Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
HABERTURK.COM

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Caner Taslaman ile Yalova Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil, Habertürk TV'de Veyis Ateş'in konuğu oldu.

"Hadisler İslam'da hüküm çıkarmak için referans kaynağı mıdır, değil midir?" sorusunun cevabı tartışıldı. 

Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil:

"Bu münazara sürecinde sosyal medyada olanlarla ilgili bir şey söylemek istiyorum. Biz İslami tartışmalara aşinayız çoğu zaman bunu medya önünde yapmamamız olmaması gerektiği halde yapıyoruz. Bu doğru bir şey değil. Herkesin birikimi yeterli olmayabilir. Bu bir futbol maçı değil. Benim burada niyetim mümkün olduğunca müslümana yakışır şekilde bir şeyler anlatmak. Bu tartışamaların İslam dünyasına bir şey getireceğini düşünmüyorum. Bunlar vakit israfı. Ümmetin gündemi belli. Mescid-i Aksa Yahudiler tarafından işgal ediliyor. Bir biçimde içine dahil edildiğim bir tartışmanın içindeyim."

"Aradan 1400 yıl geçtikten sonra dönüp yeniden gündemimize almamız bana çok normal gelmiyor. Bir Müslüman için İslamın sabiteleri vardır. Ve bunlar kıyamete kadar korunması gereken sabitelerdir. Sabiteleri asli meseleleri tartışma konusu yapmamız normal değil. Acayip bir süreç içindeyiz. Dinin içinde bunları anlayıp işlediği şeyler neler varsa bunlar dinin dışına çıkarılıyor, dinin reddettiği ne varsa dinin için aktarılmaya çalışılıyor. Evrim bunlardan birisi. Bu ümmet meaalesef Kuran üzerinden hareket edildiği iddia edilerek evrim denen bataklığa getirildi. Şimdi. Hz. Adem'in babası var mı diye tartışıyoruz."

Prof. Dr. Caner Taslaman:

"Sosyal medya bir tartışma başladı buraya geldi ama bunu devam ettirecek değilim. Buradaki amacım bir gerçeğin ortaya çıkması. Şuna inanıyorum Ebubekir Bey için de Allah'ın dini her şeyden önemli. Ama onun Allah'ın dinine inanış tarzı ile benim Allah'ın dinine inanış tarzım arasında fark var. O anladığı tarzı anlatmayı vazife biliyor ben de kendi anladığım şekilde anlatmayı vazife biliyorum. Allah'ın razı olacağı bir sonuç çıksın. Allah yanlışlarımızı ortaya çıkarsın.  Ben kendi delillerimi sunacağım. Kuran'da bir ayet var 'Onlar ki sözü dinlerler en güzeline uyarlar' diyor. Seyircilerimiz de kendi kararlarını kendi versin."

"Benim iki anlayışla sorunum var. Bir tanesinin Allah'ın dinine zarar verdiğini düşünüyorum. Bu anlayış geleneklere göre olan anlayış Kuran gibi hadislerden de farzların haramların dine ilavelerin çıkacağını anlatan bir anlayış. Ben bugün burada bu şekilde anlayışın sorunlarını anlatmaya çalışacağım. Bu anlayış ateizmin üremesine sebep veriyor. Bugün Talibanların DEAŞ'ların ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor."

"Namaz kılmayanların öldürülmesini DEAŞ savunuyor. Hanefi mezhebi insanın namaz kılmazsa ölene kadar hapsedilmesini savunuyor. Diğer mezhepler üç gün mühlet veriyor kılmazsa öldürün diyor. Bununla ilgili hadisler var. Kuran'da namaz kılmayanların öldürülmesi diye bir şey yok. Türkiye'nin yüzde 70'ten fazlası namaz kılmıyor o halde yüzde 70'in öldürülmesi lazım. Öldüren ülke olmamasından ziyade öyle bir hüküm duruyor. DEAŞ oraya referans gösteriyor. Atıf yaptıkları yer Kuran dışındaki bir İslam. Bir insana sorsak niye güneşe tapmıyorsun, niye ineğe tapmıyorsun desek akla aykırı olduğu için reddiyorum diyecektir."

"Mesela niye üçlemeli Hristiyanlığı reddediyoruz. Çünkü üçleme akla aykırı. Ben bir felsefeciyim. En başta benim karşıma dini bir metin gelince ben onun içeriğine bakarım. Kuran'ın olduğu İslam anlayışını anladığımda Allah'tan olduğuna kanaat getiriyorum. Hadislerle İslamı birleştirdiğimde bunların Allah'ın dinine ait olmadığını kanaat getiriyorum. Hadis peygamberin sözü demek değildir. Hadis demek peygamberin sözü olduğu iddia edilen sözler demektir. Ya da sahabenin olduğu düşünülen söz demektir. Peygambere atfedilen bu sözler Allah'a iftira, peygamberimize iftira, kadınlarımıza ifitira, bir sürü iğrenç, akla zıt şeyler var."

"Ben hadislerin hepsi hatalıdır demiyorum. Bunların akıl ve Kuran süzgecinden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Mesela bir hadis var sinek hadisi. Sinek bir kaba düşerse içine batırın onu öyle yeyin onda şifa vardır diyor. Şimdi biz sineğin biliyoruz ki ayağında birçok bakteri taşıyor. Dışkılara leşlere konuyor.Tifo, kolera gibi birçok hastalığı taşıyor."

