Fatmanur Boylu

UMKE'de paramedik olarak görev yapan Evren Karaal, 1 Şubat'tan bu yana karantina altındaydı. Pazartesi gününden itibaren karantina süreci evde devam eden Karaal, görüntülü olarak Habertürk'le konuştu. Ailesine kavuşan Karaal, "Karantina süreci biter bitmez işe başlamak istiyorum. Biz sağlıkçılar işkoliğiz" dedi. Karaal, Elazığ'daki depremde de Yüsra bebeğe müdahale eden isimdi.

 

Yeni tip koronavirüsün görüldüğü Çin’in Hubey Eyaleti’nin Wuhan kentinden tahliye edilen Türk vatandaşları 1 Şubat'tan beri Zekai Tahir Burak Hastanesi’nde karantinada tutuluyordu. Koca Yusuf’la Ankara’ya getirilen mürettebat, teknik ekip, sağlık personeli ve yolcular dahil olmak üzere toplam 61 kişinin, 14 gün tek kişilik odalarda karantina altında tutulmasına karar verildi. Aralarında UMKE görevlisi 38 yaşındaki Evren Karaal'ın da bulunduğu 19 kişilik kurtarma ekibi, Koronavirüs Bilim Kurulu kararıyla karantina sürecini pazartesi gününden beri evlerinde, aileleriyle birlikte geçiriyor.



"BİZ SAĞLIKÇILAR DIŞARIDA ÇALIŞMAYA ALIŞIĞIZ, 10 GÜN KAPALI KALMAK ZOR OLDU"

Ankara Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi’nde (UMKE) 9 yıldır paramedik olarak çalışan Karaal, HABERTÜRK muhabiri Fatmanur Boylu ile görüntülü konuşarak evindeki karantina sürecini ve yaşadıklarını anlattı: 

"İyiyim evdeyim. 3-4 günümün geçmesini ve özgürlüğüme kavuşmayı istiyorum. Çünkü biz sağlıkçılar dışarıda çalışmaya alışmışız. 10 gün boyunca kapalı kalmakta zorlandık.

Film gibi bir süreç yaşadığını aktaran Karaal, "Böyle bir şey yaşayacağım hiç aklıma gelmezdi. Sabah 06.30'da telefonum çaldı. Sorumlumuz aradı. Bu operasyona katılmayı isteyip istemediğimi sordu. Ben de memnuniyetle katılmak istediğimi söyledim. Eşyalarımız böyle zamanlar için zaten hep hazır, ben de hemen gönüllü oldum. Plan yaptık hocalarımızla, malzemelerimizi kontrol ettik. Her şeyin mükemmel olması gerekiyordu, heyecanlıydık. Hiç korkumuz yoktu" dedi.

"EŞİM VE KIZIM UMRE'DEYDİ, ONLARA HABER VEREMEDEN ÇİN'E GİTTİM"

Eşinden ve kızından her zaman destek gördüğünü söyleyen Karaal, "Eşim ve çocuğum Umre'ye gitmişti. İrtibat kuramadık. Bu yüzden onlara haber veremedim. Zaten ben Somali’ye ve Elazığ'daki deprem için de gittim, eşim ve çocuğum bana her zaman destek olmuşlardır" diye konuştu.

"UÇAĞA BİNERLERKEN 'TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE HOŞGELDİNİZ' DİYE KARŞILADIM, GÖZLERİNDE KORKU VE HEYECAN VARDI"

Karaal, Wuhan kentinde yaşadıklarını anlattı: "Wuhan'a indik. Wuhan'da biraz beklettiler bizi. Vatandaşların pasaporttaki sorunlarını halletmelerini bekledik. Ateşlerine ve klinik değerlerine baktık. Formlarını doldurduk, uçağa birer birer aldık. Elbiselerini giydirdik. Uçak hareket ettikten sonra fazla kalkmamaları gerektiğini, saatte bir ateşlerini ölçeceğimizi söyledik. 'Maskelerinizi çıkarmayın' dedik, tuvalete giderken haber vermelerini istedik. Bizimle gelen tercüman bir arkadaş, yetkililerle görüştü. Havaalanı bomboştu. Sadece yolcuları getiren maskeli bir şoför ve yardımcı olan bir kadın vardı. Yolcuların gözlerindeki korku ve heyecanı gördüm. Biz de hissettik. Onları kapıda 'Türkiye Cumhuriyeti'ne hoşgeldiniz' diyerek karşıladım. Çocuklar çok korkmuştu, bir şey bilmiyorlardı, oyunlar oynayarak korkularını yendiğimizi düşünüyorum. "

