Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Kabasakal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1945 yılında ABD Donanmasına ait USS-Indianapolis adlı savaş gemisinin Japon denizaltısı tarafından vurulmasının ardından battığını, gemide bulunan yüzlerce askerin bölgede bulunan köpek balıklarının saldırısı sonucu öldüğünü anlattı.

Bu saldırının ardından ABD Donanmasından bir kaptanın küresel ölçekte meydana gelen saldırıların kaydını tutmaya başladığını belirten Kabasakal, 1960'lı yıllardan itibaren listeye 7 bine yakın köpek balığı saldırısının işlediğini kaydetti. Kayıtların Havai Üniversitesinde bir uzman tarafından tutulmaya devam edildiğine değinen Kabasakal, bu listeye Türk karasularında gerçekleşen 3 saldırının girdiğine işaret etti.

Kendisinin de 2015 yılında geçen yüzyılda Türk karasularında gerçekleşen köpek balığı saldırılarının derlemesini yaptığını anlatan Kabasakal, "Türk kara sularında 1900'lerin başından 20. yüzyılın son çeyreğine kadar 12 köpek balığı saldırısı var, ikisi ölümle bitiyor." dedi.

Köpek balığı saldırılarının sonuncusunun 2019 yılında Mersin Taşucu'nda gerçekleştiğine değinen Kabasakal, şöyle devam etti:

"Mersin Taşucu'nda bir aqua kültür kafesini temizlemek isteyen bakım dalgıçlarına 7-8 kum köpek balığı saldırdı. Dalgıçların palet ve patiklerini parçaladılar. Muhtemelen dalgıçlar bacaklarından da yaralandılar. Aslında kum köpek balıkları munis hayvanlardır. Burada dikkat edilmesi gereken, saldırının kışkırtılmayla mı kışkırtılmadan mı meydana geldiği. Herhangi bir sebep yokken, kan, koku ya da ses uyaranı yokken köpek balığı bir anda saldırmışsa bu gerçek bir saldırıdır. Bizim sularımızda 1948 yılında Adana Yumurtalık'ta yüzen bir işçiye köpek balığı saldırıyor ve bacaklarını koparıyor. İşçi kan kaybından ölüyor. Bu gerçek anlamda bir saldırıdır ama geçen yılki olayda kafeste çok miktarda ölü balık var, kum köpek balıkları da bu kokuya geliyorlar. Dolayısıyla ortamda köpek balıklarını harekete geçirecek bir uyaran var."

- "Acil servisler yetkinleştirilmeli"

Hakan Kabasakal, son yıllarda Akdeniz'de sayısı artan balık çiftliklerinin köpek balığı saldırıları açısından bir risk oluşturduğuna da dikkati çekti. Küresel ısınmanın Türk sularını büyük köpek balıkları için daha uygun hale getirdiğine değinen Kabasakal, "Aqua kültür kafeslerini tabii ki çoğaltmak zorundayız ama bunu yaparken kıyıda köpek balıkları açısından bir risk odağı oluşturduğumuzu da bilmemiz gerekiyor. Balık yetiştiriciliği yapılan her yerde büyük köpek balığı türlerinin daha sık görüldüğü biliniyor." dedi.

Köpek balığı saldırısının gerçekleşmesi halinde ilk müdahaleyi yapacak ekibin de bu konuda bilgili olması gerektiğini vurgulayan Kabasakal, şunları söyledi:

"Denize kıyısı olan bölgelerdeki sağlık ekiplerinin deniz kaynaklı yaralanmalara karşı yetkinleştirilmesi lazım. Köpek balıklığı saldırıları madalyonun bir yüzü, küresel iklim değişikliği nedeniyle zehirli deniz anaları ve bazı zehirli balık türleri de denizlerimizde görülmeye başlandı. Aslan balığı mesela bunlardan birisi. Kıyı kentlerindeki acil servislerin bu konuda yetkinleştirilmesi lazım. Aslan balığı sokmasında, zehirli deniz anası sokmasında ne yapılacak ekiplerin bunları bilmesi gerekiyor."