Yrd. Doç. Dr. Ebubekir Sifil:

"Evvela bu hususların bir zemin üzerinde konuşulması lazım. Bir hadisin Kuran'a aykırı olduğunu tespit etmek şurada bir hadis var burada bir ayet var. Burada bunlar çatıştı bu sahih olamaz gibi bir mantıkta yürütülemez. Çünkü Kuran dediğimiz bu kitap yaklaşık 23 senede nazil oldu. Ve o bir peygambere nazil oldu. O peygambere de o kitabı anlatmak vazifesi verildi."

"Kuran'da kader var mı yok mu çok tatışıldı. Şimdi bakıyoruz Kurana. Kuran'da Allah'a iman, ahirete iman, meleklere iman, peygambere iman var ama  kadere iman yok. Yani bir şeyi Kurana nasıl aradığımıza bağlı olarak sonucu değişebilecek bir şey. Bu bir metodoloji gerektirir. Kurana baktım ben kadere iman edin diye bir ayet bulamadım, Kurana baktım ben evrim yoktur diye bir ayet bulamadım. Dolayısı ile İslam'da evrim de vardır kader de yoktur vs gibi çok basit bir mantıkla bu iş yürümez."

"Hadisler DAİŞ gibi arızalara vücut veriyor dedi. Bir insan bir şeyi yanlış anlayıp yanlış yorumlama diye aklına koyduğu zaman bunu Kuran için de yapabilir. Bugün DAİŞ iddialarına Maide 44-45-47'yi delil getirerek yola çıkıyor. Eğer Caner Bey ciddi ise Kuran zeminini de gündeme getirmelidir."

"Kuran'da namaz kılmayanların öldürülmesi ile ilgili bir hüküm yok. Bu çok önemli bir şey bizim bir meseleyi dinin içinde olduğunu kabul etmemiz için Kuranda açık, net, somut yol tabelası koyar gibi şunun hükmü şudur gibi yer alması gerekmiyor. Kuranda onlarca ayet bizim Hz. Peygambere yönlendiriyor mu evet. Şimdi bütün bu ayetleri topladığımızda Efendimiz bir meselede bir şey söylemiş o bizim için hiçbir önem arzetmiyor. Kuran bize ona itaat edin demiş. Biz diyoruz ki burada peygamberin ne dediği bizim için bir şey ifade etmiyor."

"Bir şeyin Kuran'da yer almaması onun din dışı olduğunu göstermez. Bir konu dinin içinde midir dışında mıdır gerek Kuran gerek sünnet ile değerlendirilmesi gerekir. Bizi onlarca ayette efedimize yönlendiriyor. Bakın peygambere ittaat edeceksiniz diyor. Kuranı Kerim'de itaat vardır, efendimize itaat vardır, ilave olarak peygambere ittiba vardır. Kuranın hiçbir yerinde Allah'a ittiba edin denmez, peygambere ittiba edin der. Bu ikisi birbirinden farklıdır. Arkasından gidin demektir. İtaate gelince itaat verilen aklınıza uysun uymasın, hoşunuza gitsin gitmesin amenna ve sadakna deyip uygulamaktır."

"Bu olmadan havada kalır. Şimdi Kuranda bulamadığımız ya da zeminini bulamadığuımız her hadis için Kurana aykırıdır denmez."

"Caner Bey'i biraz literatürü takip etmeye davet edeceğim. Bu sinek hadisi üzerine uluslararası sempozyumlar düzenlenmiş, özel kitaplar yazılmış. Efendimiz buyurmuş 'Birinizin kabına sinek düştüğü zaman onu iyice batırsın, sonra çıkarsın atsın , onun etrafını da çıkarsın atsın yemeye devam etsin. Çünkü sineğin bir kanadında zehir, bir kanadında panzehir vardır.' Şimdi bu literatüre girmiş bir şey. Batılı araştırmacılar bunu araştırmışlar. İslam dünyası bunun hakkında araştırmalar yapmış. Hadis sahih bunda bir problem yok. Herhangi bir hadisin güvenilirliği Batılı araştırmacılar tarafından ispat edildiğinde mi biz buna güveneceğiz. Müminin hadise Kurana bakışı böyle midir bu mudur bu olmamalıdır. Hadis bize geldiği zaman anlayamıyorsak amenna ve sadakna deriz. Allah bize bunun ilmini açana kadar. Tavakkuf ederiz dururuz."

"Cahiliye Arapları kız çocuğu dünyaya geldiği zaman bunu bir onur meselesi yapıp ve onu diri diri toprağa gömüyorlar. İlk kız çocuklarına yapıyorlar bunu."

Prof. Dr. Caner Taslaman:

"Sineğin panzehiri var dedi. Bu yanlış. Sineğin bir kanadında zehir bir kanadında panzehir yoktur. Çünkü zaten sinek pis şeylere konuyor, oradan bakterileri alıp getiriyor. Bakterinin panzehiri diye kanadında öyle bir şey olmaz. O yüzden uluslararası konferanslardan öğrendiği bu bilgi tamamen yanlış, onu düzeltsin. Ben kabul etmiyorum. Bu programdan sonra herkes Ebubekir Bey mi haklı ben mi haklıyım herkes araştırıp öğrensin. Ebubekir Bey'in dediği gibi sineği batırın ve yemeye devam edin."

"Siz hadis kitaplarını vahiy olarak görüyorsunuz sorun bu böyle söylemekle sinek hadisini vahiyle eşitliyorsunuz. Yoksa peygamber kendi dönemi anlayışı içinde bir şey yaptı dense sorun olmazdı. Belki biri sinek düşen yemeğin yenmesi için uydurmuştur bilmiyorum. Bir insanın hadisi neden uydurduğunu bilmek zorunda değilsiniz. Birileri yemeği israf ediyordur, birileri de israf edilmesin diye uydurmuş olabilir."