"BİZE ÇOK İYİ BAKTILAR"

Yurda döndüklerinde sıcak bir karşılama ile karşılaştıklarını söyleyen Karaal, kısa sürede hastaneye götürüldüklerini belirtti. Karaal, "Her birimizi teker teker odalarımıza kadar götürdüler. Dışarı çıkamayacağımızı, görüşme yaparken kapıyı çaldıklarında maske takmamız gerektiğini söylediler. İlk birkaç gün zorlandık kimse yok çünkü. Yavaş yavaş alıştık. Sabah, öğle, akşam, çeşit çeşit yemekler, meyveler her şey geldi. Gazetelerimiz geldi. Çok iyi baktılar bize. Sohbetlerimiz oldu, can sıkıntımızı paylaştık, güldük, eğlendik, 10 günü rahat geçirmemizi sağladılar" diye konuştu.

"BABACIM SANA SARILMAK İSTİYORUM AMA SARILAMIYORUM, NEDEN?"

Hem diğer odadakilerle hem de ailesiyle telefonda görüntülü konuşan Karaal, 8 yaşındaki kızı Zehranur'la arasında geçen duygusal konuşmayı anlattı:

"Duygulu anlar yaşadık, özlem vardı çünkü. Ama kızım şey dedi: 'Babacım sana sarılmak istiyorum ama sarılamıyorum, neden?" Açıklama yapmak zorunda kaldım, çok zordu."

"VAN'DAKİ ÇIĞ FELAKETİNDE ARKADAŞLARIMIN YARDIMINA KOŞANLARDAN BİRİ OLMAK İSTEDİM"

Karaal şöyle devam etti: "Şebnem Hoca vardı. 3-4 saatte bir yanımıza geliyordu. 'Bir ihtiyacınız var mı' diye soruyordu. Hemşireler vardı. Nöbet usulü çalışıyorlardı. Saat başı ateşimizi ölçüyorlardı. Bir talebimiz olmadı. Van’da acı bir olay oldu. Oraya gitmek istedik arkadaşlarla. Karantina altında olduğumuz için izin vermediler, 'Siz dinlenin' dediler. Van’da çalışan arkadaşlarıma başta ulaşamadım. Korktum, onlardan iyi haber almak istedim. Son anda kurtarmışlar kendilerini. Herkes yardımlarına koştu, o koşanlardan biri ben olmak isterdim."

KARANTİNAYA EVDE DEVAM

Hareketli biri olduğunu bu yüzden kapalı ortamlarda çok sıkıldığını söyleyen Karaal, evdeki karantina sürecinin kendilerine sürpriz olduğunu ifade etti. Karaal, "Akşam haber geldi, sabah çıkacağımız söylendi. Şahsi arabalarla hepimizi evlerimize bıraktılar. Evden dışarı çıkamıyorum Eşimle çocuğumla kalmamda bir sorun olmadı. Kavuştuğumuza çok mutluyum. İkisine de sarılabiliyorum" dedi.

"HEMEN İŞE BAŞLAYACAĞIM"

Karantinanın ardından arkadaşlarıyla özlem gidermek istediğini söyleyen Karaal, "Sonra hemen işe döneceğim. Biz sağlıkçılar biraz işkoliğiz" dedi.

Karaal, Wuhan görevi nedeniyle eğitiminden de geri kaldı. Atatürk Üniversitesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi bölümü son sınıf öğrencisi Karaal, "Finallerde sabah bir sınava girdim. Öğleden sonraki sınavı beklerken Somali'deki yaralıyı getirmek için aradılar. Sınavı bırakıp gittim. Bütünlemelere kaldım 5 dersten. Çin görevi çıkınca o sınavlara da giremedim. Okulum uzamak zorunda kaldı. Emeği geçen herkese teşekkür eden Karaal, alınan önlemlerin üst düzey olduğunu, vatandaşın içinin rahat olabileceğini söyledi.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri