesinin arkadaşlarını ve ailelerini kahvaltıya davet ettiğini belirterek, olay anını şöyle anlattı:

"Girişte oturuyorduk. Demir kapı bir anda sürüklenerek açıldı. Elinde silahlı bir kişi üzerimize koştu. Biz panikledik ve 'Siz kimsiniz' dedik. Cevap vermeden, beni tutarak kanepenin üzerine yatırdılar. Annem bağırtıları duyunca, dışarı çıktı. Polislere, 'Siz kimsiniz oğlum, neden geldiniz' dedi. Onlar hala kolumu tutarak kelepçelemeye çalıştı. Ben yine 'Siz kimsiniz?' diye sorunca polis olduklarını söylediler. Annem bu esnada polise, 'Dur evladım, o benim çocuğum. Nereye götürüyorsun. Ben hiçbir yere bırakmam' dedi. Polis de bağırarak, 'Sen bir çekil teyze. Oğlun cinayetten aranıyor' diyerek annemi kanepeye itti. Sonrasında annem fenalaştı. Ona yardım etmeye çalışırken, polisler beni götürmek istedi. Ben, 'Bekleyin, anneme yardım edeyim, ölecek' diyerek kimliğimi çıkardım. Bu arada diğer polis elindeki zarfla yanıma gelerek, içinden çıkardığı fotoğrafa ve bana baktı. Sonra da 'Benzerliğin yok. Sen değilsin. Bize bu adres verildi' dedi. O anda kalp krizi geçirdiğini öğrendiğimiz annem yere yığıldı. Polis hemen ambulans aradı. Kalbinin durduğunu anlayınca kalp masajı yaptım ama başaramadım. Annem burada son nefesini verdi. Polislerden davacıyım."



YANLIŞ YAPTIKLARINI SÖYLEDİLER

Hamide Yücel'in 6 çocuğundan biri olan ve yan evde oturan Köksal Yücel de şunları söyledi:

"Bağırtılara çıktığımda polisler ağabeyimi kanepenin üzerine yatırmıştı. Annem de bağırıyordu. Olaya müdahale etmeye çalıştım ama beni engellediler. Annem daha önce kalp ameliyatı olmuştu. Bunu da polislere söyledik. Buna rağmen annemi iterek, çevredekileri engellediler. Annem öldükten sonra polisler yanlış yaptıklarını söyledi. Annem son nefesini burada verdi. Biz onlardan kesinlikle şikayetçiyiz."

Ali Yücel'in arkadaşı Orhan Kayahan ise Hamide Yücel'in daveti üzerine ailesiyle birlikte kahvaltıya geldiklerini belirterek, "Polisler bir anda eve geldi ve silahlarını çıkardı. Çocuklarımız da buradaydı. Olaylar sonunda polis memuru da pişman oldu ama iş işten geçti" dedi.

KOMŞULARI ANLATTI

'Fadime teyze' olarak seslendikleri Hamide Yücel'in komşusu olduğunu söyleyen Hüsam Ekşioğlu da gördüklerini şöyle anlattı:

"Biz Yücel ailesinin bitişik komşusuyuz. Torunumla evin önündeydik. Sonrasında polis olduğunu öğrendiğim kişi önce benim eve girmek istedi. Ben kim olduğunu sordum. Bana evin girişini sordu. Ben ısrarla hangi evi, kimi aradığını söyledim. O ısrarla evin girişini öğrenmek istedi. Ben de mahalledekileri tanıdığımı ve kimi aradıklarını tekrarladım. Israr edince, ona evin girişinin diğer tarafta olduğunu söyledim. Kapıyı açıp içeriye girdikten sonra bağrışmalar oldu. Torunumu bırakarak komşunun evine koştum. O esnada komşumun oğlu Ali'yi polisin kanepeye yatırdığını gördüm. Rahmetli Fadime teyze de oğluna kelepçe vurmaya çalışan polislere engel olmaya çalışıyordu. Sonrasında ise kendinden geçti."

SİLAHLARINI ÇEKTİLER

Yaşananlara tanıklık eden Üzeyir Kayahan ise oğlunun arkadaşının daveti üzerine Hamide Yücel'in evine geldiklerini belirterek, "İki kişi kapıyı açtıktan sonra silahlarını çekti. Bir polis Ali'yi direkt kanepenin üzerine yatırdı. O sırada annesi geldi. Hamide hanım oğlunun suçsuz olduğunu söylerken onu da kanepenin üzerine ittiler. Bu sırada fenalaşan Hamide hanım hasta olduğunu, hastaneye yetiştirilmesini istedi. Daha sonra da polis ambulansı aradı" dedi.

Ali Yücel'in arkadaşı Fatih Kayahan da polislerin silahlarını çekerek eve geldiklerini belirterek, her şeyin bir anda meydana geldiğini ifade etti.

Emniyet yetkilileri ise 2 polis hakkında soruşturma başlatılacağını söyledi.

Hamide Yücel'in cenazesi, bugün öğle vakti defnedilecek.